Gönderi

“Herkesin tufanı kendine” Hun Atasözü
7/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2025 21:06
Uzun zaman oldu inceleme yazmayalı. Ne yapıyordum ne yazıyordum onu bile unuttum :) Kitaptan İzmir'de sevdiğim bir kitapçı, aynı zamanda çevirmen ve masal anlatıcısı Nuray Önoğlu yayınında tavsiye etmesi üzerine haberdar oldum. Çok akıcı, kolay anlaşılır bir o kadar da basitlikten uzak bir anlatım. Kitabın tek fazlası (eksiği değil fazlası) tesadüf tozu fazla kaçmış. O da Hindistan kültürü ve dini kodlarına bağlı bir durum diye düşünüyorum. Bir masal eşliğinde iklim krizi, göçmen düşmanlığı ve öteki olma sorunu üzerine ilerliyor kitap. Yol/yolculuk filmi diye bir tabir vardır ya bu da bir yol kitabı ve yolunuz uzun :) bir o kadar da keyifli. Bütün tufan masal ve mitlerinde sanki doğa gazabını insanoğlu üzerine yağdırır. Nuh Tufan'ında her şeyi yutan yağmur yağar. Hayatta kalmak için bir gemi inşa edilir. Her türden çiftler alınır gemiye yaşamın devamlılığı için. Hepimizin malumu bir anlatım. Vebalar, seller, depremleri hep biri musallat etmiştir. Mitlerimiz bunu söyler.İnsan doğanın gazabından kurtulmak için hayatta kalmanın mücadelesini verir. Bu kitaptaki Silah Taciri(Bengal Efsanesi) için anlatılan efsanede de Manasa(habis bir Tanrıça-yılanlar tanrıçası) Silah Taciri üzerine gazabını yağdırır. O da sürekli seyahat eder bu felaketlerden kaçmak için. Ne kadar masum geliyor değil mi? Ama kitap diyor ki ya bu masal, mit, efsanelerde anlatılan tufanların sebebi tanrıların kızması cezalandırması ya da doğanın insana öylesine gazabını göstermek istemesi değilse ? Ya bahsedilen dönemde insanlar doğayı tükettiyse ve kuraklıklar başlamışsa. Ya tanrıların gazabı değil insanların aç gözlülüğü ise her şeyin sebebi? Kitapta adım adım Silah Taciri'nin hikayesini takip ederek onun yaşadığı zaman, o dönemde olmuş olaylar(dönemin İstanbul'una dair bilgiler bile vardı) , doğal afetler ve bunların sebeplerine dair fikirler veriyor. İnsanın inanma ihtiyacını da buna bağlıyorum. Hepimize bir sorumlu lazım. Tanrı, kader, kısmet... Yoksa hayata devam etmek de mümkün olmaz sanırım. Tüm suçu ve sorumluluğu üstlenip kaçımız devam edebiliriz. Bu bağlamda kitabın dikkat çektiği noktalar ufuk açıyor :) Rastlantıları fazla buldum ama kitapta benim içinde rastlantılar vardı. Yıllar önce izlediğim bir filmde geçen iğleştirici gücüne inanılan tarantella müziğinin kökenine dair bilgiler. Yakın zamanda izlediğim El Dorado Yolu animasyonunda geçen İspanyolların gelişine dair kehanetlere dair kısım. Efsane ve gerçek hayatın paralel ilerleyişini Sarıya Boyamak(Hint filmi) filmine benzettim. Kültürlerde yerleşmiş bazı anlatma biçimleri var sanırım. Her şeyiyle okumaya değer bir kitap. Keyifli okumalar. youtu.be/KPQ_DEhXsdU?si=...
1K
Silah AdasıAmitav Ghosh · Timaş Yayınları · 202235 okunma
·
201 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.