Puan vermedi·88 syf.·
2026 426. kitabı
‘ öyle ki, düşünce göğün surlarını aşar ve açığa çıkmış olanı bilmekle yetinmez.” seneca Nietzsche Kimdir? modern felsefe, din ve kültür eleştirisi alanlarında çığır açan etkili bir Alman filozof, filolog, şair ve bestecidir. Geleneksel ahlakı reddetmesi, "Üstinsan" kavramı ve "Tanrı öldü" tespitiyle tanınır.. Temel Felsefi Görüşleri:"Tanrı Öldü": Geleneksel Hristiyan değerlerinin modern toplumda inandırıcılığını yitirdiğini ve manevi bir boşluğun doğduğunu ifade eder. filozofun Batı ahlakına, Hristiyanlığa ve geleneksel putlara karşı giriştiği en sert ve vurucu hesaplaşmadır. "Çekiçle Felsefe Yapmak" alt başlığını taşıyan bu kitap, kökleşmiş değerleri yıkmayı ve yaşamı tüm trajedisiyle olumlamayı amaçlar. Alacakaranlık Filozofu Niestchze ın Temel FelsefesiNietzsche, insan doğasını bastırdığına ve zayıflığı yücelttiğine inandığı değerleri acımasızca eleştirir Hristiyanlık ahlakı, Platonculuk ve geleneksel Batı değerleri, insanın gerçek potansiyelini kısıtlayan "putlar" olarak değerlendirilir.  Tarihsel Figürlerin Eleştirisi: Sokrates ve Kant gibi dönüm noktası sayılan filozoflar, yaşamı yadsıdıkları gerekçesiyle şiddetle eleştirilir. Buna karşılık Goethe, Dostoyevski ve Wagner gibi figürlere duyulan hayranlık dile getirilir. Alacakaranlık Filozofu Niestchze Acıyı ve trajediyi reddeden bir hayattansa, tüm zorluklarına rağmen yaşamın bizzat kendisinin kutsanması gerektiğini savunur Sorunlar,sorular soruların cevaplarını burda bulacaksınız Alacakaranlık Filozofu Niestchze
Araştırma İnceleme Felsefe Düşünce
Alacakaranlık Filozofu NiestchzeFaik Öcal · Zilan Akademi Yayınları · 20241 okunma
“Düş görüyorum, öyleyse ben varım. Varım ama ben kimim?”
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 23:40
Okuma listemde uzun süredir olmasına rağmen Türk Edebiyatında Tarihsel Roman dersim aracılığıyla okumak durumunda kaldım ve iyi ki de öyle oldu. Bu kadar değerli bir kitabı yakın okuma yaparak, araştırmalar ışığında değerlendirerek okumak romanı çok daha iyi anlamamı sağladı. Burada da biraz teknik, biraz kurgusal inceleme yapmaya çalıştım naçizane. Buyrunuz efenim… Puslu Kıtalar Atlası, tarihsel bir roman olmasına rağmen klasik tarihsel roman anlayışından uzaklaşarak postmodern roman özellikleri taşımaktadır. Dolayısıyla geçtiği dönemin tarihsel gerçekliğini sunmak gibi bir amacı yoktur. Tarihi bir zemin olarak kullanır. Çok katmanlı bir yapıya sahip olan roman çerçevede Bünyamin’in maceralarını anlatırken birçok iç öykü de beraberinde aktarılır. Bu iç öyküler neredeyse her figürün sağlam bir temellerdirilmeyle romana dahil edilmesiyle sunulur ve okurun zihninde "bu kim?" sorusuna yer kalmaz. Kurgunun yanısıra bir de felsefi örüntü yer alır ki bu aslında romanın temel tezini vermektedir. René Descartes ‘in “düşünüyorum, öyleyse varım" cümlesinden, "düş görüyorum, öyleyse varım”a ve buradan da düşlerin gerçek, gerçeğin ise düşün ta kendisi olduğu fikrine varılır. Tüm bunlar Uzun İhsan Efendi’nin disüncelerdir ve romanın sonunda, yaşanan her şeyin onun düşleri olduğunu görürüz. Böylelikle okurun zihnindeki gerçeklik algısı tamamiyle sarsılmış olur. Bu anlatımdan anlaşılacağı üzere romanda bir "puslu" imgesi hakimdir. Anlatıcı belirsizliği düşler aracılığıyla yansıtır. Roman, uyku-uykusızluk ve hayal-gerçek çatışmasını leitmotif olarak tekrarlayarak sunar. Bununla birlikte bilgi, güç, kimlik arayışı gibi temalar da romanı şekillendirir. Romanda teknik olarak öne çıkan özelliklerden biri de pastiş kullanımıdır. "Rivayet edilir ki" ifadesiyle başlayan bölümler Doğu tipi
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yeraltından Notlar (yaz tatilinin ilk kitabı)
5/10
·139 syf.··
2026 3. kitabı
Yaz tatilinin birinci kitabı böylece iki günde bitmiş oldu. Bahsedilen "Yerlatı" aslında beynimiz. Yeraltından notlar yani bilinçaltımızdaki düşüncelerimiz ya da iç sesimiz. Kitapta içe kapanık, insan ilişkileri kötü, psikolojik sorunlar yaşayan, sevmeyi de sevilmeyi de bilmeyen bir kahramanın hiçte edebi kaygılar gütmeden öylesine yazdığı yazıları okuyoruz. Peki neden bu kadar içe kapanık, insan ilişkileri kötü? Sanırım kitapta da söylediği gibi her şeyin fazla farkında olduğundan. Kahramanımıza göre her şeyin fazla farkında olmak gerçek bir hastalıktır. Belkide insanlık ortalamasından biraz daha okumuş, farkında olan insan diğer insanları çiğ, yüzeysel bulduğu için insan ilişkileri kötü oluyor. Bilmiyorum. Muhtemelen öyle. Fyodor Dostoyevski Yeraltından Notlar
Duygu ve Düşünce
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,5bin okunma
"İYİLİKLE KÖTÜLÜK BİR OLMAZ"
7/10
·378 syf.··
Beğendi
·
2025 152. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 00:00
"Yardım etmez üzere uzandığımız her el, kendi elimizdir." Nurullah Genç’in kaleminden dökülen "Yollar Dönüşe Gider", sadece bir roman değil; bir ruhun, bir neslin ve bir vatanın en zorlu imtihanlardan geçerek kendini yeniden bulma hikâyesidir. Kendi okuma serüvenimden yola çıkarak, bu eserin bendeki yankılarını ve kalbime dokunan o derin izleri sizlerle paylaşmak istiyorum. "İyilikle Kötülük Bir Olmaz": Gönül Fethetmenin Kimyası: Kitabın derinliklerine indiğinizde, "İyilikle kötülük bir olmaz" düsturunun karakterlerin ruhuna nasıl işlediğini görüyorsunuz. Başkahramanımız Bekir, henüz on sekizinde bir civan olmasına rağmen, birinin burnu kanasa yardıma koşan, darda kalana yüreği burkulan bir merhamet abidesidir. Kitapta da vurgulandığı gibi, kötülüğü en güzel şekilde önlemek, düşmanı candan bir dosta dönüştürebilir. Bekir’in hikâyesi, bize uzattığımız her elin aslında kendi elimiz olduğunu ve iyiliğin, en karanlık savaş meydanlarında bile bir kandil gibi parlayabileceğini hatırlatıyor. "Zorlukla Beraber Gelen Kolaylık": İnşirahın Gölgesinde Bir Direniş Erzurum’un mütevazı ama huzurlu köyü Pinaduz’da başlayan bu destan, Rus işgali ve esaretin soğuk nefesiyle bir kâbusa dönüşür. Ancak bu eserin ruhu, tam da o meşhur ayetin tesellisiyle yoğrulmuştur: "Elbette zorlukla beraber şüphesiz bir kolaylık vardır". Bekir, Rusların esaretinde açlığı, işkenceyi ve ölümü iliklerine kadar hissederken, imanı onun en büyük sığınağı olur. Bu kitap, en ağır travmaların içinde bile Allah’a sığınmanın, o "zorluğun içindeki gizli kapıyı" nasıl araladığını muazzam bir duygu seliyle anlatıyor. Bir "Dönüş" Destanı: Hasretin ve İmanın Zaferi Nurullah Genç’in dedesinin gerçek yaşam öyküsünden esinlenerek yazdığı bu eser, imkânsız bir aşkın ve bitmek bilmeyen bir "dönüş" umudunun
Edebiyat
Yollar Dönüşe GiderNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20221,329 okunma
Puan vermedi
AUSCHWITZ KÜTÜPHANECİSİ ANTONIO G. ITURBE Auschwitz'de zaman akmıyor, adeta sürükleniyordu. Dünyanın geri kalanından kesinlikle yavaş geçiyordu zaman. Auschwitz'de geçirilen birkaç gün çömezi kıdemliye dönüştürürdü. Bir genci ihtiyara çevirir, dinç birini de elden ayaktan düşürürdü. Auschwitz; Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam ve imha kampı. Dita Kraus; 14 yaşında Nazi'ler tarafından esir alınan bir tutsak. Auschwitz'de çocuklar ve ailelerin bir arada kalmasına izin verilen 31.blok. Esirler üzerinde acımasız deneyler yapan, gazetelerin bahsettiği şekliyle "kana susamış bir cani": Dr. Joseph Mengele. Alman asıllı bir Yahudi olan, blok sorumlusu Fredy Hirsch ve diğerleri. 14 yaşındaki Dita, ailesi ile getirildiği Auschwitz esir kampında rutin hale gelen dehşet ve korku ortamına uyum sağlamaya çalışırken çok önemli; önemli olduğu kadarda tehlikeli bir görev üstlenir. Esirlerin gizlice kurduğu okulun "kütüphanecisi" olur. Elbisesinin içine diktirdiği gizli ceplere sakladığı 8 kitabın sorumlusudur. Kampta pek çok şey gibi kitaplarda yasaklıdır. Küçük yaşından beklenmeyen bir cesaretle kitapları ihtiyacı olan öğretmenlere taşır. Tek silahları o 8 kitaptır. Şiddete, kötülüğe, korkuya boyun eğmemenin; cesaretin ve umudun simgesidir Dita ve koruduğu kitaplar. Bu ölüm kampında yaşanan akıl almaz vahşeti, insanlık dışı olayları okumak gerçekten zordu. Fakat gerçek bir yaşam öyküsü oluşu, o korkunç ortamda filizlenen aşklar, umudun hep var olması kitabı okunur kılan en önemli unsurlar sanırım. Kitap boyunca bahsi geçen eserleri yazmazsam olmaz. Büyülü Dağ / Thomas Mann Dünyadan Aya / Jules Verne H.G.Wells kitapları Şahika / A. J. Cronin Anne Frank'ın Hatıra Defteri. Bu değerli eserler
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,901 okunma
Karmakarışıklardayım ve üzgünüm
Puan vermedi·560 syf.·
2026 3. kitabı
Karmakarışıklardayım ve üzgünüm Biri sayesinde tanıdım Tehlikeli Oyunlar'ı. Oyun yazan, oyun oynayan Hikmet'i ise 6 ya da 7 yıl sonra okumuş oldum. Benim için ağır bir kitaptı. Kitap okumaya geç başlayanlardanım. Elimde uzun süre kaldı ama içime sindi; şimdi dönüp baktığımda, iyi ki diyorum. Tehlikeli Oyunlar... Ne gerçek ne hayal; kayboldum. Kaç Hikmet'le tanıştım bilmiyorum. Yaşamla ince ayarda bağ kurmuş biriydi. Sadece kendi karmaşasını değil, bu düzene dair söyledikleriyle de o dönemden bugüne pek bir şey değişmediğinin kanıtlarını sunuyordu. Albay, harika ve sabırlı birisin. Her eve lazım cinsinden... Anladım ki hayat da biraz böyle değil mi? Biz sadece dile getirmekte yetersiz kalıyoruz. Oysa içimiz, yuta yuta büyüttüğümüz bir cadı kazanı. Ve... Oğuz Atay, sen ne ince, ne hassas bir insansın. Bu dünyadan böyle güzel bir insan geçmiş. Seni tanımak onurdu. Teşekkür ederim.
Duygu ve Düşünce
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma