Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Puan vermedi·120 syf.··
2025 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2025 21:49
Victor Hugo’nun Bir İdam Mahkûmunun Son Günü kitabını okurken, daha ilk sayfalardan itibaren kendimi çok yoğun bir duygunun içine çekilmiş hissettim. Kitap kısa olmasına rağmen bıraktığı etki bence oldukça büyük. Özellikle birinci tekil şahısla yazılması, yani mahkûmun kendi ağzından anlatılması, beni doğrudan onun zihnine soktu. Sanki o hücrede ben de oturuyormuşum gibi, saatlerin nasıl yavaş aktığını, bazen tam aksine nasıl hızlı aktığını, her düşüncenin nasıl ağırlaştığını hissettim. Kitapta beni en çok etkileyen şey, mahkûmun ölümden çok, ardında bırakacağı insanları düşünmesiydi. Annesini, kızını ve onları bir daha göremeyecek olmasını anlattığı bölümlerde, idam cezasının sadece bir kişiyi değil aslında tüm ailesini cezalandırdığını anladım. Hugo, idam cezasını tek bir mahkûm üzerinden anlatsa da aslında son derece toplumsal bir noktaya parmak basmış, bizler yalnızca mahkûmun zihnindeki akışı dinlediğimizi zannederken bize toplumdaki suça, suçluya, insanlık onuruna bakışı, yozlaşmayı anlatır. Bu bakış açısı benim için çok sarsıcıydı. Çünkü biz genellikle sadece “suçlu”ya verilen cezaya odaklanıyoruz ama Hugo, bunun aslında bir toplumsal yara olduğunu hatırlatıyor. Dil olarak da çok yalın ama etkili bir anlatımı vardı. Fazla süslü cümleler kullanmadan, doğrudan duyguları hissettirmeyi başardı. Okurken sayfalar hızla ilerledi ama düşündüklerim uzun süre zihnimde kaldı. Zaten bu yüzden de belki de kısa olmalıydı roman. Çünkü bu büyük iç sıkıntısına daha uzun bir süre katlanabileceğimi düşünmüyorum. O hücrede kalmak, ölümü beklemek hissi yazar tarafından öyle güzel aktarılmış ki hiç işlemediğim bir suçun bedelini ödemek üzere karanlık hücrede beklediğimi hissetmeden bir sayfa bile okuyamadım. Ölüm korkusunun, özgürlük arzusunun ve yaşam sevgisinin bu kadar kısa bir metinde bu denli yoğun verilmesi bence Victor Hugo’nun ustalığını gösteriyor. Benim için bu kitap sadece bir roman değil, aynı zamanda bir vicdan çağrısıydı. Ölüm cezasına bakış açımı derinden etkiledi. Ne kadar büyük bir suç işlemiş olursa olsun, bir insanın yaşam hakkının elinden alınmasının sadece o kişiyi değil, tüm insanlığı yaraladığını fark ettim. Son cümleyi ise Hugo’nun sözleriyle bitirmek isterim; çünkü bence kitabın özünü en iyi onlar anlatıyor: “Ölüm cezası, insanı cezalandırmaz; insanlığı yaralar.”
1000Kitap
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.