·251 syf.····Okunma: 25 Ağustos 2025 23:08 Kitabın sonunda " Kadınların En Güzel Tarihi, yalnızca kadınların ağır özgürleşme sürecinin değil, kadın erkek tüm insanların köleleştirilmesiyle mücadelenin de tarihi. " diye bir cümle geçer ki bence kitabın özeti mahiyetindedir. Çünkü ne kadar inkar edilmeye çalışılırsa çalışılsın kadının özgür olamadığı bir dünyada onun rahminden çıkan erkekler de zihin köleliğini yaşamaya mahkum olacaktır. Kapağını kapattığım an içerisinden çok şey öğrendiğim kitapları okumayı seviyorum, bilim alanıyla ilgili üç kadınla yapılan bu söyleşi tarzında oluşturulmuş kitap da gerçekten kadınlık tarihi ile ilgili oldukça dolu olan bir kitaptı. Okurken bir ara yarım bıraktığım bir kitap oldu nedeni ise söyleşi yapılan isimlerden Françoise Heritier ile yapılan kısımların bana fazla bilimsel gelmesi ve algımı zorlamasıydı lakin söyleşi kısmı ne zaman ki Michelle Perrot ile olan kısma geldi ki kitabın büyük çoğunluğu ondan oluşuyor işte yeniden bağlandım ve keyif alarak okumaya başladım. Onun anlatımı oldukça anlaşılır ve doyurucuydu. Biz kadınlar her devrin zulmünü ayrı yaşamış, ikinci sınıf görülen, şiddete uğrayan, kapatılan ve hangi çağa geçilirse geçilsin hakkını aramak mecburiyetinde bırakılan varlıklarız. 21. yüzyılda dahi hâlâ kadının yok sayılabildiği coğrafyaların bulunması bize gelişimin zamanla değil açılımla olduğunu gösteriyor ki kimi toplumlar o kadar kapalı ki bu pencerenin kanatları oralarda mühürlü kalmaya uzun yıllar devam edecek gibi gözüküyor. Mühür kırılamadıkça ve kadın özgürlüğünü kazanamadıkça da dünyanın bir tarafı karanlıkta kalmaya devam ediyor. Bir yanım bugünün kadınlarının yaşadıklarını düşünürken bir yanım da geçmişin kadınlarının yaşadıklarını okurken ayrı üzüldü. Bugün sahip olduklarımızı bize lütufmuş gibi sunan erkek anlayışına öfkelenerek çevirdim çoğu sayfayı. Bir milletin özünü kavrayabilmesi için nasıl tarihini bilmesi gerekiyorsa bence biz kadınların kendisi için mücadele edebilmesi de aynı şarta bağlı. O yüzden bugün azim kazanmak isteyen, bağnaz zihniyetin karşısında durması gereken her kadının da kadınlık tarihini okumasını tavsiye ederim.