Spoiler yoktur.
Kitabın adından da tahmin edebileceğiniz üzere altı ana karakterimiz var. Karakterlerimizin hepsi İskenderiye Cemiyeti'ne katılmak için seçilir ama bu altı adaydan beşi bir yıllık eğitimin sonunda Cemiyet'e kabul edilecekken biri elenecektir. Altı karakter de temelde farklı nedenlerden ama en çok Cemiyet'in onlara amaçları için sağlayacağı güçten dolayı bir yıllık eğitimde kazanan adaylardan biri olmak ister. Ancak bir yıllık eğitim ilerledikçe işler karışmaya ve hepsinin aklında soru işaretleri bırakmaya başlar.
İlk olarak okuduğum hiçbir kitaba benzemediğini belirtmek istiyorum. Çok değişik bir havası, olay örgüsü vardı. Kitabı bitirdim ama kalınlığına rağmen beynimde bir doluluk bırakmadı, bu demek istediğimi nasıl açıklayacağımdan da emin değilim.
O yüzden gelin direkt düşüncelerime geçeyim:
Öncelikle olaydan ziyade karakter odaklı bir kitap. Dolayısıyla elimizde doğru düzgün bir olay var diyemem. 600 sayfa boyunca karakterlerin Cemiyet için nasıl seçildiğini, onların eğitim süresince nelerle uğraştıklarını okuyorsunuz. Her karakterin bakış açısından okuyoruz, hepsinin neden seçilmeyi istediğini görüyoruz. Her karakterin farklı amaçları ve planları var. Bazılarının istekleri sadece kendileriyle ilgiliyken bazıları da birbirini kullanarak istediklerine ulaşmaya çalışıyor. Kitapta çok fazla olay olmasa da okurken hiç sıkılmadım.
Kitabın türü dark academia, o havayı gerçekten hissettiriyor size. Kitaptan hoşlanmamın diğer bir sebebi de atmosferiydi yani diyebilirim. Okudukça beni baya içine çekti.
Kitabı aşırı uzun bir sürede okumuş gibi gözüktüğümün farkındayım, açıklayabilirim ehe. Kitabı okuyorum diye girip günlerce okumadığım bir süreç oldu. Son günlerde okumaya başladım ve kitabı bitirdim işte. Birçok kişinin aksine yazım dilini yorucu bulmadım, aksine çok akıcı ve hızlıca okunabilirdi bence. Bazı yerlerde çok fazla bilimsel ve felsefik muhabbet yapılıyor, oralar biraz yorucu olabilir. Çok fazla olay yok dedim ama yine de sonraki sayfada neler olacağını merak ettirerek okutuyordu kendini. Dediğim gibi gerçekten değişik bir yazım dili. Yazarın bu konuda kendine has bir tarzı var. Daha önce de Düşmanım İçin kitabını okumuştum kendisinden ve o zaman da yazım dili hakkında aynı şeyleri düşünmüştüm. Herkesin sevebileceği bir tarz değil kabul ediyorum ama benim baya hoşuma gidiyor.
Kitap az önce dediğim gibi aşırı karakter odaklı, o yüzden ben de biraz karakterler üzerinde durmak istiyorum. Karakterler genelde dark academia türünde hep gördüğümüz gibi çarpık kişiliklere sahipler. Yani hepsinde biraz şerefsizlik, uyuzluk ve bencillik var, tamamen iyi olan kimse yok. Hepsinden sırayla bahsedeceğim şimdi.
Libby: Bakın bu kıza hiçbir önyargım yoktu, hatta başlarda seveceğimi düşündüğüm karakterlerdendi. Ama kızı çok yanlış anlamışım, aşırı ezik bir karakter. Hani gerçekten ezzzik kelimesinin vücut bulmuş hali. Çok gıcık, inanılmaz bir gücü var ama ezikliğinden doğru düzgün bir etkisini de göremiyoruz kalkanlar dışında. Altı kişi arasından en masum olabilecek kişiye aday gösteririm sanırım, öyle bir kötülüğü yok ama çok ezik bir tipti işte, benim seveceğim biri değildi.
Tristan: AYNI ŞEKİLDE. Hani Libby en azından güçlü olduğunun farkında. Ama Tristan kendini sürekli eziklemekten başka bir şey yapmıyor. Çok fikirsiz, bir Parisa oynadı bununla bir Callum. Gücüne göre sahip olduğu bir şüphecilik var ama kullanılmaktan başka bir işe de yaramadı. Hadi Parisa ve Callum gerçekten güçlüler, Tristan'ı bu konuda suçlayamayız belki ama diğer konularda da çok fikirsiz ve yönlendirilmeye muhtaçtı bence.
HA BİR TANECİK SPOİLER Kitabın sonlarına yaklaştıkça ve belli sahneleri okudukça Libby de Tristan da ölse umurumda olmayacağını fark ettim. Ölmemeleri daha büyük hayal kırıklığı oldu hatta.
Reina: Koskoca kitap bitti ben bu kıza karşı hala boşum. Ne seviyorum ne sevmiyorum, sokaktan geçerken yan yana geldiğim bir yabancıya ne kadar his besliyorsam bu kıza da o kadar yani. Her karakterin bölümü sevsem de sevmesem de bana bir şeyler hissettirdi ama bu kızın bölümleri için kafamda kocaman bir boşluk var. Hakkında gerçekten en az şey bildiğimiz karakter sanırım. Başlarda ilgimi çekmişti ama şu an o kadar umurumda değil ki. Yine çok bir etkisini ve olayını göremediğimiz bir karakterdi.
Nico: Altı karakter arasında en iyisi sanırım, ahlaki açıdan bakarsak. Nico'ya başta gıcık olmuştum ama kendi ağzından ilk bölümünü okuduğum anda ona ısındım. Diğer karakterlere kıyasla iyiydi gerçekten. O ve Gideon'ın olayını çok daha detaylı okumak istiyorum, ikisi yüzünden Nico'nun bölümleri diğer karakterlerin bölümlerine göre daha ilgi çekici oldu benim için. 2. kitapta bu konuya ağırlık veriliyormuş sanırım.
Parisa: Bakın bu çok değişik bir çar. Hani sevdim mi sevmedim mi hala emin değilim (kitaptaki birçok şeye karşı böyle hissediyorum gerçi) ama bir düşündüğümde genel olarak itici bulduğum biriydi sanırım. Abla tamam sakin ol ele geçirecek misin dünyayı başka bir şey mi yapacaksın artık her neyse yap da sen de rahatla biz de rahatlayalım. Diğer karakterlere kıyasla kendi amaçları için daha çok uğraşan biriydi ama bu kadar uğraşın ne için olduğunu hala anlayamadım, göreceğiz artık.
Callum: Yan karakterleri saymazsak kitaptaki en ilginç karakterdi bence. Her karakterin güçleri biraz karmaşık ama Callum'unki de ayrı bir garipti. Bölümlerini gerçekten ilgiyle ve merakla okuduğum iki karakterden biriydi, onun hakkında daha fazla şey öğrenmek istiyorum ve umarım öğreniriz de.
Gideon, Ezra, Dalton ve Atlas da yan karakter olmalarına rağmen gerçekten kafa karıştırıcı elemanlardı, serinin devamında onların üzerinden daha çok sahne okumak istiyorum.
Kitabın yaş sınırından bahsetmem gerekirse, tam olarak ne diyebileceğimden emin değilim. Karakterlerin hepsi yetişkin dolayısıyla kitabın başlarında sürekli, sonlara doğru biraz daha azalan cinsel sahneler ve imalar var. Smut sahneler aşırı derece üstü kapalıydı ama dediğim gibi imalar hiç bitmiyor be. O yüzden +18 demesem de +16-17 derim kesinlikle.
Özetleyecek olursam, okuması gerçekten keyifli bir kitaptı benim için. Herkese göre mi? Kesinlikle ve kesinlikle hayır, bu kitaptan nefret edecek çok fazla insan var. Yazarın kalemini ve dark academia okumayı seviyorsanız kesinlikle tavsiye ederim. Okunmaya değer bir kitap.
Ha unutmadan emir kitabı senle okumak çooook zevkliydi (otuz sayfa falan sonra tek başıma kaldım (ノへ ̄、) ) ne diyeyim beraber nice kitaplara! falan filan öyle böyle