Yazmak Üzerine Hasbihal
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2025 20:21
Yazmaya başlamak için mükemmel cümle aramayın, sadece yazmaya koyulun minvalinde açıklamaları oldu yazarın kitap boyunca. Ben de bir kitap incelenmeye neresinden başlanır, bir hayat neresinden yaşanır (bu kısım edebi dezenformasyondan kaynaklı yazıldı, dikkate almayınız) gibi sorgulamalar yapmadan içimden geldiği gibi başlıyorum yazmaya. Hatta içime gelenlerin nereden geldiğinin sorgusunu bile sonraya saklıyorum :) "Yaratıcı yazma nedir"le başlamak en doğrusu olacak sanırım. Ve fakat peşinen konuşalım: yaratma kelimesine takılanlar muhakkak ki olacaktır. Böyle bir fiilin failini insan göstermek el-hak hatalı. Lakin yazarın bu gibi hassasiyetleri olmadığından bu fiili seçmiş. Bu hassasiyete sahip olan okurların bunun yanlışlığını teslim ederek okumasında bir sakınca görmüyorum. Kaldı ki yazar yaratma fiilini daha çok "özgün bir şeyler ortaya koyma" olarak işliyor. (Bu kadar detaylı niye yazıyorsam ve kim okuyacaksa?..) Konuyu yeterince dağıttıysak ve kavramlarda anlaş(ama)tıysak şimdi gelelim esas mevzuya. Yazarın yaratıcı yazma tanımını bire bir alıntılıyorum: "Yaratıcı yazma, akademik, profesyonel, teknik yazının dışında kalan her tür yazıdır, kurgu olsun veya olmasın. Bu ayrımı netleştirmek için şöyle bir kriter de ekleyebiliriz: Akademik, profesyonel, teknik yazılarda amaç başkalarını bilgilendirmektir. Oysa yaratıcı yazmada amaç kendimizi bilgilendirmektir. Anlamak, anlamlandırmaktır. Barışmaktır. Affetmektir. Başkalarını ise etkilemektir." Kabul ediyorum ki bu tanım hem biraz soyut hem biraz edebi. Şimdi bunu yine kitapta yer alan bir örnekle somutlaştırarak daha anlaşılır kılalım. Bir Türkçe öğretmeni öğrencilerine "23 Nisan'ın Benim İçin Değeri" konulu bir kompzisyon ödevi verdiğinde beklediği "vatan-millet-sakarya" tarzında yazılardır. Lakin bir öğrenci tutsa ve "23 Nisan tatildi" diye başlayan ve o gün uçak maketi yapmayı öğrendiğini ele alan sağlam bir kompozisyon yazsa acaba öğretmeni ona ne söyler? İşte bu öğrencinin yaptığı yazarın tanımıyla tam olarak yaratıcı yazmak. Kabul edilegelenin dışına çıkmak, özgün bir şey ortaya koymak. Ki yazar yaratıcı yazmayı önceden belirlenen bir konu çerçevesinde yazmaktan çok ayrı tutar. Ve ona göre yaratıcı yazmanın iki adımı vardır. İlki akla gelen her şeyi kovalayarak, haldur huldur yazmak. Bu aşamada planlılık ve düşünülen bir sonra yoktur. İkincisi ise revize ve redakte etmek. Burada planlı olma ve akla yatkınlık öncelenir. Ve bu iki süreç birbirine tamamiyle zıt olabilir. İlkinde yazılanların çoğu ikincisinde silinebilir, yeniden kurgulanabilir, "bu yazdığım paragrafın kurguma ne katkısı var" sorgulamalarına düşülebilir. *** Tahlilin burasına kadar okumuşsan yazmaya az çok ilgin yahut kendine göre sebeplerin vardır. Şimdi karpuzun tam ortasından dilimler alma vakti :) Yazmak üzerine yazarın deneyimlerinden kaynak bulduğu ve yazmak serüvenine çok katkısı olacağını düşündüğüm öğütlerine madde madde bakalım. (Not: Bunlar kitapta madde madde yer almıyor. Ben kitabın bütününü tarayarak oluşturdum.) 1) Mükemmel bir cümle ile giriş yapmaya çalışma Mükemmel bir cümle ile başlamak buna sadık kalma ve devamında en az bunun kadar sağlam cümleler kurma zorunluluğunda olma hissini dayatabilir. İlk baştaki hareket alanını olabildiğince geniş tut. Hatta kaybolmayı göze al. Ve unutma ki yazmanın henüz ilk adımındasın. İlk yazılanlar nihai şeyler değil. 2) Fikirlerini anlatma Aklına gelen yazma fikrini hiç kimseye anlatma doğruca gidip yazmaya başla. Çünkü anlatırken yazma enerjini ve yazılacak olanların tazeliğini kaybedersin ve aynı zamanda fikrin senin için sıradanlaşır. Ve unutma ki "anlatmak yazmayı ustaca erteleme işidir." 3) Plan kurmak üzerine fazla düşünme Bu madde bütün yazılar için geçerli ama öykü/roman için daha geçerli. Eğer aklında belirli bir şablon varsa bunun detayını düşünmek yerine aklında olanını yaz. Yazdıkça süreç netleşmeye başlayacak. Ve hatta kurgu senin hiç öngöremediğin yerlere doğru akıp gidecek. 4) Başarılı olan bir eserde takılı kalma Başarılı olan ya da başarılı bulduğun bir eserinde takılı kalıp onun gibi eserler üretmeye çalışma. Ya da bu eser seni "bir daha asla böyle bir şey yazamayacağım" karamsarlığına itmesin. Hayat durağan değil ve sürekli yeni içgörüler kazanıyoruz. Bu yeni içgörülerin peşinden git. 5) Reddedilmeyi göze al Yazdığın her şey yayımlanmaya hatta daha basit olarak tamamlanmış bir esere/yazıya dönüşmek zorunda değil. Sevdiğin bir yazarın bir yazısı Allah bilir kaç düzeltme ve incelemeden geçiyor da o beğendiğin formuna dönüşüyor. İlk olarak "çirkin" yazmayı ve reddedilmeyi göze al. Sonuç itibariyle yazmak ha deyince öğrenilecek bir iş değil. Sebat ve çokça sabır gerektiriyor. Ve tabii gayret bizden tevfik Allah'tan. *** Yazı bitti sandın değil mi, ama bitmedi :) Daha karpuz keseceğiz diyeceğim ama zaten üstte yedik. Olsun bir daha keselim. Hem bu senenin hasadı bereketli oldu. Kitabı tamamen elbette ki beğenmedim. Buraya kadar o izlenimle yazmış olabilirim. Ama kul da kitap da hatasız olmaz diyor bir 1k atasözü. Yazar ilk altmış-yetmiş sayfa bize klişe şeylerden bahsediyor ve ne zaman yazmak üzerine okuyacağız minvalinde düşüncelere kapılıyoruz. Bahsettikleri arasında okullardaki ezberci eğitim, yazma üzerine yeterince durulmaması, dayatıcı eğitim gibi şeyler. Bunlardan bahsetmesinin sebebi yaratıcı yazmanın önündeki engelleri sayıp dökmek lakin bir süre sonra sıkıcı oluyor. Ve aslında kitap yazarın yaratıcı yazma atölyesini kurma süreci bağlamında şekilleniyor. Ne şekilde ve ne zaman kurulduğu, atölyenin içeriği gibi şeyler ele alınıyor. Bu yüzden zaman zaman muhatabın doğrudan okurun kendisi olmadığı hissine kapıldım. Önceden yapılan bir uygulama anlatılıyor ve bazen okur olarak bizim yazarla baş başa olmadığımız düşüncesine kapıldığımız oluyor. *** Beğendiğim bir şeyi daha söyleyerek sona yaklaşalım. Kitap toplam otuz yedi bölümden oluşuyor ve neredeyse her bölümün sonunda bir yazma pratiği sunuyor bize yazar. Onlardan biri mesela şöyle: "Alfabeden rastgele bir harf seçin. O harfle başlayan bir kelimeyle yazmaya başlayın. İkinci kelime ise seçtiğiniz harften hemen sonra gelen harfle başlamalı. Bunu her cümlede uygulayın ve olabildiğince konunun tutarlı olmasına gayret edin. Ama büyük ihtimalle saçma bir metin ortaya çıkacak. Hatta belki kelime uydurmak zorunda kalacaksınız, hiç sorun değil, böylece devam edin, hiç değilse 10 dakika." Bu egzersiz size biraz anlamsız gelebilir ya da “ben zaten yazmada belirli bir mesafedeyim” diyebilirsiniz. Hiç dert etmeyin. Bundan başka, bağlamı daha net olan yazma pratikleri de var. Aynı zamanda kitabın bölümlerinden hariç en sonda “egzersizler” başlığı altında bolca yazma konuları sunuyor yazar. *** Bu incelemeyi yarı yazar olarak yazdım efendim. Beni uzun zamandır takip edenler az çok bir şeyler karaladığımı bilir. Bunun için kitaptan seçip aldığım şeyler benim de tecrübe ettiğim ve önemine şahit olduğum şeyler. Bunlardan en önemlisi yazmak için mükemmel zamanı ve mükemmel cümleyi aramak. Bu arayış aslında gerçek bir arayış değil sadece ertelemek. En doğru an yazmaya başladığımız andır ve en doğru cümle bizi ileriye taşıyan cümledir. Ve benim son olarak diyeceğim şey yazmak için önce okumak gerektiği. Yazamayışımız, belirli bir yerden sonra tıkanıp kalışımız belki de okumamaktan kaynaklı. Kelime haznesini geliştirmenin, cümle yapılarını görmenin ve kurgu biçimlerini tanımanın en etkili yolu okumak. Yazacağız sonra beğenmeyeceğiz, yırtıp atacağız ve belki yakacağız (hepsini de yapmış biri olarak buradayım). Lakin sonra adım attıkça bulacağız kendi sesimizi, hangi türün bizim için uygun olduğunu. Tabiri caizse kervan yolda dizilecek. Mesela ben şiirle yola çıktım lakin asıl alanımın deneme ve öykü olduğunu sonra sonra yazdıkça anladım. Şimdilik yapmamız gereken şey sadece yazmak. Ve tekrar şöyle diyerek bitireyim: Gayret bizden tevfik Allah’tan.
Edebiyat
Yaratıcı Yazmanın HazzıGülayşe Koçak · Everest Yayınları · 202449 okunma
·
463 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
A
Gönderi Sahibi
Oturup yazmaya başlayana kadar aklımda sadece birkaç şey vardı. Kısa bir inceleme olacak diye umuyordum. Lakin yazmanın cilvesi tam olarak bu. Yazmanın kesin hatları yok. Başka başka yollara sapıyorsunuz, her şey başka bir şeyi çağrıştırıyor. Ve sonuçta böyle uzun şeyler meydana geliyor. Neyse efendim, okuyanlara teşekkür ederim. Allah iki cihanda da iyiliğini versin :)