Kırmızı Pazartesi | GABRİEL GARCIA MÁRQUEZ
"Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi roman olduğunu sanır. Benim bu roman için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Sonuçtan hoşnutum." diyor yazar kaleme aldığı bu eseri hakkında...
Yazarın amacı vicdan,önyargı,ataerkil düzen,namus,ahlâk,toplum,birey,sınıfsal çatışma ve din gibi konuları ele almaksa bunu başarıyla gerşekleştirmiş.
Bildiğimiz gibi Marquez,Latin Amerika'da büyülü gerçekçilik akımının önde gelen yazarlarındandır.Bu bilgiye tüm kaynaklardan ulaşabiliriz :)
Edebî akımları konuşurken bir hocamın tavsiye ettiği ve onun üzerine merakla okuduğum bir kitap oldu. Sonunu herkesin en başında bildiği bir cinayet hikâyesi merkeze alınmış. Yani yazar önce sonucu ortaya koymuş ve geriye dönüş tekniğiyle zamansal olarak geriye giderek olayın sürecini aktarmış. Röportaj tekniği ile de olaya tanıklık edenlerin ağzından aktarım yapmış ve böylece ortada "tek bir gerçek" olmadığına dikkat çekmiş aslında.
İlk sayfalarda bir tık sıkılsam da sonradan kendini açan ve olayı bildiğiniz hâlde anlatımı ile okuyucuyu kendine bağlayan bir roman. "Yeter artık biri şu ikizleri durdursun!" diye diye okuyorsunuz hatta:) Teknik olarak incelemek ayrı bir keyifti.
"Yirmili yaşlarındaki genç ve yakışıklı Santiago Nasar o sabah evinden çıkarken pek neşelidir.Beyazlar giymiş,saçlarını güzelce taramış,yüzüne bembeyaz dişlerini hafifçe gösteren o çekici gülümsemesini yerleştirmiştir.Kasabada genç adamın o gün öldürüleceği çoktan duyulmuşsa da,kimileri buna inanmamış,kimileri de ciddiye almamış,sonuçta hiç kimse gün boyunca Santiago'yu uyarmamıştır."