·479 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Mart 2018 22:30 Anlamak, anlatamamak, kendimizi anlamak, kendimizi anlatamamak, anlaşılmayı beklemek... Hikmette bundan bahsetmiyor muydu: "Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum."
Hikmet, kendi içinde birçok Hikmetle karşılıyor bizi. İç çekişmeleri arasında kendini kaybeden, başkalarına ve kendisine zihninde oynadığı oyunlar arasında kendini bunlara kaptıran, yaşanan oyunları sorgulayan başkarakterimizdir.
Anlaşılması zor bir kitap ama anlaşıldığı zaman okumasından muazzam bir tat alıp, kitabı bitirmek yerine her okuduğunuzda bitmemesini diliyorsunuz. Benim gibi Dostoyevski hayranıysanız bu kitabı beğenerek okursunuz. Oğuz Atay da Dostoyevski'den etkilenmiştir bunu da kitap içerisinde anlıyorsunuz zaten. Kitapta altı çizilecek birçok yer var. Beğenerek okudum ve herkesin okumasını isterim. *10 üzerinden 10*