Elime aldığım gibi hemen bitirebildiğim bir kitap. Akıcı ve güzel. Aslında kitap beş yaşındaki bir çocuğun gözünden bize hapishane hayatını anlatmaktadır. Öyle ki yer yer gerçekçi ve çocuksu durumları büyüklerine yazdırdıkları mektuplar aracılığıyla gözler önüne serer.
Kitabın ana karakteri Barış ve kendisine çok yakın hissettiği ve annesinden bile daha çok vakit geçirdiği en yakın arkadaşı İncidir. Kitabın asıl anlatımı İnci’nin tahliye olmasıyla başlar. Tahliye olduktan sonra Barış’ın yaşadığı duyguları , basit görünen ama akla gelmeyen durumları mükemmel bir gözlem yeteneği ile okullarına aktarmıştır. Ve bu mektupları okurken adeta sizde beş yaşındaki bir çocuğa dönüşüyorsunuz. Kitabı okurken yer yer yer duygulanacaksınız kah ağlayıp kah güldünüz noktalar olacak. Ama şu gerçeği çok iyi yaşayacaksınız : Hapishane hayatı yaşayan çocuklar şu an ne durumda, gerçekten psikolojileri bu durumları kaldırabilecek yaşta mı veyahutta çocuk yaşlarında onlara ait bir oyuncağı var mı ? Gibi çeşitli sorularla kendi kendinizi muhakememeye alabilirsiniz. Ki alın almalısınız da. Yazarın gayesi zaten bu değil midir ? Söylesenize arkadaşlar diyesim geliyor .Barış’ ın tüm sitemi , yaşadıkları , inciye anlattıkları hep bundan değil midir ? Söyleyin sevgili okurlar bir uçurtmayı bile kıskanan insanlara sizin de iki sitem dolu mektubunuz olmaz mı ? Güneşi görmenin bu kadar önemli olduğu , basit görünen bir simit parçasının bile insana nasıl mutluluk verdiğini , bir kağıtla bir kalemin insana nasıl dert ortağı olduğunu nasıl anlayabilirdik ?
Kitap o kadar güzel o kadar nakış nakış işlenmiş ki okuduktan sonra şöyle şöyle cümleler kurabilirsiniz kendi kendinize. İleride bir gün böyle durumları yaşayan çocuklar için umut olacağım. Umudun vücut bulmuş haldeyim ben. Evet ülkenin dört bir yanında böyle çocuklar var. Sadece hapishanede değil ; sokakta , çocuk esirgeme kurumlarında vs. gibi birçok yerde böyle çocuklar var. Onları bulmak anlamak ve yardım eli uzatmak gerek.
Feride Çiçekoğlu