-Her gün depresyonda gibiyim, hem kimseyle konuşmak istemiyorum hem istiyorum, duygularım çok garip anlayamıyorum sence ne yaparsam bu boşluktan depresiflikten kurtulurum
-Tüm lise hayatım bu karamsarlıkla geçti. İnsanlarla konuşmak bana hiçbir zaman keyifli gelmezdi. Çünkü onlarla dertleşmek, konuşmak istediğimde ya yeterince önemsemez ya da beni anlamazlardı. Onlu yaşlar her açıdan garip bir deneyim. Büyümek, bir sürü şeyle boğuşmak ve kimsenin seni anlamadığı hissine kapılmak -ki bu genelde doğrudur- korkutucu. Yirmili yaşlarda her şeyin farklı olacağına inanırdım. O yüzden hep daha büyük olmak istemiştim. İnsanların benimle dalga geçemeyeceği, "Senin ne derdin olabilir ki?" Diye küçümseyemeyeceği bir yaşta olmayı beklerdim. Neredeye 22 yaşıma girerken hayattan öğrendiğim tek şey insanlarla konuşmanın hiçbir şeyi düzeltmeyeceği. Seni tanımıyorum, nasıl bir hayatın olduğunu bilmiyorum. Bilir kişi de değilim. Ama depresif hissetmek nasıldır bilirim. Bunun herhangi bir çözümü varsa bile henüz öğrenemedim. Sık sık bununla boğuşuyorum. Ama son zamanlarda gittikçe kendime olan güvenimin arttığını ve insanlara eskisi kadar ihtiyaç duymadığımı fark ettim. Bence insanın karamsar hisleri kendine yeterince değer verip vermemesiyle doğrudan olmada da alakalı. Çözüme ulaşmak bir süreç. İnsanların seni anlamayacaklarını düşündüğün için onlarla konuşmak istemiyorlabilirsin. Veya içinde bulunduğun zaman senin biraz olsun kabuğuna çekilmen ve kendini bulman için bir işarettir. Hayat her zaman belirli bir doğruda gitmez. Hepimiz sık sık inişlerle ve çıkışlarla uğraşıyoruz. İnsanlarda ilişkilerde gelip geçici. Benim karamsarlıkla başa çıkma yöntemim her zaman video oyunları ve diziler olmuştur. Ama bu yalnızca erteliyor. Sanırım kendi kendine oturmalı ve neyin yolunda neyin yanlis gittiğini uzun uzadıya düşünmelisin. Hayat istemediğimiz mutsuz bir yaşam için çok kısa. Ne zaman istersen bana yazabilirsin, belki tam olarak seni anlayamasam da çalışacağım söz veriyorum.