Bana rahat batıyor diyenlerin kitabı... Cioran'ı tanımıyorsanız ya da felsefesine hakim değilseniz, kesinlikle tavsiye etmiyorum. Eğer okumak için ısrar ederseniz, damağınızda ikindi uykusu sonrasında oluşan o buruk ve leş tadı bırakıyor.
Cioran'la tanışmamız 3-4 yıl öncesine dayanıyor. İlk okuduğumda sabaha kadar dayak yemiş gibi hissettim. Gözlerimde sevinç gözyaşları ve kalbimde o minik heyecanla "Buldum." dedim, ben bana ait olan yazarı buldum. Bunlar benim kelimelerim olmalıydı. Çünkü zihnimde darmadağın duran düşünceleri bir araya getirmişti.
Bu kitap da bildiğiniz her şeyi alt üst ediyor, yerine yenisi de koymuyor, gözlerini dikip size meydan okuyor hahaha... İşte bu kadar iştah açıcı bir kitap.. Kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor sizinle; sonrasında kapandaki peynire dönüşüyorsunuz. Eğer düşünmekten korkuyorsanız, kutsallarınız sizden önde gidiyorsa da okumayın! Zira kutsallarınızın içinden geçiyor.
Peki bu kitabı neden okumalısınız? Yukarıda saydığım sebeplerden ötürü...
Emil Michel Cioran