Her insan kendi hayatında birtakım sorunları var ve asıl olay da burada yatıyor; bu sorunlarla nasıl mücadele ettiğimiz. Kimisi çözüm arar kimisi pes eder. Sorunla baş ederken sevdiklerimiz yanımız da olur ama uzman bir destek almanın baş etme yolundaki katkısı yadsınamaz. Orada, Bir Arada; dokuz insanın birbirinden farklı hayat mücadelesine ve baş etme yolundaki süreçlerini konu alıyor. Birden fazla kişinin hayatı ve aradığı çözümün bağlantısını akılda tutmak ilk etapta zor olsa da zamanla alıştım. Engin Geçtan eseriyle birlikte grupla psikoterapinin birey üzerindeki iyileştirici etkisini gözler önüne seriyor.
İnsan psikolojisi her zaman dikkatimi çeken bir konu olmuştur. Kendi içimizde bir çıkış bulamadığımız da iki yöntem izlenir; ya içine atarak tükenir ya da çevresinde güvendiği birisine sanki bir başkasının başına gelen bir hadiseyi anlatır gibi kendi sorununa çözüm arar. Ama şöyle de bir gerçek var ki insan yaşadığı sorunun yalnızca kendi başına gelmediğini ve kendisi gibi yaşayanları gördüğünde rahatlar. Bu yüzden ilk etapta kalabalık grubun içinde sorununu anlatmak çekince yaratsa da konuştukça ve bir benzerini gördükçe rahatlar insan. Bu sefer de mukayese eder, benim derdim ondan daha küçük ya da daha büyük diye Fransız yazar Laurent Baffie'nin “Toc Toc” adlı tiyatro oyunundan uyarlanan, obsesif kompulsif bozukluğu olan altı kişi ünlü psikiyatrdan randevu alması ve doktorun gelmemesi sonucunda kendi kendilerine içlerini dökmeleri ile gelişen komedi türündeki Takıntılar filmini de tavsiye ederim Kitabı okumak iyi hissettirdi. İnsan Olmak eserinden sonra Orada, Bir Arada okuduğum ikinci eseri oldu, tavsiyemdir.