Tütün Zamanı 3

Acı Tütün

Necati Cumalı
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 8 dk.
Sayfa Sayısı:
287
Basım Tarihi:
Mayıs 2011
İlk Yayın Tarihi:
1974
Yayınevi:
Cumhuriyet Kitap Yayınları
ISBN:
9789756747391
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·287 syf.··
2016 60. kitabı
Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı'nın tanınmış yazarı Necati Cumalı, Yaşar Kemal'in ifadesiyle "Yaşlanmaz Şair Çocuk" olarak anılır. Uzun yıllar önce okuyup bir köşeye bıraktığım 36 yıllık bir yadigar elime alıp da yeniden okuduğum bu kitap. Tam tamına 36 yıl... Yaprakları olabildiğince sararmış, tarih kokan, ruhu olan bir kitabı okurken hissettiğim heyecanımı ve hüznümü anlatmaya kelimeler yetmez belki de... İşte bu yüzden seviyorum yaşayan, ölümsüz tek nesne olan kitapları. Necati Cumalı "Acı Tütün" adlı romanında Ege Bölgesi'nde yaşayan köylü halkı, doğal çevresi içinde, gelenekleri, değer yargıları, duyguları ve inançlarını sadelikle yansıtmıştır. Yazar sadelik ve doğruluktan ayrılmayarak, yalın bir dille kaleme dökmüştür romanını. Kitapta birlik beraberlik ve dayanışmanın önemi vurgulanmıştır zaman zaman. Kırsal kesim insanının çilekeş yaşamını, tek geçim kaynağı "tütün" olan ve onca eziyetine, ezilmişliğine rağmen hayatta kalma mücadelesi veren, bir başka deyişle hayata direnen emekçi kardeşlerimizin acı yaşamını dile getirmiştir. Tütün işiyle uğraşan emekçi kadınların ellerinin nasır tutup, parçalandığına şahit olmuşumdur çok kez. Aynı Necati Cumalı'nın romanında olduğu gibi. Acıdır tütün. ~ ~ ~ ~ ~ "Tarlası dert, vergisi dert, çiftçi dert, yağmuru dert, fidanı dert, dikmesi dert, çapası, kırması, dizmesi, kurutması, korunması, balyalanması dertti. Ürün yetişinceye kadar geçinebilmek için sağa sola avuç açması, yüz kızartması, borcu, faizi dertti. On bir ay! On bir ay, evinde kim varsa, yaşlı anan baban, dört yaşını aşan oğlun kızın karınla, saatleri saymadan uğraşacak, didineceksin, sonunda hiçbir zaman yüzün gülmeyecek!" "Haksız mıydı direnişleri? Haksız mıydı
Acı TütünNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitap Yayınları · 2011589 okunma
Puan vermedi·299 syf.··
2019 55. kitabı
Merhabalar Acı Tütün bize ne anlatıyor ? Emekçi köylüler ve bu emeklerinin karşılığını bulamamalarını anlatıyor. Çektikleri onca çileye rağmen hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Tütün acı mıdır ? Niye acıdır ? Evet tütün acıdır ama bu sanıldığı gibi tadından dolayı değildir. Uykusuz geçirilen günlerden, parçalanan nasır tutan ellerden, işin sonunda eline sadece bu işi yaparken aldığın borçları ödeyebilecek kadar para geçtiğinden ve bu döngünün hep devam etmesinden dolayı acıdır. Geçmişte neyse şimdide aynısı. Ekicinin yanında olmayan devlet ve ekicinin sırtına kambur olan pahalılık, malının değerinin verilmemesi hem sadelikle anlatılmış hem içinize dokunacak nitelikte. Elinize alırsanız kendiliğinden akıp gider kitap , öyle güzel ️
Acı TütünNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitap Yayınları · 2011589 okunma
Tütün KARASI
Puan vermedi·287 syf.··
2019 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2019 01:06
Tütün olurdu eskiden. Tütün. Sarı tütün. Eski zamanlarda. Güzel zamanlarda. Tiki tak tiki tak tiki tak. Tütün işlemeyi bilen insanların olduğu zamanlarda. Tiki tak tiki tak. Unuttuğumuz/unutturulan zamanlarda. Tiki tak tiki tak. Tek derdimizin sigara içilmesi olmadığını bildiğimiz zamanlarda. Tütün olurdu. İnsan boyu tütünler. Yeşil yeşil. Damarlı yapraklı, beyaz çiçekli tütünler. Yeşil yeşil. Kırılırdı. Çıtçıt çıtçıt. Sabah erken, gün doğmadan. Çıtçıt çıtçıt. Etek, orta, tepe. İstif istif. Eller zifir karası. Acır zifir. Kara zifir. “Toprakla ov, sabunla çıkmaz.” “Guzum cigaran içmen emi.” “Hadi yemeğe domata salatası yaptım.” Küfelere doldurulur evlerin koca salonlarına dökülürdü. Dizilirdi. Pıtpıt pıtpıt. Alınlarından. Uzun uzun iplere. Pıtpıt pıtpıt. Konu komşu. “Halime’nin oğlanda Kazancı’ların evinin önünde dolanıp duruyor.” “Kızları kuyruk sallıyor da ondan.” “Vay kız siz duymadınız mı, onları kızılcıklık da bizim çoban görmüş ya.” İskelelere asılırdı. Kurusun. Yağmur yağarsa çürür. Islatma. Üstüne naylon ser. Kükürtle sarartmadık. Kendi sarısı. Bir baba gelir, kurularından birkaç yaprak seçer. Koltuğunun altına odun maşasını alır. Tütünleri kıstırır arasına. Jilet yüzlü bıçağı ile ince ince kıyar. Tava getirir sobanın üzerinde. Çıtır çıtır. Çıtır çıtır. Bir tutam alır, yağlı kağıdına sarar. Çeker keyifle, üfler kara dumanını tahta tavana. Pof pof pof. Kurudu tütünler. Topla iskeleden. Destele. Üstüste üste üste. Tek tek tek. Sarı sarı tütünler. Kükürtle sarartmadık. Kendi sarısı. “Bu sene tütün para edecek diyorlar” “ Yeni hökümet tütün işine çok önem veriyor” “Bakam fiyatlar bir açıklansın da” Jandarma geldi , jandarma. Raprap raprap. Karşıki dağdaki değil, şehrin ortasındaki jandarma. Raprap raprap. Teneke tabakalar zulalara. Kahvenin kapısında
Acı TütünNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitap Yayınları · 2011589 okunma
9/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2021 65. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2021 11:55
Necati Cumalı Acı Tütün Tütün Zamanı kitabında Ege Bölgesinin en önemli geçim kaynağı olan tütün ve tütün ekicilerinin başından geçen olayları sorunlarını akıcı bir şekilde okuyucuya aktarmaya çalışmıştır.
Edebiyat
Acı TütünNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitap Yayınları · 2011589 okunma
10/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2020 58. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2020 22:36
Acı Tütün üçlemesinin son kitabı olan Acı Tütün, üçlemenin ikinci kitabı olan Yağmurlarla Topraklar’daki yan karakterler olan tütün ekicilerinin ana karakterleri oluşturduğu çok katmanlı bir kitap. 50’li yilların başlarında, çok partili düzenin ilk yillarında tütün piyasasının açıklanmasından bir iki gün önce ekicilerin umutları ve beklentileri ile başlayan roman, fiyatların açıklandığı ilk gün ve sonrasındaki bir iki gün boyunca devlet ve tütünü ucuza kapatmaya çalışan tüccarların arasında sıkışıp kalan ekicilerin kendiliğinden gelişen direnişlerinin nasıl adım adım tüketildiğini ve parçalandığını anlatıyor. Necati Cumalı bütün karakterleri, dönemin ruhunu, iktidar ile halk arasındaki dikey ilişkiyi son derece etkileyici bir biçimde yazıya dökmüş. Steinbeck’in Bitmeyen Kavgası kadar tanınmış bir kitap olmaması üzücü. Diğer yandan günümüz edebiyatında bugünleri anlatan toplumcu gerçekçi yazarların olmaması da bizim kaybımız.
Acı TütünNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitap Yayınları · 2011589 okunma
Puan vermedi·287 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2021 23:06
Yaşar Kemal okuyanlar bilir Çukurova aşktır, candır, heyecandır.Nasıl ki Çukurova'nın o kavurucu sıcaklığını hissederiz, nasıl ki halk umudunu beyaz altına bağlamıştır, nasıl ki sıtmadan yakınır en sevdiklerimizi kurban veririz. Necati Cumalı ile de aynı içtenliği sıcaklığı hissettim Batı Anadolu'yu gezdim baştan aşağı, tütün topladım, tarlada ırgat oldum sevdiğime kavuşamadığım için kederlendikçe bir cıgara yaktım, kendime, derdime yandım, oy zamanı beni halk bilen siyasilere sövdümde sövdüm ama yine anamın, kardaşımın tesellisiyle, sağlığıma bin şükür ederek, henüz açlıktan ölmedik ya diyerek yürüdüm geçtim kasabanın meydanından.Amma yeri geldi onurum açlığımdan ağır bastı da anam avradım olsun bu tütünü yakarım da gene de size satmam diyen arabacı Yusuf'la el emeği göz nuru sarı altınımı, tütünümü bir kibrit çalıp yaktım.Of offf okurken ciğerimi bıraktım sanatçı olmak budur, halk olmak, ırgat olmak, sevdalı olmak ancak bu kadar güzel anlatılır.Yıllardır okumayı düşündüğüm fakat bir türlü eyleme geçiremediğim bir kitaptı.Okurken geç kalınmışlık hissi yapıştı bırakmadı yakamı.Kalemin nasıl güzel, sen nasıl güzelsin Necati Cumalı.Kitaba tekrar dönersek dedim ya Anadolu...İzmir, Muğla, Denizli ve çevre illerdeki halkın geçim kaynağı olan tütünle sınavını anlatıyor.Halkın tek ümidi olan tabiri caizse ekmeğini katık edeceği acı tütünün tekel eksperlerinin tekeline bırakıldığı, kiminin ıskartaya bırakıldığı, nerdeyse bedavaya satıldığı, ektra, birinci diye sınıflara ayrılan altın emmee satıldıktan sonra değerlenen, çiftçinin bir sonraki hasata kadar sızım sızım sızlatıldığı, her zaman olduğu gibi siyasilerin sadece seçim zamanı boy gösterdiği, kasabalılarında halkçılar ve demokratlar diye ikiye ayrıldığı bir Demokrat parti Menderes dönemi tüm çıplaklığıyla adeta insanın
Acı TütünNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitap Yayınları · 2011589 okunma
10/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
Tütün Zamanı üçlemesinin son kitabı Acı Tütün'ü de okudum. İlk ikisi gibi lezzet alarak tamamladığım bir kitap oldu. Hani böyle en sevdiğiniz yemeği, hele ki güzel yapılmışsa, büyük bir iştahla yersiniz ya işte öyle bir haz duyduğumu söyleyebilirim. Şansıyım ki Aci Tütün'ü yetmiş dört tarihli ikinci baskısından Necati Cumalı imzalı bir nüshasından okudum. Kitabın baskısı muhteşem geldi bana. Öyle güzel bir kapak tasarımı yapılmış ki özel baskı mı acaba diye düşünüyor insan. Gerçek bir sanat eseri. Konusuna gelecek olursam, ilk kitapta tütün hasadı ve tütün ekicisi köylülerin ellilerdeki yaşamı üzerine güzel bir aşk hikayesini eklemişti Cumalı, ikinci kitapta ise daha önce bahsettiğim gibi tütünün bir yıllık yolculuğunu anlatmıştı. Bu kez tütün ekicisinin o dönemki kanayan yarası, tekelin ve diğer alıcıların tütüne değer biçip alması üzerine eğilmiş. Yani üçüncü kitapta ekicinin bir yıllık emeğin neticesini aradığı, satış zamanına ışık tutmuş Cumalı. Bunun yanı sıra yine birçok karakterin hayatını, bazen en ince ayrıntısına kadar ama asla bıktırmadan, okurun kafasını karıştırmadan, büyük bir ustalıkla anlatmış. Bu hayatlar içinde aşkı, hırsı, masumiyeti ve daha nice insani duyguyu görebiliyoruz, yine hepsiyle empati içersinde buluyoruz kendimizi. İlginç bir şekilde kitabın kötü karakterleriyle bile empati yapabiliyoruz. Tütün Zamanı üçlemesini hiç tereddüt etmeden alıp okuyabilirsiniz. Benim gibi biraz da nostalji eğiliminiz varsa zevk alarak okuyacağınıza eminim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Acı TütünNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitap Yayınları · 2011589 okunma
9/10
·287 syf.·
2022 68. kitabı
Acı Tütün, Necati Cumalı'nın ne kadar usta bir kalem olduğunu gösteren eserlerinden yalnızca birisi. Cumalı, bu romanında 1950'li yılların Urla'sına götürüyor bizi. Ege'nin pek çok ilçesi gibi, Urla'da da tütüncülük ana geçim kaynağıdır. Kasaba halkının, D.P. hükümeti tarafından açıklanacak olan tütün fiyatlarını beklemesi ve sonrasındaki gelişmeler işleniyor. Roman başarılı bir kurguya ve anlatıma sahip. Oluşturulan karakterler ve ortamlar hayli başarılı; aynı zaman da gerçekçi. Tipik ve başarılı bir kasaba romanı olan Acı Tütün, dönemin sosyo-ekonomik ve siyasi yapısını oldukça iyi resmediyor. Olay örgüsü ve okuma akıcılığı da gayet iyiydi.
Roman
Acı TütünNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitap Yayınları · 2011589 okunma
Puan vermedi·287 syf.·
2021 78. kitabı
Necati Cumalı Acı Tütün Tütün Zamanı kitabında Ege Bölgesinin en önemli geçim kaynağı olan tütün ve tütün ekicilerinin başından geçen olayları sorunlarını akıcı bir şekilde okuyucuya aktarmaya çalışmıştır.
1000Kitap
Acı TütünNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitap Yayınları · 2011589 okunma
7/10
·310 syf.··
2017 527. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2017 18:20
Akıp gidiyor. Sade ama kesinlikle basit olmayan bir dil ve üslup. Kolayca okunuyor ancak sıradan değil. Türkçenin nimetlerinden biri. Eğer bu tür çok kitap okumuşsanız konusu sıkıcı gelebilir. Edebiyatımızda sık tekrarlanan tipik bir ezilen köylü romanı. Lakin Cumalı' nın yazarlık gücü okunur kılıyor. Necati Cumalı mutlaka okunması gereken bir yazar; bu kitapta iyi bir seçim olabilir. Gerçekçi bir anlatım. İnsanların değiştiremeyecekleri yazgıları üzerine kurulu hayatları. Zamanının tipik düzeni içinde yaşamaya çalışmaları. Kişiler, biri hariç, yüzeysel geçilmiş. Hayatları gibi kişiler de birbirine benziyor. Sadece kasabanın doktoru derinlemesine incelen bir karakter olarak yer alıyor kitapta. Geçmişiyle birlikte. Kasabanın değiştirilemez yaşamının dışında başka bir hayâtı daha var. Öykünün sürprizi yok, beklendiği gibi bitiyor. Başı sonundan belli olsa da kendini okutuyor.
Acı TütünNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitap Yayınları · 2011589 okunma

Yazar Hakkında

Necati CumalıYazar · 47 kitap
Şiir, roman, hikâye, deneme, tiyatro, günce gibi pek çok edebi türde eser vermiş çok yönlü bir yazardır. Cumhuriyet devri Türk edebiyatının tanınmış kişilerinden olan Cumalı, Yaşar Kemal'in ifadesiyle "Yaşlanmaz Şair Çocuk" olarak anılır. 13 Ocak 1921 tarihinde Yunanistan sınırları içinde bulunan o dönemin Rumeli Vilayet-i Celilesine (Manastır'a) bağlı ve Cuma beyleriyle meşhur olan Cuma kazasında doğdu. Altı çocuklu ailenin en büyük evladı idi. Ailesi 1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi kapsamında Türkiye'ye göç ederek İzmir'in Urla ilçesine yerleşti. Ortaöğrenimini 1938’de İzmir Atatürk Lisesi'nde tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. İlk şiiri, 1939'da Urla Halkevi Dergisi olan "Ocak"'ta "A. N. Acar" ismiyle yayımlandı. Sanatsal değere sahip ilk şiiri ise 1940'ta Varlık dergisinde "Netice" ismiyle yayımlandı. Orhan Veli, Oktay Rıfat, Cahit Sıtkı, Nurullah Ataç gibi önemli edebiyatçılarla tanıştı ve onların etkisiyle şiirine yön verdi. Çocukluğundan başlayarak hayatında yer alan olayları şiirlerinde konu edindi. Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde (1941) tamamladı. Ankara'da Toprak Mahsulleri Ofisi'nde (1941-1942) çalıştıktan sonra askerlik görevi nedeniyle Ezine'ye gitti. İlk kitabı "Kızılçullu Yolu" 1943'te yayımlandı. Askerlikten döndüğü 1945 yılında Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başladı. Askerliği sırasında yazdığı şiirleri aynı yıl “Harbe Gidenin Şarkıları” adıyla yayımladı. 1945'ten itibaren Ulus gazetesi sanat sayfası, Varlık, Ülkü, Ankara gibi dergilerde sürekli olarak şiirleri yayınlandı. Yayınlanan ilk hikâyesi, 1945 yılında Yücel dergisinin yayımladığı "Aysız Geceler" oldu. Ulus gazetesinde şiirlerin yanı sıra hikâye alanındaki ilk denemelerini yayımlamayı sürdürdü. Bir süre Ankara'da Cahit Sıtkı Tarancı ile aynı evi paylaştı. 1949 yılında sahnelenen "Boş Beşik" adlı oyunu ile dikkat çekti. 1949 yılında Ankara’daki görevinden ayrılarak İzmir’e gitti. 1957'ye kadar Urla ve İzmir'de avukatlık ve memurluk yaptı. “Güzel Aydınlık” (1951), “İmbatla Gelen” (1955), “Güneş Çizgisi” (1955) adlı şiir kitapları ve "Yalnız Kadın" adlı hikâye kitabı İzmir'de iken yayımlandı. 1955'ten sonra şiir, hikâye, roman çalışmalarını birlikte sürdürdü. Urla ve çevresine ait gözlemleri, avukatlık yıllarında karşılaştığı olaylar ve baktığı davalardan edindiği izlenimlere eserlerine şekil verdi. Özellikle Ege yöresindeki kasaba ve kırsal kesim insanlarının sorunlarının işledi. İlk hikâye kitabı “Yalnız Kadın”, 1955'te yayımlandı. 1956'da İzmir'de "Ara Tiyatro"'yu kurdu ve yöneticiliğini üstlendi. 1957'de “Değişik Gözle” kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı. O yıl avukatlığı bırakarak kendi imkanları ile Paris'e gitti. 1957-1959 yıllarında Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Basın Ataşeliği'nde çalıştı. Paris yılları "Aşk Duvarı" ve "Zorla İspanyol" gibi bazı oyunlarına ve kimi hikâyelerine kaynaklık etti. 1959'da "hayatını edebiyat adamı olarak kazanma" kararıyla yurda döndü; İstanbul'a yerleşti. 1959 - 1963 yıllarında İstanbul Radyosu'nda redaktörlük yaptı. İlk romanı "Tütün Zamanı", 1959'da tefrika edildi. Avukatlık yıllarında edindiği gözlemlerine dayanan Susuz Yaz öyküsünü 1960 yılında yazdı. Üç perdelik bir oyun olarak tiyatroya da uyarladığı öykü, Metin Erksan tarafından filme çekilmiş (1963) ve 14. Uluslararası Berlin Film Festivali‘nde Altın Ayı’yı kazanarak (1964) Türk sinemasında çığır açmıştır. 1960 yılında hariciyeci Berin Teksoy ile evlenen sanatçı, 1963'ten sonra yaşamını roman ve oyun yazarlığı ile sürdürdü. Eşinin işi nedeniyle 1963-1965'te Tel Aviv ve Paris'te bulundu. Necati Cumalı'nın yazdığı bazı yazılar nedeniyle 1966'da eşi Berin Hanım görevinden alınınca[1] İstanbul'a yerleştiler. 1967'den itibaren Makedonya, ABD, Sovyetler Birliği, Bulgaristan, İran, Yunanistan, Almanya, Çekoslovakya, Finlandiya'ya yurt dışı geziler yaptı. Bu geziler eserlerinin oluşmasında etkili oldu. “Makedonya 1900” ile 1970 yılında ikinci kez Sait Faik Hikâye Armağanı'nı, “Yağmurlu Deniz” adlı kitabıyla Türk Dil Kurumu 1969 Şiir Ödülü'nü, “Dün Neredeydiniz” adlı oyunuyla Kültür Bakanlığı 1981 Tiyatro Ödülü'nü, “Tufandan Önce” kitabıyla 1984 Yeditepe Şiir Armağanı’nı, “Viran Dağlar” romanı ile 1995 Orhan Kemal Roman Armağanı, Yunus Nadi Roman Ödülü ve Ömer Asım Aksoy Ödülü'nü kazandı. Türk tiyatrosuna katkılarından dolayı kendisine 2000 yılında Tiyatro Yazarlar Derneği tarafından “Onur Ödülü” verildi. 10 Ocak 2001 tarihinde yakalandığı karaciğer kanserinden kurtulamayarak İstanbul'da hayata veda etti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünden sonra 2001 yılı “Şiir Büyük Ödülü”’ne değer bulundu ve ödülü eşi Berin Cumalı'ya sunuldu. Urla'da çocukluğunu geçirdiği ve "Anı ve Kültür Evi" olarak ziyarete açılmış; İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde Vişnezade Şairler Parkı'na heykeli dikilmiştir. Urla'da her yıl 10 Ocak'ta anılmaktadır.