Acı Tütün (Tütün Zamanı 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.394
Gösterim
Adı:
Acı Tütün
Alt başlık:
Tütün Zamanı 3
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
287
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756747391
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cumhuriyet Kitap Yayınları
... "Kalın yerinizde! Üstüme varmayın!"

Gelenler durdu. Yusuf'un bir kibrit çaktığını gördüler. Önündeki ilk balyaya tuttu kibriti. Bir kibrit daha, onun yanındaki balyaya. Kuru tütünler önce bir duman salmıştı.

Sonra bir alev topu yükselivermişti alanın ortasında... Arabasına bindiğini gördüler Yusuf'un. Bir elinde dizginler, ayakta dimdikti. Kamçıyı tuttuğu öbür elini kaldırıp uzaklaştı. Tekel'e doğru:

"Dumanını alırsınız dedim, alın, sizin olsun!"
(Tanıtım Bülteninden)
287 syf.
·Beğendi·10/10
Tütün Zamanı üçlemesinin son kitabı Acı Tütün'ü de okudum. İlk ikisi gibi lezzet alarak tamamladığım bir kitap oldu. Hani böyle en sevdiğiniz yemeği, hele ki güzel yapılmışsa, büyük bir iştahla yersiniz ya işte öyle bir haz duyduğumu söyleyebilirim. Şansıyım ki Aci Tütün'ü yetmiş dört tarihli ikinci baskısından Necati Cumalı imzalı bir nüshasından okudum. Kitabın baskısı muhteşem geldi bana. Öyle güzel bir kapak tasarımı yapılmış ki özel baskı mı acaba diye düşünüyor insan. Gerçek bir sanat eseri.

Konusuna gelecek olursam, ilk kitapta tütün hasadı ve tütün ekicisi köylülerin ellilerdeki yaşamı üzerine güzel bir aşk hikayesini eklemişti Cumalı, ikinci kitapta ise daha önce bahsettiğim gibi tütünün bir yıllık yolculuğunu anlatmıştı. Bu kez tütün ekicisinin o dönemki kanayan yarası, tekelin ve diğer alıcıların tütüne değer biçip alması üzerine eğilmiş. Yani üçüncü kitapta ekicinin bir yıllık emeğin neticesini aradığı, satış zamanına ışık tutmuş Cumalı. Bunun yanı sıra yine birçok karakterin hayatını, bazen en ince ayrıntısına kadar ama asla bıktırmadan, okurun kafasını karıştırmadan, büyük bir ustalıkla anlatmış. Bu hayatlar içinde aşkı, hırsı, masumiyeti ve daha nice insani duyguyu görebiliyoruz, yine hepsiyle empati içersinde buluyoruz kendimizi. İlginç bir şekilde kitabın kötü karakterleriyle bile empati yapabiliyoruz.

Tütün Zamanı üçlemesini hiç tereddüt etmeden alıp okuyabilirsiniz. Benim gibi biraz da nostalji eğiliminiz varsa zevk alarak okuyacağınıza eminim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
287 syf.
·10/10
Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı'nın tanınmış yazarı Necati Cumalı, Yaşar Kemal'in ifadesiyle "Yaşlanmaz Şair Çocuk" olarak anılır.

Uzun yıllar önce okuyup bir köşeye bıraktığım 36 yıllık bir yadigar elime alıp da yeniden okuduğum bu kitap. Tam tamına 36 yıl... Yaprakları olabildiğince sararmış, tarih kokan, ruhu olan bir kitabı okurken hissettiğim heyecanımı ve hüznümü anlatmaya kelimeler yetmez belki de... İşte bu yüzden seviyorum yaşayan, ölümsüz tek nesne olan kitapları.

Necati Cumalı "Acı Tütün" adlı romanında Ege Bölgesi'nde yaşayan köylü halkı, doğal çevresi içinde, gelenekleri, değer yargıları, duyguları ve inançlarını sadelikle yansıtmıştır. Yazar sadelik ve doğruluktan ayrılmayarak, yalın bir dille kaleme dökmüştür romanını. Kitapta birlik beraberlik ve dayanışmanın önemi vurgulanmıştır zaman zaman.

Kırsal kesim insanının çilekeş yaşamını, tek geçim kaynağı "tütün" olan ve onca eziyetine, ezilmişliğine rağmen hayatta kalma mücadelesi veren, bir başka deyişle hayata direnen emekçi kardeşlerimizin acı yaşamını dile getirmiştir.

Tütün işiyle uğraşan emekçi kadınların ellerinin nasır tutup, parçalandığına şahit olmuşumdur çok kez. Aynı Necati Cumalı'nın romanında olduğu gibi. Acıdır tütün.
~ ~ ~ ~ ~

"Tarlası dert, vergisi dert, çiftçi dert, yağmuru dert, fidanı dert, dikmesi dert, çapası, kırması, dizmesi, kurutması, korunması, balyalanması dertti. Ürün yetişinceye kadar geçinebilmek için sağa sola avuç açması, yüz kızartması, borcu, faizi dertti. On bir ay! On bir ay, evinde kim varsa, yaşlı anan baban, dört yaşını aşan oğlun kızın karınla, saatleri saymadan uğraşacak, didineceksin, sonunda hiçbir zaman yüzün gülmeyecek!"

"Haksız mıydı direnişleri? Haksız mıydı istedikleri üç beş kuruş fiyat artışı?"
"Acı işti, kahırlı işti tütün!"

"Kısacası halktı onlar. Elleriyle, kollarıyla, sağlıklı ruh yapılarıyla, yaşama güçleri, sağduyularıyla yaşamı bugünden yarına ulaştıran temeli, direğiydiler toplumun."

"Hiçbir dil, bu yılgın, bu kaçak güneş kadar yansıtamazdı onların üzgünlüğünü."
287 syf.
·Puan vermedi
Tütün olurdu eskiden. Tütün. Sarı tütün. Eski zamanlarda. Güzel zamanlarda. Tiki tak tiki tak tiki tak. Tütün işlemeyi bilen insanların olduğu zamanlarda. Tiki tak tiki tak. Unuttuğumuz/unutturulan zamanlarda. Tiki tak tiki tak. Tek derdimizin sigara içilmesi olmadığını bildiğimiz zamanlarda. Tütün olurdu. İnsan boyu tütünler. Yeşil yeşil. Damarlı yapraklı, beyaz çiçekli tütünler. Yeşil yeşil. Kırılırdı. Çıtçıt çıtçıt. Sabah erken, gün doğmadan. Çıtçıt çıtçıt. Etek, orta, tepe. İstif istif. Eller zifir karası. Acır zifir. Kara zifir. “Toprakla ov, sabunla çıkmaz.” “Guzum cigaran içmen emi.” “Hadi yemeğe domata salatası yaptım.”

Küfelere doldurulur evlerin koca salonlarına dökülürdü. Dizilirdi. Pıtpıt pıtpıt. Alınlarından. Uzun uzun iplere. Pıtpıt pıtpıt. Konu komşu.

“Halime’nin oğlanda Kazancı’ların evinin önünde dolanıp duruyor.”
“Kızları kuyruk sallıyor da ondan.”
“Vay kız siz duymadınız mı, onları kızılcıklık da bizim çoban görmüş ya.”

İskelelere asılırdı. Kurusun. Yağmur yağarsa çürür. Islatma. Üstüne naylon ser. Kükürtle sarartmadık. Kendi sarısı.

Bir baba gelir, kurularından birkaç yaprak seçer. Koltuğunun altına odun maşasını alır. Tütünleri kıstırır arasına. Jilet yüzlü bıçağı ile ince ince kıyar. Tava getirir sobanın üzerinde. Çıtır çıtır. Çıtır çıtır. Bir tutam alır, yağlı kağıdına sarar. Çeker keyifle, üfler kara dumanını tahta tavana. Pof pof pof.

Kurudu tütünler. Topla iskeleden. Destele. Üstüste üste üste. Tek tek tek. Sarı sarı tütünler. Kükürtle sarartmadık. Kendi sarısı.

“Bu sene tütün para edecek diyorlar”
“ Yeni hökümet tütün işine çok önem veriyor”
“Bakam fiyatlar bir açıklansın da”

Jandarma geldi , jandarma. Raprap raprap. Karşıki dağdaki değil, şehrin ortasındaki jandarma. Raprap raprap. Teneke tabakalar zulalara. Kahvenin kapısında dikildi Postal. “Herkes ayağa kalkıp sıraya dizilsin.” Zapzap zapzap. “Size kaç kere kaçak tütün yasak demedik mi.” Çatçat çatçat. Kara yüzler kızardı. Suçlu suçlu. Önüne bak. Önüne bak.

Radyonun sesini aç. Cızır cızır. Reji İdaresi. Cızır cızır. Genel Müdür. Tütünün baş fiyatı,20 lira. Yirmi Lira. Kararan yüzler. Hiçbir zaman birinci kalite olmayan tütünler. Olsa da 20 lira eden tütünler. Baş fiyatı 20 lira.
“Bir daha tütün yapanın anasını avradını” “Ben böyle hökümetin” “Tövbe bir daha elimi sürersem.” “Yirmi liraya vereceğime yakarım”

Yirmi liraya verilen tütünler. Kararan yüzler. Zifir karası. Seneye sonraki sene, bir dahaki sene yine dikilen tütünler. Kararan yüzler. Zifir karası. Kararan yüzler. Zifir karası. Kararan yüzler. Zifir karası. Gönüller ak. Gönüller pak. Tütün işlemeyi bilen insanlar. Tütün olurdu eskiden. Tütün. Sarı tütün.
299 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar

Acı Tütün bize ne anlatıyor ?

Emekçi köylüler ve bu emeklerinin karşılığını bulamamalarını anlatıyor. Çektikleri onca çileye rağmen hayatta kalma mücadelesini anlatıyor.

Tütün acı mıdır ? Niye acıdır ? Evet tütün acıdır ama bu sanıldığı gibi tadından dolayı değildir. Uykusuz geçirilen günlerden, parçalanan nasır tutan ellerden, işin sonunda eline sadece bu işi yaparken aldığın borçları ödeyebilecek kadar para geçtiğinden ve bu döngünün hep devam etmesinden dolayı acıdır.

Geçmişte neyse şimdide aynısı. Ekicinin yanında olmayan devlet ve ekicinin sırtına kambur olan pahalılık, malının değerinin verilmemesi hem sadelikle anlatılmış hem içinize dokunacak nitelikte.

Elinize alırsanız kendiliğinden akıp gider kitap , öyle güzel ️
287 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Acı Tütün üçlemesinin son kitabı olan Acı Tütün, üçlemenin ikinci kitabı olan Yağmurlarla Topraklar’daki yan karakterler olan tütün ekicilerinin ana karakterleri oluşturduğu çok katmanlı bir kitap.
50’li yilların başlarında, çok partili düzenin ilk yillarında tütün piyasasının açıklanmasından bir iki gün önce ekicilerin umutları ve beklentileri ile başlayan roman, fiyatların açıklandığı ilk gün ve sonrasındaki bir iki gün boyunca devlet ve tütünü ucuza kapatmaya çalışan tüccarların arasında sıkışıp kalan ekicilerin kendiliğinden gelişen direnişlerinin nasıl adım adım tüketildiğini ve parçalandığını anlatıyor.
Necati Cumalı bütün karakterleri, dönemin ruhunu, iktidar ile halk arasındaki dikey ilişkiyi son derece etkileyici bir biçimde yazıya dökmüş. Steinbeck’in Bitmeyen Kavgası kadar tanınmış bir kitap olmaması üzücü. Diğer yandan günümüz edebiyatında bugünleri anlatan toplumcu gerçekçi yazarların olmaması da bizim kaybımız.
310 syf.
·5 günde
Akıp gidiyor. Sade ama kesinlikle basit olmayan bir dil ve üslup. Kolayca okunuyor ancak sıradan değil. Türkçenin nimetlerinden biri. Eğer bu tür çok kitap okumuşsanız konusu sıkıcı gelebilir. Edebiyatımızda sık tekrarlanan tipik bir ezilen köylü romanı. Lakin Cumalı' nın yazarlık gücü okunur kılıyor. Necati Cumalı mutlaka okunması gereken bir yazar; bu kitapta iyi bir seçim olabilir. Gerçekçi bir anlatım. İnsanların değiştiremeyecekleri yazgıları üzerine kurulu hayatları. Zamanının tipik düzeni içinde yaşamaya çalışmaları. Kişiler, biri hariç, yüzeysel geçilmiş. Hayatları gibi kişiler de birbirine benziyor. Sadece kasabanın doktoru derinlemesine incelen bir karakter olarak yer alıyor kitapta. Geçmişiyle birlikte. Kasabanın değiştirilemez yaşamının dışında başka bir hayâtı daha var. Öykünün sürprizi yok, beklendiği gibi bitiyor. Başı sonundan belli olsa da kendini okutuyor.
287 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Acı tütün olur mu? Evet, olur. Sanmayın ki acılığı tadından gelir. Tütünü acı yapan emektir, gün doğmadan tarlaya çalışmaya gitmektir, nasırlı ellerde biriken katran karasıdır, çok emek verip az verim almaktır. Düğün parasını denkleştirebilmektir icabında, borçları ödeyebilmektir karın tokluğunda. Eksper ne kadar fiyat biçecek diye kaygılanmaktır, geceleri uykusuz bırakandır çoğu kez. Urlalı tütün emekçilerinin de hayatı bu çarkın dişlilerinde devinmektedir. Toplumsal gerçekçilik örneğinin önemli eserlerinden birisi olan bu kitap bu dramı da gözler önüne sermektedir.
287 syf.
·Beğendi·10/10
Arkadaşlar kusursuz bir roman. Herşey hakkında düşündürüyor sizi, sorgulatıyor. Aşkı, yaşamayı, umutları, siyaseti v.s.
Fikrimce edebiyat herkes bu romanı mutlaka okumalı.
287 syf.
·1 günde·8/10
Acı tütün uzun yıllar önce okumama rağmen unutamıyorum. Üniversite hocamın kitabın adı ile dediklerini unutmam. Şu sözlerdi;
"Tütün acı mı olur, tütün candır."
Güzel bir roman. Ege'nin sorunlarını anlatmış. Geçimlerini tütün ile yapan ege köylüsünün sorunları anlatmış yazar. Gayet akıcı ve güzel bir eser...
287 syf.
·3 günde·8/10
Necati Cumalı'da Yaşar Kemal'den esintiler gördüğüm kitabı.Toplumcu gerçekçi bir anlayışla kaleme alınmış nefis bir eser.

Neden mi güzel ? Çünkü tıpkı Yaşar Kemal'de olduğu gibi halkımıza,emekçilerimize,yokluk içinde bileğinin hakkıyla mücadelesini sürdüren kırsal kesim insanına değinmiş.Gerçekçi olan şeyler de güzeldir zaten,kendimizi görürüz böyle romanlarda.

Bu roman da bu şekilde ,Ege'de yaşayan ve geçimini tütüncülükten kazanan kırsal kesim insanlarının çektiği sıkıntılara eğilmiş.Beğendiğim Türk Edebiyatı klasiklerindendir.
287 syf.
·32 günde·10/10
Tütüne verilen emek ve verdiği emeğe değer verilmeyen halk. Hangi halk!!! Sadece seçimden önceki son altı ayı hatırlayan balık hafızalı halk. Tütünü satma aşamasına gelen insanların yaşadığı psikolojik durum bu kitapta mükemmel anlatılmış durumda. Evet, Necati CUMALI bu kitabında tütünü anlatmıştır. Tabii ben okurken, zeytini de, fındığı da diğerlerini de hissettim ve yaşadım. İnsanların, paragraf aralarında soyutlaşarak kendi aileleri ile yaşadığı durum o kadar mükemmel anlatılmış ki hayran kalmamak elde değil.
287 syf.
·9/10
Belki Necati Cumalı'yı duyanımız çoktur o tütünlü eserlerini de biliriz ama okuyanımız azdır,eğer düşünüyorsanız bu kitap başlamak için harika olacaktır.Cumalı'nın dili o kadar yalın o kadar akıcı ki anlatmak zor su gibi berrak ve akıcı bir dil.Yani sanki bir kitap okumuyorsunuz da köyde o tütünün binbir türlü derdiyle hemhal oluyor,köylüyü anlıyor hatta köyden biri oluyorsunuz.Tütün gibi sevdaların da acı olduğunu kavuşmaların,huzurun velhasıl her şeyin bir tütüne bağlı olmasındaki trajik dünyayı yaşıyorsunuz.Necati Cumalı'yla muhakkak tanışmanızı isterim.Bu bir hayat anlatısıdır sansasyonel bir roman beklemeyin tütün gibi hayatın kendisi de bu romanda acıdır.
Ölüm! Eninde sonunda gelecek olan ölüm!
Yanlış doğru yaşanmış yaşamları denkleştirecek, eşit kılacak o ölüm!
Necati Cumalı
Sayfa 245 - Tekin Yayınevi
Tarlası dert, vergisi dert, çiftçi dert, yağmuru dert, fidanı dert, dikmesi dert, çapası, kırması, dizmesi, kurutması, korunması, balyalanması dertti. Ürün yetişinceye kadar geçinebilmek için sağa sola avuç açması, yüz kızartması, borcu, faizi dertti. On bir ay! On bir ay, evinde kim varsa, yaşlı anan baban, dört yaşını aşan oğlun kızın karınla, saatleri saymadan uğraşacak, didineceksin, sonunda hiçbir zaman yüzün gülmeyecek!
Necati Cumalı
Sayfa 177 - Tekin Yayınevi
Haksız mıydı direnişleri? Haksız mıydı istedikleri üç beş kuruş fiyat artışı?

Acı işti, kahırlı işti tütün!
Necati Cumalı
Sayfa 177 - Tekin Yayınevi
Kısacası halktı onlar. Elleriyle, kollarıyla, sağlıklı ruh yapılarıyla, yaşama güçleri, sağduyularıyla yaşamı bugünden yarına ulaştıran temeli, direğiydiler toplumun.
Necati Cumalı
Sayfa 176 - Tekin Yayınevi
Arabacı Yusuf , tütünleri yok pahasına satmaktansa herkesin gözü önünde Cumhuriyet Alanı 'nda yakar. Tütünleri ucuza satan köylüler bir örgüt kurma kararı alır .

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Acı Tütün
Alt başlık:
Tütün Zamanı 3
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
287
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756747391
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cumhuriyet Kitap Yayınları
... "Kalın yerinizde! Üstüme varmayın!"

Gelenler durdu. Yusuf'un bir kibrit çaktığını gördüler. Önündeki ilk balyaya tuttu kibriti. Bir kibrit daha, onun yanındaki balyaya. Kuru tütünler önce bir duman salmıştı.

Sonra bir alev topu yükselivermişti alanın ortasında... Arabasına bindiğini gördüler Yusuf'un. Bir elinde dizginler, ayakta dimdikti. Kamçıyı tuttuğu öbür elini kaldırıp uzaklaştı. Tekel'e doğru:

"Dumanını alırsınız dedim, alın, sizin olsun!"
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 219 okur

  • Büşra Bulat
  • Cansu Şahinkaya
  • Furkan Demirci
  • İsmail banazli
  • Hanifi yaşar
  • red john
  • Kitap Sever Psikolog
  • Nurettin
  • Halime
  • bugdaytarlasi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%20.8
25-34 Yaş
%32.1
35-44 Yaş
%20.8
45-54 Yaş
%17
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%7.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.9
Erkek
%48.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.1 (17)
9
%18.9 (10)
8
%30.2 (16)
7
%15.1 (8)
6
%3.8 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0