7/10
·1200 syf.··
2025 82. kitabı
·
68 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2025 12:34
Atlas, yani koca dünyayı omuzlarında taşıyan o mitolojik karakter, Bir de, yeryüzünün atlasları var, hani o fikirleri, eylemleri ve azimleriyle tüm bu medeniyetimizi ayakta ve işler durumda kalmasını sağlayan insan topluluğu. Fakat, şöyle bir sorunumuz var, Atlas yakıştırması yapılan bu insanların, kitapta anlatılan halleriyle gerçek dünyadaki halleri arasında herhangi bir alaka yok. Kitaptaki karakterler gerçek dünyadaki karakterlerin idealize edilmiş varyasyonları bile denilemez. Kitap bu konuda fanteziye kaçıyor demek doğru olur. Havadan elektrik üreten motor, normal çelikten 10 kat güçlü ve 2 kat ucuz çelik, atom bombası etkisi yaratan ses bombaları vs gibi bilim-kurgu temaları da olsa da, yazarın amacı ne fantezi ne de bilim-kurgu; yazarın asıl amacı kendi ideoloji ve felsefesinin manifestosunu, daha doğrusu propagandasını yapmak. Yazarın fikirlerinden bahsetmezsek olmaz, bireysel liberalizm. Bu da onu solcuların en çok nefret ettiği ideologlardan biri yapar. Solcularla arasındaki bu ideolojik uçurumun özetinin özeti şöyle yapılabilir; Solcular der ki; asıl olan işci tayfadır, her şeyi onlar yapar, Ayn Rand ise aslolanın işin başındaki patron olduğunu, o olmadan işcilerin iki elleriyle bir işi doğrultamayacağını söyler. Ona göre halkçılık, sosyal devlet anlayışı gibi kavramlar asalaklık, bunun aksi olan totaliter devlet anlayışı ise yağmacılık. Devletin varlığı ne kadar az hissedilirse o kadar iyidir, hatta kitaptaki maço karaktere devletten yardım alacağıma karımı paylaşırım bile dedirtiyor. Kurguda devlet kontrolü ve sosyal politikaları arttınca işler sekteye uğramaya başlıyor ve bunun üzerine John Galt ismindeki üstinsanların da üst insanı önderliğinde tüm bu Atlas arkadaşlar greve gidiyor, hatta dağların arasında ücra bir vadide kendi cennetlerini kuruyorlar. Bunun üzerine tüm sistem çöküyor, medeniyet bitiyor, insanlar geçmiş çağlardaki gibi yaşamaya başlıyor. Yazar demek istiyor ki, devlet bu iş yapan insanları serbest bırakmazsa, onlardan topladıkları vergilerle onlar gibi Atlas olmayan sıradan yani asalak insanlara yardım ederse böyle olur. Ama yani, ben de pek öyle solcu biri sayılmam ama koskoca Sovyetler örneğini ne yapacağız? Yazarın idealinin tam tersi, yani bireyciliğin B'sini dahi olmadığı, özel mülkiyet hakkının hiç uğramadığı bu koca yapı uzaya ABD'den önce çıktı mesela. Ve yahut, kitap demiryolları özelinden gidiyor, Atlaslar olmayınca raylar çatlıyor, köprüler yıkılıyor, trenler işlemiyor falan, öte tarafda bu komünistler taa Sibiryalara kadar ray döşemişler, kuzey buz denizi kıyısındaki 100-200 kişinin yaşadığı kasabalara raylar, doğalgaz hatları döşemişler ve halen çalışıyor. Kitapta ise halk cumhuriyetleri ABD'nin verdiği sadakalar sayesinde ayakta kalabiliyor. Komik aslında biraz.. Peki ya kitaptaki Atlaslar ile gerçek Atlaslar arasındaki farka ne demeli? Tarihin yazarı ne kadar haksız çıkardığının en belirgin göstergesi bugün Amerika'nın başında Trump diye bir adamın olması, üstelik bunu Elon Musk isimli bir adamın yardımıyla yapmış olması durumu daha da çarpıcı hale getiriyor. Gerçek Atlaslar bunlar işte. Hiç te öyle kitapta anlatıldığı gibi prensipli, etik anlayışa sahip ahlak abideleri değiller. İdeolojik olarak devletin müdahalesinden rahatsız olmak ne demek? Adamlar zaten devlet. Bu bizim ülkemizde de, her ülkede aynıdır. İş adamlarıyla devlet arasında simbiyotik bir ilişki vardır. Çok nadir de olsa anlaşamadıkları durumlarda ya devlet daha doğrusu hükümet değişir ya da iş adamı değişir. Zorluk çıkaran işadamının ayağı kaydırılır yerine yandaş bir işadamı yükseltilir. Atalarımız ne güzel demiş ya; "çok mal haramsız, çok laf yalansız olmaz" Diye.. Kitaptaki gibi yazarın çizdiği ideal çerçeveye sığan işadamları öyle kitaptaki gibi ülkenin en zenginleri falan olamaz, yerel küçük işletme olarak kalır en fazla..
Atlas SilkindiAyn Rand · Plato Film Yayınevi · 20071,451 okunma
·
687 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel özetlemişsin tebrik ederim. Burada idealize edilen ”üstün insan” tipiyle gerçek dünyadaki iş adamlarının, siyasetle iç içe geçmiş hâlleri arasında gerçekten büyük bir uçurum var sanıyorum. Kitap çok uzun okumak istiyorum ama gözüm de yemiyor işin açığı, sen de epey haklı noktalara değinmişsin. Bu kadının kitaplarındaki karakterler gerçek hayatın değil, resmen kendi kafasındaki ideal dünyanın figürleri gibi. Ama işin gerçeği, senin de hissettiğin gibi, gerçek Atlas’lar o kadar da erdemli, etik ya da prensip sahibi değiller. Tam tersine devletle kol kola yürüyen, güçle beslenen insanlar oluyor. Gerçek hayatta güç her zaman ya devletle birleşiyor ya da devlet gibi davranmaya başlıyor. Çok beğendim teşekkür ederim.🙌🏻👏🏻
palermo
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim, beğenmene de çok sevindim, 2. Dünya savaşı sonlarında yazılmış bir kitap, doğrusu dönemin atmosferine göre değerlendirmek daha doğru olurdu