Sevgili Hank,
Puan vermedi·120 syf.··
2025 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2025 14:12
İnceleme yazmayı pek sevmem, okumayı da... Çünkü ne söylenirse söylensin fazlasıyla eksik kalacağını bilirim. Bahse konu eser okunmak için bir köşede duruyorken onu değil de onun hakkındaki -çoğu zaman da sıkıcı- gevezelikleri okumak aptalca gelir bana. Ama söz konusu sen olunca prensiplerimin üstüne sifonu çekmekten gocunmam. Çünkü şu hayatta derisi yüzülmüş ruhuma dokunabilen nadir yazarlardan biri sensin Hank. Hiç unutamıyorum, orta okul ya da lise çağlarımdaydım. Ağzından salyalar akan kuduz köpekler gibi ergenliğin sancısıyla boğuşuyordum. Çocuksu kalbim aşina olduğu çilecilikle tutuşur omuzlarımdan çıkmasını umduğum kanatlarla manevi bulutlara uçmayı hayal ederdi. Ergenlik mahsülü bedenimse testesteron vurgunu yemiş olmaktan rüyalar ve kırmızı noktalı filmler arasında şarhoş sarhoş gezinirdi. -nereden baksan ahmakça- Bir parça pornografi bulurum hayaliyle almıştım ilk kitabını! "KADINLAR" ilk sayfalarda bile sarsmıştı beni. Söz konusu kadınlar olunca ilk rauntda vurduğunu deviren boksörlerden farkın yoktu. Haz ve utanç bir birine karışmıştı beynimde. Heyecan ve merak... Ama henüz tanrılardan azade olmamış zavallı ruhum yazdıklarını okumaya dayanamamış içine saplanan suçluluk duygusuyla baş edememişti. Silik ömrümün kara bir lekesidir ki vicdanıma yenik düşerek kitabını sayfa sayfa yırtıp sobada yakmıştım. Bunun için beni affet sevgili Hank. Bilirsin her insan biraz aptaldır ve ben de her insan kadar aptal ya da her aptal kadar insanım. Ama yıllar sonra yaktığım kitabından ve tanrılardan ve yalanlardan ve insanlıktan ve kendimden umudu yirirince tekrar okumaya başladım seni. Ömrün boyunca boktan işlerde çalışıp yarı aç yarı tok geçirdiğin günleri iliklerimde hissederek... Barlarda, batakhanelerde, hipodromda ve sokaklarda tüm insanlık kadar bezgin ama tüm insanlıktan güçlü durup yazmaya çalıştığın zamanları düşünerek okudum seni... Ve bu, ömrünün son demlerinde (bu kitabı yazdığı zaman yetmişli yaşlardadır Bukowski) günü gününe yazdığın notları okurken -hem de günlük tutmayı dangalakça bulduğunu biliyorken- ne çok istedim seninle bir barda karşılaşıp bira içmiş olmayı ve hayata küfretmeyi... Değerli dostum Hank, seni asla unutmayacağımı bil ve gittiğin yerde hiçbir şeyin kemiklerini sızlatmasına izin verme... En derin özlem ve sevgilerimle hoşçakal...
Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele GeçirdiCharles Bukowski · Parantez Gazetecilik ve Yayıncılık · 20181,446 okunma
·
108 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.