Renksiz Tsukuru Tazaki'nin Hac Yılları
Spoiler uyarısı.
Haruki Murakami ‘den okuduğum ilk kitap. Yazar, doğası gereği kimseyi incitmeyen, iyi bir karakterin iç dünyasını anlatıyor. Günümüzün normali haline gelen “kararında bencillik iyidir” olgusunu da eleştiriyor. Dışarıdan güçlü görünen bir kişinin, maruz kaldıkları sonucu iç dünyasındaki acıları, içine düştüğü yalnızlığı ve sessizliği anlatıyor. Kitabı okurken karaktere ile bütünleştim, sanki kendimi okudum. Kitaptaki her karakterin güzel renkleri var, sadece Tsukuru’nun rengi yok. Aslında, Tsukuru’nun rengi o çok sevdiği istasyonlarının rengi. İnsanlar onun istasyonuna geliyorlar ve gidiyorlar. Bazıları çok kısa süre kalıyor, bazıları nispeten daha fazla ama sonuçta gidiyorlar. Tüketim toplumunda, her zaman daha iyi istasyonlar vardır vurgusundaki cazibeye kimler dayanabilir ki?