·282 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Ağustos 2025 21:56 Kitap, Leksey'in babasının ölümü üzerine annesiyle beraber dedesinin evine yerleşmesiyle başlıyor. Daha sonrasında ise Leksey bu kalabalık evde gerek büyük öfke duyacağı gerek büyük sevgi ve saygı duyacağı insanlarla tanışıyor ve hayatının birçok ilkini -başta dayak yemesi- yaşıyor. Evde yaklaşık 10 kişinin beraber yaşamalarına rağmen Leksey, sanki hep bir yalnızlık içerisinde. Ama bu mecburen değil tercihen bir yalnızlık gibi. En ufak hatalarında torunlarını döven dedesinden, yalnızca kendilerini düşünen bencil dayılarından, kaçıp sığınabileceği tek kişi Ninesi Akulina oluyor bu evde. Ninesi, dedesinin söylediği gibi okul okumamış, okuma yazma bilmeyen "cahil" kadının teki olmasına rağmen Leksey en çok Ninesinin bildiklerini ve gördüklerini hayatında yer ediniyor.
Maksim Gorki kitabında çocukluğunu olabildiğince yalın ama bir o kadar da etkili şekilde sunuyor okuyucuya. Çocuğun yaşına dair herhangi bir bilgiye hiçbir zaman yer verilmemesine rağmen yaşanan olayların üzerinden Maksim'in büyüdüğü ve yaş aldığı fark edilebiliyor. Ayrıca çevresindekilerinin -özellikle hayatında derince etki bırakanları- hazin sonlarını öyle anlarda açıklıyor ki şaşırıp kalmamak imkansız hale geliyor. Herhangi birinin ölümünden önce iyi ya da kötü, sevinç dolu ya da hüzünlü fark etmeksizin herhangi bir olayın hemen ardından veriliyor genelde. Örneğin Çingene'nin, Ninesinin ve Annesi'nin ölümlerini sadece öldüklerini bildiren ama oldukça etkili bir cümleyle açıklıyor. Bu da aslında ölümün gerçek hayattaki gibi aniden ve zamansız bir şekilde gerçeğini biraz daha pekiştirerek kitapla okuyucu arasındaki gerçek ve hayal duvarını biraz daha kırabiliyor.