Bir Başkomiser Galip Polisiyesi ile karşı karşıyayız. Sevilen yazar Çağatay Yaşmut
bu sefer Galip ile mezarlık devriyesine çıkıyor. Önsezilerin,düşlerin ve eskiden kalan bir düşmanın ne kadar zarar verebileceğini gösteriyor.
Başkomiser Galip, komiser yardımcıları Serdar ve Sevgi ile insanların sosyolojik bir çalışma adı altında öfkeli yüzlerini fotoğraflayan Bahadır Demirtaş cinayetini araştırıyorlar. Cesedi bulan kız kardeş Ela’nın umursamaz rahatlığını rahatsız edici bulan Galip bu durumu araştırmaya başlıyor.
Bir yandan eski sevgilisi Semra Galip’ten büyük bir yardım ister. Kızının takıldığı adamdan son derece mutsuzdur ve takip ettiğinde de tekin biri olmadığından emin olur. İstemeden kötü bir olayın içine düşer. Bakalım Galip, eski sevgilisine yardım etti mi bu yardım ona mesleki ahlakını sorgulattı mı siz değerli 1000 kitap okurları sayfaları çevirdikçe keşfetsin.
İstanbul’un çileli trafiği mi desem yoksa enfes boğaz manzarası mı tüm bu olaylara sadece seyirci kalırken dilindeki samimi sadeliği, akıcılığı, bütünlüğü ve üst katmanlı kurgusu ile beni etkilemeyi başardı sayın Yaşmut. Ayrıca toplumsal sorunlardan başta aile içindeki çocukları iyi korumamız gerektiğine değinmiş yazarımız. İki yakasını bir araya getirmeye çalışırken çocuklar ellerinden kayıp gitmesin diye güzel bir mesaj vermiş.
Kesilen kollar kopan kafalar… Kan dondurucu ve ardı arkasına işlenen cinayetler içinde bir bağlantı var mı yok mu? Katil erkek mi kadın mı? Haydi Ölüm Fırsat Kollar diyelim.