Çiçeklenmeler, 48 yaşındaki Türkan’ın hikayesini anlatıyor: 24 yıllık evliliğinin ardından eşini kanserden kaybediyor ve bir anda büyük bir boşlukla karşılaşıyor. Bu süreçte kendini yeniden keşfetmeye, kendi hayatına dönmeye çalışıyor.
Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri, Türkan’ın yıllarını geçirdiği evde, 24 yıl boyunca birlikte yaşamış olmalarına rağmen, Orhan ile Türkan arasında belki de sadece koridorda denk geldiğinde var olan kısa sohbetlerden ibaret bir arkadaşlık vardı. Türkan, yıllarca sesini çıkarmadan, şikayet etmeden, kendi konumunu sorgulamadan yaşadı; sevgisine karşılık bulamadı ama bundan hiç şikayet etmedi ya da farkına bile varmadı.
Kendi duygularını ve değerini yeniden keşfetmesi… Okurken hüzünleniyorsunuz, Türkan’ın duygularına tanık olurken onunla birlikte vedalaşıyor, hayatla yeniden bağ kuruyorsunuz.
Özetle: Çiçeklenmeler hem derin, hem içten, hem de insanı düşündüren bir kitap. Bu tarz eserler için “anlatmak” her zaman yeterli olmuyor; okuyup yaşamak gerekiyor. Ben çok sevdim ve Melisa Kesmez’in diğer kitaplarını da kesinlikle okumak istiyorum. Melisa KesmezÇiçeklenmeler