Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2020 77. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2020 02:12
Necati Cumali'yle ilk tanışıklığımız. Kendisini "Susuz Yaz" filminden elbette tanırdım ama bunun bir hikayeden alıntı okuduğunu bilmiyordum ne yalan söyleyeyim. Inşallah filmini de izleyeceğim. Zamanın bir kıskaç rolü üstlendiği bu devrin insanı olarak bundan 20 25 yıl öncesi bile bizim nesil için uçuk yıllar, hikayeler ise hep 40 yıl öncesine veya sonrasına dayanıyor. Büyük sıkıntılar ve köy hayatı. İzmir hikayelerin ortak yanı, Seferihisar ve Urla sık sık duyduğum yerler arasında. Yalıkahve'nin çınar dibindeki kahve de bir batak atmak istemiyor değil insanın canı. İlk Hikaye, bir suyun kıymeti ve ihanetin bedeli. Gülsüm Kıza Ağıt tam da bugünün problemi, büyük bir toplumsal sorunun ilk adımları değil zaten son adımları da olması hiç. Selim'i Anarım hikayesi çok naif, çok derinden. Biraz Gülü Yetiştiren Adam var sanki gizliden içinde. Dili olarak yansıttığı kareler köy havasının içerisinde alıp sürükledi bizi. Bazen cinayet işlerken, bazen devenin sırtında bazen sevgilisini kaybetmiş Esma gibi seyrettik tüm olan bitenleri. Kalemine sağlık Necati Cumali, rahmet olsun. Yeni şeyleri ekledik sayende heybemize.
1000Kitap
Susuz YazNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 20131,247 okunma
Anadolu öyküleri
9/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2019 69. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2019 23:14
Necati Cumalı, bu kitapta yer alan öyküleri ile bize Anadolu'yu, Anadolu insanını, onların sorunlarını ve aslında pek de yabancı olmadığımız sıkıntılarını anlatıyor. Öykülerde anlatılan konular da bize bunu kanıtlıyor: Toprak davaları, kız kaçırma, haraç alma, rüşvet, aşk vs. Bütün bu öyküler çok sade bir dille ve akıcı bir anlatım ile anlatılmış. Kitap 11 öyküden oluşuyor. Öykü okumayı sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap...
Edebiyat
Susuz YazNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 20131,247 okunma
Puan vermedi·258 syf.··
2017 225. kitabı
Yıllar önce okumuş ve inceleme yazma fırsatı bulamamıştım. Necati Cumalı'nın okuduğum ilk kitabı. Etkileyici bir kalemi var. Daha sonra filmini de izledim. Çok güzel bir kitap.
Susuz YazNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 20131,247 okunma
8/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2024 23:27
Necati Cumalı 'nın avukatlık yıllarında tecrübe ederek öğrendiği bilgiler, izlenimleri ve çarpıcı gözlemlerini aktararak gerçek olayları anlattığı hikaye kitabında on bir öykü bulunuyor. Büyük su sorunu, kardeşler arası çatışma,kız kaçırma,kavuşulmayan sevdalar, ağıtlar, yolsuzluk, yoksulluk,haraç kesme gibi günümüze kadar devam eden Anadolu halkın sorunlarını ve sıkıntılarını konu edinmiş hikâyelerinde, Hikâyelerinde sadece halkın acılarını değil; ilgi ve tutkuları, hayalleri ,hoşgörü ve masumiyetini kaybetmeyişini de anlatan etkileyici hikayelere yer vermiştir.
Susuz YazNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 20131,247 okunma
Puan vermedi
Ege’nin insanı ilmek ilmek işlenmiş,anadolunun ta kendisi oluvermiş kitap.Cumalı hikayeleri müthiş bir gözlemle yazmış, ezilen anadolu kadınını,toprak kavgalarını aşkı,adaleti işlemiş.Kitabı okurken çok sevdiğim İzmir’e,Urla’ya,Seferihisar’a gittim bir kere daha ve en çok Susuz yaz hikayesini sevdim.Üstelik bu hikaye sinemaya aktarılmış.Okunması ve izlenmesi gereken bir hikaye.
Susuz YazNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 20131,247 okunma
Puan vermedi·258 syf.··
2022 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2022 13:18
Susuz Yaz, 11 hikâyeden oluşmaktadır. Kitaba ismini veren Susuz Yaz hikâyesi yazarın Izmir/Urla'da avukatlık yaptığı bir sürede şahit olduğu gerçek bir olaya dayanmaktadır. Kitabın bu ilk öyküsü, hikâye olarak yayınlandıktan sonra tiyatroya daha sonra da "Susuz Yaz" adıyla Metin Erksan tarafından filme uyarlanmıştır. Bu film, 1964'te Berlin Film Festivali Altın Ayı ödülüne lâyık görülmüştür. Kitaptaki tüm hikâyelerde köylülerin sorunları, yaşanan su sıkıntısı, kadın, cinayet ve intikâm olmak üzere belli başlı konulara değinmiştir. Iyiliklerin sömürüldüğü, kalpleri su gibi olan insanların karşılaştıkları muameleler, kadınlara olan bakış açıları... Yazarın ele aldığı konular ne yazık ki şu an içinde olduğumuz sorunlardır. Necati Cumalı, bu konuları her hikâyede ayrı bir güzellikte, akıcı bir dille işlemiştir. Kitaptaki olaylar, düşünceler insanı sinirlendirmeden bitmiyor. Bu nedenledir ki bir ara kendimi Necati Cumalı'ya kızarken buldum. Bu da yazarın başarılı olduğunu gösteriyor.
Edebiyat
Susuz YazNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 20131,247 okunma
8/10
·258 syf.··
2018 150. kitabı
Ege insanın yaşamını, Anadolu insanını bir eser. Edebi yönden zengin bir içeriğe sahip. Yazar olayları anlatırken çok iyi bir gözlemci olduğunu ortaya koyuyor. İnsanları çok iyi tahlil etmiş, toplumsal sorunlara değinmiş ve bunları okuyucuya güzel bir şekilde ifade etmiş. Eserin Sade ve akıcı bir dili var .Edebi yönü ağır basan eserlerden hoşlananlar için okunması gereken eserlerden birisi. İyi okumalar.
Susuz YazNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 20131,247 okunma
9/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2016 84. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2016 01:26
Susuz yazı türk sinemasından biliyordum.Türk sinemasında kendine yer bulmuş kitapları okumayı çok seviyorum.(Toprak ana,selvi boylum al yazmalım vb.)Bu tür kitaplar okuyucu da kendi kültürümüzden izler bırakıyor. Öncelikle kitabın ana fikrine değinmek istiyorum.Gözünü hırs bürümüş bir insanın yapamayacağı şey yoktur.Necati Cumalı bunu kitapta öyle güzel işlemiş ki okurken bu duygu oluşuyor.Anadolu köylüsünün çektiği sıkıntılar olsun,o dönemin getirdiği yaşam tarzı olsun kitabı gerçekliğe yaklaştırmış.Okurken aklımdan su ne büyük bir nimet diye de düşündüm durdum.Su için kavgalar yaşanıyor,cinayetler işleniyor.Aslında yazar suyun dünyadaki önemini de bize aktarmaya çalışıyor.Susuz hayatın olmadığı su için kardeşin kardeşe düşeceğini güzelce anlatma içerisindedir.Sadece dönemini değil günümüze de ışık tutan bir eser.Güzel bir kitap dili oldukça akıcı.Herkesin okumasını tavsiye ederim.
Susuz YazNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 20131,247 okunma
Susuz Yaz
10/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2025 19:51
Uzun zamandır böyle merak uyandırıcı bir kitap okumamıştım, sanırım bunda yazarın akıcı dili, Anadolu insanı ve manzaraları etkili oldu diye düşünüyorum..:) kitapta birkaç hikaye var fakat en beğendiğim Susuz Yaz oldu, bu akşam da filmini izleyeceğim. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Ben kitabı cezaevinde okudum boşluklarda kafa dağıtmak için ama cezaevi sahnelerinin de olması beni şaşırtmıştı. :))
Susuz YazNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 20131,247 okunma
Puan vermedi·258 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
Necati Cumalı'yı Mine adlı tiyatrosuyla tanıdım ve çok beğendim. Bu da kardeşimin tavsiyesi üzerine alıp okuduğum ilk hikâye kitabı. İçinde birbirine ana fikir olarak benzeyen hikâyeler barındırıyor. Bu hikâyelerde Cumalı, tanık olduğu olayları o dönemin toplum yapısını da aktararak güzel bir şekilde anlatmış. Yer yer bireysel karakterlere de yoğunlaşmış. Birtakım duygulara(intikam, hırs, ikiyüzlülük, saflık...) özellikle eğilmiş. Kitapla ilgili beni rahatsız eden tek şey Yenilmeyen adlı hikâye. Üç kere okumaya çalıştım ama bir türlü kendimi içinde bulamadım ve bu yüzden okumadım. Anlatım tarzı olarak Cumalı; sade ve akıcı bir dile sahip, hikâyeleri yer yer betimlemeler ile süslenmiş yer yer diyaloglar ile zenginleştirmiş dolayısıyla hikâyelere farklılık katmıştır. İyi okumalar :)
Alıntı
Susuz YazNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 20131,247 okunma

Yazar Hakkında

Necati CumalıYazar · 47 kitap
Şiir, roman, hikâye, deneme, tiyatro, günce gibi pek çok edebi türde eser vermiş çok yönlü bir yazardır. Cumhuriyet devri Türk edebiyatının tanınmış kişilerinden olan Cumalı, Yaşar Kemal'in ifadesiyle "Yaşlanmaz Şair Çocuk" olarak anılır. 13 Ocak 1921 tarihinde Yunanistan sınırları içinde bulunan o dönemin Rumeli Vilayet-i Celilesine (Manastır'a) bağlı ve Cuma beyleriyle meşhur olan Cuma kazasında doğdu. Altı çocuklu ailenin en büyük evladı idi. Ailesi 1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi kapsamında Türkiye'ye göç ederek İzmir'in Urla ilçesine yerleşti. Ortaöğrenimini 1938’de İzmir Atatürk Lisesi'nde tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. İlk şiiri, 1939'da Urla Halkevi Dergisi olan "Ocak"'ta "A. N. Acar" ismiyle yayımlandı. Sanatsal değere sahip ilk şiiri ise 1940'ta Varlık dergisinde "Netice" ismiyle yayımlandı. Orhan Veli, Oktay Rıfat, Cahit Sıtkı, Nurullah Ataç gibi önemli edebiyatçılarla tanıştı ve onların etkisiyle şiirine yön verdi. Çocukluğundan başlayarak hayatında yer alan olayları şiirlerinde konu edindi. Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde (1941) tamamladı. Ankara'da Toprak Mahsulleri Ofisi'nde (1941-1942) çalıştıktan sonra askerlik görevi nedeniyle Ezine'ye gitti. İlk kitabı "Kızılçullu Yolu" 1943'te yayımlandı. Askerlikten döndüğü 1945 yılında Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başladı. Askerliği sırasında yazdığı şiirleri aynı yıl “Harbe Gidenin Şarkıları” adıyla yayımladı. 1945'ten itibaren Ulus gazetesi sanat sayfası, Varlık, Ülkü, Ankara gibi dergilerde sürekli olarak şiirleri yayınlandı. Yayınlanan ilk hikâyesi, 1945 yılında Yücel dergisinin yayımladığı "Aysız Geceler" oldu. Ulus gazetesinde şiirlerin yanı sıra hikâye alanındaki ilk denemelerini yayımlamayı sürdürdü. Bir süre Ankara'da Cahit Sıtkı Tarancı ile aynı evi paylaştı. 1949 yılında sahnelenen "Boş Beşik" adlı oyunu ile dikkat çekti. 1949 yılında Ankara’daki görevinden ayrılarak İzmir’e gitti. 1957'ye kadar Urla ve İzmir'de avukatlık ve memurluk yaptı. “Güzel Aydınlık” (1951), “İmbatla Gelen” (1955), “Güneş Çizgisi” (1955) adlı şiir kitapları ve "Yalnız Kadın" adlı hikâye kitabı İzmir'de iken yayımlandı. 1955'ten sonra şiir, hikâye, roman çalışmalarını birlikte sürdürdü. Urla ve çevresine ait gözlemleri, avukatlık yıllarında karşılaştığı olaylar ve baktığı davalardan edindiği izlenimlere eserlerine şekil verdi. Özellikle Ege yöresindeki kasaba ve kırsal kesim insanlarının sorunlarının işledi. İlk hikâye kitabı “Yalnız Kadın”, 1955'te yayımlandı. 1956'da İzmir'de "Ara Tiyatro"'yu kurdu ve yöneticiliğini üstlendi. 1957'de “Değişik Gözle” kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı. O yıl avukatlığı bırakarak kendi imkanları ile Paris'e gitti. 1957-1959 yıllarında Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Basın Ataşeliği'nde çalıştı. Paris yılları "Aşk Duvarı" ve "Zorla İspanyol" gibi bazı oyunlarına ve kimi hikâyelerine kaynaklık etti. 1959'da "hayatını edebiyat adamı olarak kazanma" kararıyla yurda döndü; İstanbul'a yerleşti. 1959 - 1963 yıllarında İstanbul Radyosu'nda redaktörlük yaptı. İlk romanı "Tütün Zamanı", 1959'da tefrika edildi. Avukatlık yıllarında edindiği gözlemlerine dayanan Susuz Yaz öyküsünü 1960 yılında yazdı. Üç perdelik bir oyun olarak tiyatroya da uyarladığı öykü, Metin Erksan tarafından filme çekilmiş (1963) ve 14. Uluslararası Berlin Film Festivali‘nde Altın Ayı’yı kazanarak (1964) Türk sinemasında çığır açmıştır. 1960 yılında hariciyeci Berin Teksoy ile evlenen sanatçı, 1963'ten sonra yaşamını roman ve oyun yazarlığı ile sürdürdü. Eşinin işi nedeniyle 1963-1965'te Tel Aviv ve Paris'te bulundu. Necati Cumalı'nın yazdığı bazı yazılar nedeniyle 1966'da eşi Berin Hanım görevinden alınınca[1] İstanbul'a yerleştiler. 1967'den itibaren Makedonya, ABD, Sovyetler Birliği, Bulgaristan, İran, Yunanistan, Almanya, Çekoslovakya, Finlandiya'ya yurt dışı geziler yaptı. Bu geziler eserlerinin oluşmasında etkili oldu. “Makedonya 1900” ile 1970 yılında ikinci kez Sait Faik Hikâye Armağanı'nı, “Yağmurlu Deniz” adlı kitabıyla Türk Dil Kurumu 1969 Şiir Ödülü'nü, “Dün Neredeydiniz” adlı oyunuyla Kültür Bakanlığı 1981 Tiyatro Ödülü'nü, “Tufandan Önce” kitabıyla 1984 Yeditepe Şiir Armağanı’nı, “Viran Dağlar” romanı ile 1995 Orhan Kemal Roman Armağanı, Yunus Nadi Roman Ödülü ve Ömer Asım Aksoy Ödülü'nü kazandı. Türk tiyatrosuna katkılarından dolayı kendisine 2000 yılında Tiyatro Yazarlar Derneği tarafından “Onur Ödülü” verildi. 10 Ocak 2001 tarihinde yakalandığı karaciğer kanserinden kurtulamayarak İstanbul'da hayata veda etti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünden sonra 2001 yılı “Şiir Büyük Ödülü”’ne değer bulundu ve ödülü eşi Berin Cumalı'ya sunuldu. Urla'da çocukluğunu geçirdiği ve "Anı ve Kültür Evi" olarak ziyarete açılmış; İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde Vişnezade Şairler Parkı'na heykeli dikilmiştir. Urla'da her yıl 10 Ocak'ta anılmaktadır.