Aykut Örek, Paris ve Londra'da Beş Parasız'ı inceledi.
24 dk. · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kitabı o kadar iyi anladım ki size sözcüklerle anlatamam çünkü kitabı oruçluyken okudum. Orwell açlıktan neredeyse nefes alamayacak duruma geldiği günlerini anlatıyor. Paris ve Londra'da tam anlamıyla beş parasız kalıyor. Özellikle Paris'te Boris ile yaşadığı dönemleri anlattığı bölümde o kadar acıktım ki o günlerde yaşasaydım Orwell'ı kesin döner yemeye götürürdüm o kadar hissettirerek anlatmış ki açlığı.. Kitap söylence ve gezi yazısı gibi yazılmış. Herhangi bir kurgu ve entrika yok. Kitap tam anlamıyla gerçek ve Orwell'ın yaşadıklarıyla alakalı bir kitap. Bir bölümde Orwell para kazanmak için bir Komünist gazetecelerin bürosuna gitmeden önce arkadaşına "Ben siyasetten ne anlarım siyaset nedir bilmem" diyor. 1984 ve Hayvan Çiftliği kitaplarını çıkarıyor daha sonra. Kitapların ne kadar siyasi bir boyutta olduğunu söylememe gerek yok sanırım biliyorsunuz. Kısaca Orwell gerçekten zor bir süreçten geçmiş ve bize o günlerden kurtulup olağanüstü eserler vermiş. Orwell'ın değerini bilin gerçekten iyi bir yazar.

Bazen, arkana bakmadan dönüp gitmen gerekiyor. Bazen “şimdi” ağlamayı göze alıp, ömür boyu ağlamaktan kurtulman gerekiyor.

Bazen, insanın sevilmediğini de sevmediğini de görmesi gerekiyor. Hatta istenmediğini anlaması gerekiyor. Onca fedakarlığa değmediğini anlaman gerekiyor. Sana gösterilen sevgi ve ilgilerin, hatta “-mış gibi” yapılmış hareketlerin gerçek olmadığını anlaman gerekiyor. Bazı insanların seni kendi menfaatleri için kullandığını anlaman gerekiyor… Aslında herkesten çok, senin en iyi bilmen lazım! Çünkü seven taraf sensin! Sen, herkesten çok daha iyi biliyorsun insan sevdiğinde neler yapabilir, neleri göze alabilir, neleri görmezden gelebilir, neleri affedebilir, neleri unutmaya çalışabilir… Çünkü sen bunları yapıyorsun!

Merve Bal, bir alıntı ekledi.
27 dk. · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sokrates her şeyden kuşkulanmanın doğurduğu belirsizliği aşabilmek için, mutlak etik değerlere dayanarak gerçek bilgeliği aramanın gerektiğini savunur.

Sokrates'in Savunması, PlatonSokrates'in Savunması, Platon
Eda Evelyn, bir alıntı ekledi.
35 dk. · Kitabı okuyor

Güneş her sabah verilmiş bir söz gibi doğuyordu.
Gerçek neydi biliyor musunuz:Her şey.
Yüzyıl sonra bugün yaşayan hiçbir anne,hiçbir sevgili,hiçbir bebek,hiçbir bıldırcın,hiçbir balina,hiçbir örümcek,hiçbir aslan,hiçbir ceylan,hiçbir yılan var olmayacak.Ayrı bir kardeşlik kanıtı değil mi bu?Hayat kanıtı.Birbirimizin her yönden çağdaşıyız.

Sevda Sözleri, Cemal Süreya (Sayfa 237)Sevda Sözleri, Cemal Süreya (Sayfa 237)
sherlock, Simyacı'ı inceledi.
41 dk. · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

umarım hayal ürünü değildir .
inanmalı mı?
inanmamalı mı?
Yoksa hayat içinden çıkılmaz hale gelince tutunacak bir dal mı?
herkesin kendi kişisel menkıbesi vardır.Ama buna ulaşırken her şey bu kadar basit olur mu?ya ulaşamazsak.
gerçek dünyada ya buna inanarak kaybolursak?
Eger ben haklıysam kişisel menkıbe ne olacak? kişisel menkıbe haklıysa ben bundan kurtulup nasıl yolumu bulacağım?

Güler K., bir alıntı ekledi.
44 dk.

Gerçek 'ben'in ortaya çıkmasına izin verin. İçindeki sen, başkalarının biçimlendirmediği sen.

Veronika Ölmek İstiyor, Paulo Coelho (Sayfa 104)Veronika Ölmek İstiyor, Paulo Coelho (Sayfa 104)
Lina Halimova, Füreya'yı inceledi.
57 dk. · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu .Gerçek olay Ve kişilere dayanmasından dolayı mı bilemem ama kalemini sevdim .Yine de hala yazarla ilgili aklımda soru işaretleri devam ediyor, onları gidermek için bir kaç kitabını daha okuyup öyle karar vereceğim
Kitaba gelirsek ;
Füreya’nın (Cumhuriyet tarihinin ilk kadın seramik sanatçısı) hayat hikayesini kaleme almış yazar, o dönem Türk kadının toplumdaki yerinin ne olduğuna da yer vermiş .
Füreya 9 yaşındayken Atatürk ile karşılaştığında ,Atatürk Füreya’nın not defterine şu notu yazıyor ;
“Millet sizden çok şey bekliyor. Siz çalışmalı ve memlekete bir şeyler vermelisiniz”
Füreya bu notu dikkate alıp çalışıp memlekete bir şeyler verecek mi ? Eh !!! onuda bir zahmet okuyup siz öğrenin artık spoi vermek yok

Sümeyye TETİK, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

Helva Tarifi
'Bu helva nasıl bir helvaymış banada söylesene?'
'Zünnûn onu şöyle tarif ediyor; Gerçek marifet yemeğinde saklı olan has unu çıkart. İçtihat ve gayret suyuyla hamur yap. Ateş yakıp üzerine tencere koyulmak için gerekli taşlar dik. Ve katışıksız bir sevgiyle üstünü ört. Sonra zahidlerin nefesinin ateşiyle, Allah'ın kullarının badem ezmesi helvasını pişir. Ve onu inlemekle kurumuş olan otlarla tutuştur ki, tutuşturucusunun ateşi cimrilik kıvılcımlarını dışarı atsın. Sonra bu ateşi sağlam ve kuru rıza odunuyla doldur. Vefakarlık havanıyla un haline getirilmiş ve ince yaşam arzusu kokusu katıştırılmış, acı ve üzüntü bademini önceden hazırla. Sonra onu sabırla geçirilmiş günlerle birlikte para keselerini dürer gibi katla. Onu gece karanlığının ortasında, uykusuzluk bıçaklarıyla ve uyuklamanın lezzetin reddederek kes. Ve onu ızdırap ve hıçkırık bardaklarına yerleştir. Bölünmelerin iniltilerinden yapılmış olan şekerleri onun üzerine serp. Sonra onu kendini Allah'a teslim parmaklarıyla, kalplerde bulunan havatırla münacat ederek ye.'

Mana Deryasının İncisi Muhyiddin İbni Arabi, Hasan Karagözoğlu (Sayfa 300 - Kırk Kandil)Mana Deryasının İncisi Muhyiddin İbni Arabi, Hasan Karagözoğlu (Sayfa 300 - Kırk Kandil)
Black Hole, bir alıntı ekledi.
1 saat önce

Türkiye bu zavallı duruma 1946'dan sonra düşmüştür. Çünkü 1946'dan sonra ülke idaresi tam cahillerin eline geçmiştir. 1920'lerden beri gelen Atatürk'ün elit idaresinden intikam almaya azmetmiş bu kırsal güruh, Türkiye'yi gerçek bir felâkete sürüklemiştir.

Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?, Celal ŞengörBir Toplum Nasıl İntihar Eder?, Celal Şengör

Türkiye’de “milli mücadele” anti-emperyalist miydi?
"Türkiye’de sol hareketin büyük bölümü bu soruya evet yanıtını verir. Ama gerçek bu değildir. Mustafa Kemal önderliğinde verilen kurtuluş mücadelesi, emperyalist güçlerin işgaline karşı bir mücadeleydi, emperyalist sisteme karşı bir mücadele değil. Bu mücadelenin başarıya ulaşmasıyla, kapitalist üretim ilişkilerinin varoldukları kadarıyla tasfiye edilmesi şöyle dursun, kapitalizmi bizzat devlet eliyle geliştirmek için işçi sınıfı ve emekçiler yoğun bir sömürüye tâbi tutuldular. 30 yıl boyunca burjuva demokrasisinin en temel haklarını bile hiçe sayan bir tek parti diktatörlüğüyle burjuvazi devlet eliyle palazlandırılmaya çalışılırken, işçi sınıfı her türlü haktan yoksun bırakıldı. Sendika kurması, greve çıkması yasaklandı, o günkü Türkiye Komünist Partisi yıllar süren kovuşturmalara tâbi tutuldu. Binlerce komünist işkencelerden geçirildi ve hapislerde çürütüldü. Yüzlercesi katledildi. Kürt halkına karşı bugüne kadar süren bir imha ve inkâr politikasının temelleri o dönemde atıldı. Kürt isyanları on binlerce kişinin katledilmesiyle bastırıldı. Ülkenin temel sorunu olan toprak sorunu devrimci bir tarzda çözülmeden olduğu gibi bırakıldı. Kemalist hareket, ülkenin siyasal bağımsızlığı dışında hiçbir temel sorununa devrimci bir çözüm üretmeyen, güdük, sınırlı ve tepeden bir burjuva devrim gerçekleştirdi. Böylesi bir hareketin değil anti-emperyalist sayılması, burjuva anlamda devrimciliği dahi son derece güdüktür."