Fıkra bu ya; Temel çok satan bir kitap yazmak ister ve Orhan Pamuk’a sorar. Pamuk’ta bir kitabın çok satması için içerisinde olması gereken temaları Temel’e sıralar. Kitabın içerisinde din, cinsellik, gizem, aristokrasi olmalı der, Pamuk. Temel yazı masasına kurulur, belli bir müddet düşündükten sonra kitabına yukarıda yer alan başlığı atar.
Tapınak, Faulkner’ın en çok satan kitabıdır ve kendisi de bu kitabı para kazanmak için yazdığını itiraf eder.
Kitapta fıkrada yer alan temalardan bile fazlası vardır. Faulkner evreninde Güneye ilk yerleşen aristokrat ailelerden Sartorisler (Jenny teyze ve 3. Kuşak Bayard Sartoris’in dul eşi Narcissa Benbow), cinayet, tecavüz, kaçakçılık, linç ve ikiyüzlü ahlakçılık.
Dahası, korku filmlerindeki temel klişelerin çoğunu da önceden haber verdiğini söyleyebilirim. Şöyle ki; ürkütücü eski bir ev, acımasız bir katil ve “final girl” denilen sona kalan kız.
Kitap 1931’de yayımlandıktan sonra büyük bir sansasyon da yaratır. Çok satması akabinde Hollywood’unda kayıtsız kalmamasına yol açar ve 1933 yılında “The Story of Temple Drake “adıyla filme de uyarlanır.
1951 yılında Türkçe’ye henüz çevrilmemiş olan “A Requiem for a Nun” (Bir Rahibe için ağıt) adında devamı niteliğinde bir roman daha yazmış Faulkner.
Her ne kadar kendisinin de en sevmediğim kitabım dediği Tapınak’ın Faulkner’a çok para kazandırdığı açık ve iyi ki de öyle olmuş. Falkner’ın para sorunu kalmamış ve biz de bu kitap sayesinde Faulkner’ın başyapıt denilebilecek kitaplarını okuma fırsatı edinmişiz.
Ps: Kitaba ilişkin harika bir inceleme için https://1000kitap.com/gonderi/281994269?oku=1 linkinden Hakan Osman Çaldağ ‘ın yazısını okumanızı öneririm.