Tara Westover'in kendi hayatını anlattığı etkileyici kitabı Talebe.
Amerika'nın Idaho eyaletinde dağların arasında yaşayan,
yedi kardeşin en küçüğü olan Tara'nın yașamı ailesinin Mormon inanışına aşırı bağlılığıyla,
annesinin bitkisel ilaçlarlar yapmasına yardım edip bir yandan da hurdalıkta çalışan babasına da yardım ederek hayatını ailesinin inandığı yaşam tarzına göre devam etmektedir yani zamanı gelince evlenip annesinin yaşadığı hayatı devam ettirecektir.Farklı bir hayali yoktur bir kadının yapması gereken vazifeler her neyse Tara da o şekil bir yaşam sürecektir.
Ailenin düşünce tarzı çok farklıdır, kıyamet gününe hazırlık için sürekli erzak hazırlığı yapmaktadırlar.Sosyalleşme yok, kimlik kayıtları yok,okul yok, hastalandığında hastane ya da ilaç yok çünkü devletin şeytanla işbirliği yaptığı düşüncesine sahipler.
Çocukların hepsi evde eğitim almıştır.Bir gün Tara da eğitimi için okula gitmek isteyince hayatı bu karar ile şekillenir.Çünkü ilk defa farklı insanlarla bir araya gelecektir ve kendilerinin farklı bir yaşam sürdüklerinin farkına varacaktır.
Tara ailesi ve eğitimi arasında sürekli ikilem yaşar.
Doğduğu yere,ailesine bağlılığı ve alıştığı yaşam tarzının devam ettirmesi gerektiğini düşünürken bir yanda da eğitimin, bilginin verdiği güçle kendi hayatını kurmak arasında sıkışıp kalır.
Ne kadar kendini suçlu, hatalı hissetse de Tara eğitimi seçerek hayatını kendi isteği gibi şekillendirir.
Digital bir çağda yaşamak, teknolojinin hayatımızın her alanında bulunması, ilerleme ve yeniliğin sürekli devam etmesi bizim teknolojiyi kullanmamızı zorunlu hale getiriyor istesek de istemesekte.
Teknolojinin hayatımıza kolaylık ve rahatlık sağladığı gibi zorlu durumlarla baş etmek zorunda da bırakabiliyor.
Çocuklarımızın dijital çağın içinde doğması onların teknolojiye adapte olmasını kolaylaştırıyor.
Çocuklarımızın dijital ortamda zaman geçirmesini , faydalanmasını yani sağlıklı bir şekilde nasıl kullanmaları gerektiğinin bilincinde olmaları gerekiyor.
Bunu nasıl yapabiliriz,
bulunduğumuz dijital çağı kabul edip bunu nasıl avantaja çevirebileceğimizi öğrenmek ve öncelikle bizim bilinçlenmemiz gerekiyor ki bu şekilde çocuklarımıza faydalı olabilelim.Biz teknolojiden anlamaz ya da teknolojiyi hayatımızın içine almazsak çocuklarımızın nasıl bir ortama girdiğinden habersiz kalır ve onların bizden ve hayattan kopuk yaşamalarını yakından izlemiş oluruz.
Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk 'un
Dijital Çağda Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek kitabında sadece çocuklara değil biz yetişkinlere de bağımlı olmadan nasıl teknolojiden bilinçli bir şekilde faydalanabileceğimizi bilimsel verileri kullanarak anlatıyor.
Amacımız çocukların teknojiden koparmak uzaklaştırmak değil onların teknolojiyi kullanmalarına fırsat vererek nasıl bilinçli kullanmaları gerektiğini öğretmek tabi önce kendimizi bilinçlendirmek.