Gönderi

10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 240. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2025 00:00
"CEYNA" "İnsanlar bu kadar kötüleşebilir mi? Yoksa savaşlar mı insanları başkalaştırıyordu? Normal yaşamda asla yapmayacakları şeyleri savaş psikolojisiyle mi yapıyorlardı?" Hiç savaş görmemiş, işkencelere maruz kalmamış, tecavüze uğramamış, evin bombalarla başına yıkılmamışsan bazı şeyleri asla tam anlamıyla anlayamazsın. Ancak anlamaya çalışabilirsin. Ben de kitap boyunca yüreğim yanarak Ceyna’yı anlamaya çalıştım. O, Bosnalı Müslüman bir Türk kadınıydı. Zaten tek suçu da Müslüman olmaktı. 1990’lı yıllarda Bosna’da patlak veren savaş, yıllarca bir arada barış içinde yaşayan milletlerin din, dil, ırk üzerinden birbirine düşman olmasının en acı örneklerinden biriydi. Buna savaş denilirse… Aslında tam anlamıyla bir soykırımdı. Kitapta olaylar İstanbul’da geçiyor. Selin ve Sergen çiftinin mutsuz evliliklerinin boşanmayla sonuçlanmasıyla birlikte Ceyna’nın hayatına dokunuyoruz. Selin ve iş arkadaşı Engin arasında filizlenen bir yakınlaşma vardır. Ancak iş yerine Duygu adında yeni bir kadın gelince her şey değişir. Çünkü Engin’in gönlü bu kez de ona kayar. Aslında Duygu’nun gerçek adı Ceyna Husika’dır. Engin sayesinde tanışan Selin ve Ceyna, kısa sürede yakın arkadaş olur. Ve işte o zaman Ceyna, nasıl Duygu’ya dönüştüğünü anlatır. Ama bu dönüşüm öyle kolay bir hikâye değildir. Kitabın asıl sarsıcı yönü ise Ceyna’nın hayatıdır. Aslında iş yerine Duygu adıyla katılır. Ama bir gün gerçeği anlatır: “Benim adım Ceyna Husika. Bosnalı bir Müslümanım.” Ve o andan sonra okur için her şey değişir. Soykırıma maruz kalan binlerce insandan yalnızca biridir Ceyna. Gözünün önünde ailesi öldürülmüş, işkenceler görmüş, tecavüzlere uğramıştır. Türkiye’ye geldiğinde tüm bu acıları unutmak, yeni bir hayata başlamak için adını değiştirmiştir: Duygu. Ancak değişen sadece adı olmuştur. Çünkü bazı şeyler ne silinir, ne de unutulur. Türkiye, o dönemde birçok Bosnalıya kapılarını açmış, eğitim ve iş olanağı sağlamıştır. Ama kimliklerini, anılarını ve kayıplarını geri verememiştir. Duygu’nun yaşadıkları da bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Ceyna’nın hikâyesi, savaşın yalnızca bombalardan ibaret olmadığını, işkencelerin en korkunç yüzünü gösteriyor. Onunla aynı kaderi paylaşan insanlar olduğunu bilmek, yaşanan acıların büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Peki bu acılara neden katlanmak zorunda kaldılar ve bu trajediyi yaşatanlarla karşı karşıya gelmek nasıl bir duygu olurdu? Tüm bu güçlükler ve acılara rağmen Ceyna ayakta kalmayı başardı. Onun direnci ve yaşama tutunuşu, okuyan herkese ilham verecek türden. Ben bu güçlü karakteri çok sevdim ve eminim siz de seveceksiniz. Bu kitap, sadece bir kadın hikâyesi değil; aynı zamanda tarihe düşülmüş bir not, unutmamamız gereken bir hatırlatmadır. Çünkü ne demiş Aliya İzzetbegoviç: “Ne yaparsanız yapın, soykırımı unutmayın. Unutulan soykırım tekrarlanır.” İnsanın karanlık zamanlarda bile umudu, sevgiyi ve gücü bulabileceğini gösteren bir başyapıt. Gözyaşlarıyla okunacak ama aynı zamanda içimizi ısıtacak bir hikâye… Kitapla Kalın.
Edebiyat
CeynaErhan Demirkoparan · Düş Kurguları Yayınları · 010 okunma
·
93 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
“Unutulan soykırım tekrarlanır.” Bütün bunlar ne yazık ki yaşandı. Binlerce ‘Ceyna’ için yazdım. İyi ki okudunuz. İyi ki yeni okuyacakların dikkatlerini çektiniz. Çok teşekkür ediyor, şahsınızda tüm kitap dostlarımıza saygı ve selamlarımı iletiyorum. Sağlıklı ve kirapla kalın.