·160 syf.····Okunma: 21 Ağustos 2025 16:24 Oldum olası psikoloji kitaplarını büyük bir hevesle okurum. "Neyi neden yapıyoruz? Çocukluğumuzda başımıza gelenler hayatımızı nasıl etkiliyor? Çocukluğu değiştiremesek de geleceği değiştirebilir miyiz?" gibi sorular zihnimde sık sık dolaşır.
"İyileştiren Sınırlar" da kafamda tüm bu sorularla kapağını açıp hevesle okuduğum bir kitap oldu. Kitabın ilk 20-25 sayfasında akışın biraz yavaş olduğunu, ana konuya bir türlü girilemediğini ve kitapta sık sık aynı konular üzerinde tekrara yer verildiğini söylemeden geçemeyeceğim. Lakin kitabın dili oldukça anlaşılır ve akılda kalıcı. Bir bibliyoterapi kitabı olduğu için sayfalar içerisinde kendinize uygulayabileceğiniz alıştırmalar da mevcut. Ne kadar aktif bir psikoloji okuyucusu olsam da konu alıştırmalara gelince öyle bir inceleyip geçmekle yetiniyorum. Sınırlar konusunda daha önce fark etmediklerimi fark etmemi ve fark edip adını koyamadığım şeyleri tanımlamamı sağlayan bir kitaptı benim için. Tam anlamıyla aydınlandığımı ve içsel iyileşme yolculuğuma katkı sağladığımı söyleyebilirim. Kitabın içeriğinde bir çocuğun ihtiyaçları çok güzel ifade edilmiş. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında yetişkinlik yaşantısında ne gibi sınır hataları yapıldığından bahsedilmiş.
"Özellikle fazlasıyla kısıtlanmış bireyler ihtiyaçlarının ve haklarının ne olduğunu bilememekte ve aynı biçimde tekrar eden olumsuz deneyimlerinin herkesçe yaşandığını, bunların doğal olduğunu hatta bu olumsuz yaşantıları hak ettiklerini düşünmektedirler. Onlara iyi gelecek şeyleri talep etmeyi ya da zarar verecek şeyleri durdurmayı kendilerine hak görememektedirler." şeklinde kitaptan bir alıntı yapmak istiyorum. Eğer ki "hayır demek/diyememek, sınır koymak/koyamamakla ilgili problemler yaşadığınızı düşünüyorsanız veya bu konularla ilgili daha önce hiçbir şey düşünmediyseniz eminim ki okuduğunuzda ne yaşadığınızın farkına varacaksınız. İlişkilerde terk edilmekten korkan, sevilmeyi ve günyüzü görmeyi hak etmediğinizi düşünen bir tarafınız varsa belki de bu kitapla beraber o sesi şöyle bir karşınıza alıp bugüne kadar otomatik olarak kabul ettiğiniz düşüncelere artık mesafelenmeniz gerekiyordur.
Bu kitabı okurken bir soru canlandı benim de zihnimde: "Acaba olduğumuzu sandığımız kişi miyiz eğer değilsek gerçekte biz kimiz?" Belki de insanın varoluş sebebi de budur: "Gerçekte olduğumuz kişiyi keşfetmek." Ne güzel bir sözdür: "Sen kendini küçük bir cisim sanırsın, ama en büyük âlem sende gizlidir." Hadi sor o zaman kendine: "Gerçekte kimsin sen?"