Gönderi

8/10
·258 syf.··
2025 15. kitabı
''Her şey o gün başlamıştı.'' cümlesiyle başlayan kitapta uzun yıllar boyunca devam eden olaylar yoğunlaştırılmış şekilde anlatılıyor. Bu öyküyü bir bir buçuk saatte okuyabilir ardından da filmini izlerseniz gününüzün bir akşamını çok güzel bir şekilde geçirmiş olursunuz. Öykünün ismi konu hakkında bilgi veriyor. Konunun suyla ilgili olacağını anlıyoruz. Kitap 1962'de yazılmış ama öykü 1947' de geçiyor. Bugün bu kadar gündemimizde olmasa da o zamanlar da susuzluk büyük bir sorundu. Yazar Necati Cumalı bu sorunu tam bir gerçekçilikle okura yansıtıyor. Yani kitabı okurken bir su için insan insana böyle şeyler yapar mı demek dönemin şartlarını göz önüne aldığımızda mantıksız olur. O dönemde tarım birincil ekonomik kaynak ve tarımın gerçekleşebilmesi için de su gerekiyor. Susuzluk demek açlık demek. Su konusunda anlaşmazlık yaşayan komşular öncelikle sorunu çözmek için mahkemeye başvuruyorlar. Kendileri sorunu çözmek için bir girişimde bulunmuyorlar. Her iki tarafta böyle yapıyor. Kendisi de avukat olan yazar burada adaletten sonuç alamayınca kişilerin kendi hakkını kendi alma yoluna gideceğini vurgulamak istiyor. Zira öyküde anlatılan yozlaşmış, dönem için önemli sorunları çözme yeterliliğinden yoksun, rüşvetin döndüğü bir hukuk düzeni... Bu düzende bile kahramanlar ısrarla çatışmadan kaçınıp hukuk içinde bu işi çözmeye çalışıyorlar fakat muvaffak olamıyorlar. En sonunda çatışma kaçınılmaz oluyor. Öyküde dikkatimi en çok çeken kitabın son bölümü. Kitap sanki yarıda kalmış hissi veriyor. Yazar konudan uzaklaşmamak için öyküyü tak diye bitirmiş. Osman hapisten çıkıp ağabeyi Hasan ile karşılaştığında, Hasan Osmanı' ı öldürmeye çalışır. Tam bu esnada Bahar Hasan'ı öldürür. Hikaye burada biter. Oysa biz acaba Osman bundan sonra ne yapacak diye merak ederiz. Kendisi hapisteyken Hasan ile evlenen Bahar' a yüz mü çevirecek yoksa Kuyucaklı Yusuf gibi onu atının arkasına alıp oralardan uzaklaşıp gidecek mi? Yazar bunu bize bırakır, asıl konu onun için bitmiştir. Su o kadar önemlidir ki su için cinayetler işlenir, komşu komşuyu kardeş kardeşi satar, ocaklar yıkılır. Bundan gerisi yazar için işin magazini olur. Bu öykünün filmi de çekildi. 1963 yapımı film Berlin Film Festivalinde Altın Ayı ödülü ile büyük başarı yakaladı. Bu başarıda dönemin büyük sorunu olan su büyük paya sahiptir. Kitabın yazımından sadece 5 yıl sonra -1967' de- suya bağlı İsrail- Arap savaşı çıkması da bu kitabın ne kadar doğru tespitler yaptığını, ne kadar gerçekçi olduğunu yansıtıyor.
Susuz YazNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 20131,247 okunma
·
176 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.