Roman, üniversite öğrencisi Ömer ile saf, içten ve çalışkan bir genç kadın olan Macide’nin hikâyesi üzerine kuruludur. Ömer, kendi hayatına dair net bir hedefi olmayan, kolayca etkilenen ve kararsız bir karakterdir. Macide ise yaşadığı ailevi baskılar ve hayal kırıklıkları sebebiyle Ömer’in yanında bir sığınak arar.
Roman boyunca ikilinin ilişkisi iniş çıkışlarla devam eder. Özellikle Ömer’in “içindeki şeytan” dediği, yani tembellik, iradesizlik, korku ve kararsızlıklarla şekillenen zaafları hem kendi hayatını hem de Macide’nin kaderini belirler.
Romanın en temel teması, bireyin kendi içindeki şeytanla mücadelesidir. Buradaki “şeytan” bir dış güç değil, insanın kendi içindeki korkular, tembellikler, hırslar ve bahanelerdir. 1930’lu yılların Türkiye’sinde siyasi ve sosyal atmosfer, bireylerin kişilik gelişiminde belirleyici bir rol oynar. Sabahattin Ali, dönemin aydınlarını, sanat çevrelerini ve siyasi düşüncelerini roman kahramanlarının üzerinden eleştirir.Ömer ile Macide arasındaki ilişki, gerçek bir aşktan çok, birbirlerine duydukları ihtiyaç üzerine kuruludur. Bu, kitabın aşkı idealize etmediğini; daha çok, hayatın içinde var olan kırılgan ilişkileri anlattığını gösterir.
Sabahattin Ali, yalın ama derinlikli bir dil kullanmış. Psikolojik çözümlemeler yoğun bir şekilde yer alıyor. Roman boyunca bireyin iç dünyasıyla dış dünyanın çatışması, oldukça akıcı ve gerçekçi bir şekilde işleniyor.
İçimizdeki Şeytan, bireyin kendi zaaflarıyla hesaplaşması gerektiğini vurgulayan güçlü bir romandır. Sabahattin Ali, toplumsal eleştiriyi bireysel hikâyeler üzerinden yapar ve okuru kendisiyle yüzleştirir. Kitap, hem bir aşk hikâyesi hem de insanın en büyük düşmanının yine kendisi olduğunu hatırlatan bir edebi başyapıttır.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin AliMerve
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma