palermo

@tolgahan57·
·
sabitlendi
Hayatla aramda ince bir cam var. Açıkça görmeme ve anlamama rağmen, dokunamıyorum hayata.
Reklam
Fikrin her türlüsüne hürmet ederim. Yanlış bile olsa, bir fikir, başka bir fikirle yıkılabilir. Herkes iz’an ve irfanına göre bir fikri seçebilir. Garabetlere de aldırmam. Belki onların da sâikleri vardır. Fakat âdiliğin, bayağılığın, kabalığın, ahlâksızlığın ve pisliğin bu türlü mehdiyesine tahammül edemem.
Yeraltı edabiyatından bir kitap okutmuşlar)
Komplekslerin ve dalâletin, cehaletle karışık bir şekilde snobluğunu yapan, bunu da iğrençliğe kadar götüren her türlü (anti-sociale) mübahiye telâkkilerinin, ahlâk, mukaddesat, ilim ve her türlü fazilet yıkıcılığının timsali olan bu feci satırlardan ürpermekle beraber sabrımın derecesini ölçmek ve iğrençliğin, mânâsız kabalıkların, haklı gösterilmek istenen egoizmin ve âdiliklerin ne raddelere varabileceğini anlamak için okudum.
Asıl mevzum, zamanımızda on binlerin taklit ettiği ve benim Akşam gazetesi jüriliğinde ve Şiir gecesi adını verdikleri buhran gecesinde hep birbirinin modeli, deli kızın çeyizi nevinden olan, aynı boydan, aynı soydan şiirlerdir.
İptizal, şiirin kolay yazılır gibi görünen bir hareket olduğu zannı hasıl olunca aldı yürüdü. Yanlış olarak “sürrealistlik” şöhreti ile tanınan ve doğrusu ekseriya realist olan şairlerin günlük vukuata dair bir iki çizgi ile belirttikleri, sonu ekseriya hazırlop esprilerle biten kısa şiirlere, yüz binlerce birbirinin ayni, taklit şiirlere yol açtı. Orhan Veli’nin usanılmadan taklit edilmesine sebep olan muvaffakiyetin sırrı zannımca buradadır. Şiir taklitçisi onun yolunu kolay bulmuştu.
Reklam