·95 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Ağustos 2025 23:20 Gılgamış Destanı kendinden sonra gelen Yunan Hint ve Kuzey Avrupa destanlarına örnek olmuş. Destan serüvenlerle dolu.
Fakat bu serüvenlerde Gilgameş yalniz değil. Ona, bir yaban adamıyken bir tapınak fahişesi tarafından uygarlaştıran Enkidu daima arkadaşlık ediyor. Öyle bir arkadaşlık ki, birbirleri için canlarını verebilecekler. Ayrıca destanda korkunç yaratıklar, Tanrılar, insanlar iç içe; fakat yine de asil konu insan. Bunda, şan ve şerefe düşkünlük, yalnızlık, arkadaşlık, sevgi, nefret, intikam, üzüntü, acı çekme ve ölüm korkusu gibi insanlığın bütün duyguları yansıtılmış. Bu yüzden binlerce yıl Mezopotamya'da ve komşu ülkelerde sevilen bir destan olarak varlığını korumuş, her çağdaki insan onda kendini bulmuştur. Gilgameş öldükten sonra yeraltı dünyasında Tanrı Anunakiler ve Günes Tanrısı adına yargıclık yaptığına inanılmış. Ona dualar edilmiş, sihir ve tütsülerle ondan isteklerde bulunulmustur. (Ünlü bir ölüden yardım isteme inancı, zamanımızdaki evliyalara kadar gelmistir.)