·350 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Temmuz 2025 00:00 Yıllar önce üniversitede tezim için hocamın kaynak olarak göstermemi ve okumamı istediği bir kitaptı. Yıllar sonra tekrar elime aldım, bu kez ilgimi çeken yerler değişmişti, tabi tezimin konusunun farklı olmasının da bunda etkisi olmuştu. Kitap çok dolu, özeti de uzun sürdü. Yazar hızlı geçiyor ama sindirerek okumak gerekiyor. Not alınacak, altı çizilecek çok yer var.
Bildiklerimizi tekrar hatırlatan, başka bir açıdan bakmamızı sağlayan çok çeşitli konular var içinde. Yazarı okuyanlar bilir yazar derinlemesine değil hızlı hızlı geçer konuları. Bu kitapta da aynı şekilde bir konudan diğerine atlamış ve konular çok çeşitlilik göstermişti. Özellikle bu dönemki ruh halime çok iyi geldiğini, aklımdaki sorulara cevap bulduğumu söylemeliyim. Bir kitabın ihtiyaca göre daha da güzelleştiğini ya da daha sıkıcı olduğunu düşünüyorum. Bu kitabı yazdan önce okusaydım bu kadar etkilenmeyebilirdim ama gerçekten ihtiyacım olan bir zamanda okuduğum için merakla ve ilgimi çekerek okudum. İhtiyacım varmış. Kitap adından da anlaşılacağı gibi kadın psikolojisi çerçevesinde pek çok konuyu içermiş ve on dört bölümden oluşuyor.
1. Psikolojik farklılıkların analizi
2. Kadın erkek ilişkileri
3. Kadınlara has ruhsal sorunlar
4. Rol kalıpları
5. Kimlik ve kişilik
6. Moda giyim
7. Çalışma hayatı
8. Şiddet
9. Evlilik
10. Duygu ve farkındalık
11. Aşk
12. Annelik
13. Din
14. Mizah
Bir önceki okuduğum kitap Müthiş Psikoloji’den Bırak Olduğu Gibi Gelsin Hayat’ta sevmeyi savunmuştu, aşk duygusunun olmadığını, aşk sanılanın geçici bir arzu olduğunu, esas olanın sevgi olduğunu söylemişti. Bu kitapta ise bir psikiyatristin aşkı savunması, aşkın ömür boyu sürebileceğini yazması (tabi ki doğru davranış tarzlarıyla) ilgimi çekti. Değişik bakış açıları benim de bakış açım genişletti. Genel olarak feminizmi kadınları kullanma noktasında eleştirmesi, kadın erkek ilişkisindeki aşamalar, Türkiye’de ailelerin çocuklarını kendi malı gibi gördüğü için çocukların kaçışa (evlenmek için kaçma) sığınması, depresyonun öldürebilme niteliğinde olması, öfkeyi eğer başın belaya girmeyecekse duvara bağırarak ya da yazarak ifade etmeyi savunması, renklerin duygusal anlamları (hangi duyguyu yansıttıkları), eşcinsellik ve transeksüelliğin öğrenme ile geçmesi, kadının bedeniyle değer bulduğuna inandırılması ve kişiliğinin arka plana atılarak kadının cinsel bir obje olarak kullanılması, boşanmaların savaş gibi olması yani kazananın bile kaybettiği çok şey olması gibi çeşitli konular içeriyor. Özellikle birkaç sayfadan oluşan ve baştan sona kadar doğru olan son bölüm de kitabı gülerek kapatmama sebep oldu. Ayrıca akıcı ve anlaşılır, kafa dağıtmak için bile okunabilecek, okurken de bilgilenilecek bir kitap.