Gönderi

Cunda Adası..
Komşuluklar eski, evler müstakil, insanlar hâlâ doğa ile iç içe.. Büyükşehir çok değişti. Köyler boşaldı, herkes büyükşehirlere göç etti. Mutlu da değiller bence. Çoğu kişi adı sırf şehir diye orada.. EmanetEmanet Sayfa / 304
Edebiyat
·
741 Gösterim
2 Yorum
İşte bu yüzden tatilin çoğunu köyde geçiriyorum hocam köyde yaşa ömrüne ömür kat şehirde yaşa stresine stres kat demişler :)) Eskiden insanların gözü gönlü toktu... "Mesela biz pazardan muz alınca sır gibi saklayan çocuklardık. Pazarda elimize kimse vermedi gören olur canı çeker diye. Muzun evimize girdiği haftayı şans bildik. Adımıza özel sofralar kurulmadı. Elimize tutuşturulan salçalı ekmeğin kokusu ciğerimizde büyüdük. Yaşayarak öğrenmemize izin verdiler, sobaya elimiz değdi yandı. Bir daha dokunmamaya tövbe ettik. Belki saçımiz yağlıydı, burnumuz sümüklüydü her gün duş yüzü göremedik lakin güzel , samimi, içten, mutlu günleri gördük.." Ve Nazım Hikmet ne diyor; "Odayı saran odun kokusu, Dışarıda çiseleyen bir yağmur, Sıcak bir çay, Aklımda çocukluğumdan kalma bir masal..." Ve son olarak "Eskiler mi güzeldi, eskiden mi güzeldik?" diye sorası geliyor insanın hocam...
Tatilin büyük kısmını köyde geçirme şansına sahip olmak.. 🌳 Ne güzel özetlemişsiniz Hatice öğretmenim, teşekkür ediyorum.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.