Gönderi

Puan vermedi·128 syf.··
2025 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 00:40
Michael Kohlhaas Michael Kohlhaas, 16. yüzyıl Avrupa’sında yaşamış Alman bir tacirdir. Çiftliğinde yetiştirdiği atları şehir şehir dolaşarak satar, kazandığı parayla da onurlu bir hayat sürerdi. Çiftlikte eşi, çocukları ve onu seven sadık çalışanlarıyla huzurlu bir yaşam kurmuştu. Yine bir gün atlarını satmak üzere Leipzig Panayırı’na doğru yola çıkar. Her zamanki güzergâhından geçerken, yolu bir Sakson soylusunun şehrine düşer. Burada haksızlığa uğrar: Giriş ücreti, her zamankinden çok daha yüksek ve fahiştir. Kohlhaas bu haksız parayı ödemek istemez, hakkını arar fakat sonuç alamaz. Çaresiz, para yerine iki sağlıklı atını ve bir çalışanını soylunun kalesine rehin bırakıp panayıra gider. Geri döndüğünde ise korkunç bir manzara ile karşılaşır. Çalışanı kaleden kovulmuş, atları ise yoğun çalıştırılıp bakımsız bırakıldıkları için perişan hâle gelmiştir. Hayatını onur ve emeğiyle var ederek sürdüren Kohlhaas, bu duruma kayıtsız kalamaz. Soylunun karşısına çıkar, hakkını ister; fakat yine sonuç alamaz, kapı dışarı edilir. Adalet arayışını daha yüksek mercilere taşır; ama bozuk düzende her zaman olduğu gibi güçlü olanın arkasını sağlam bulan düzen, onun sesini görmezden gelir. Bu süreçte kaleden dayak yiyip kovulan işçisi de ölünce Kohlhaas’ın öfkesi doruğa çıkar. Onun adalet arayışı, kısa sürede bir isyana dönüşür. Silahlı bir mücadele başlar; Kohlhaas, kendisini mağdur eden soylunun kalesini yakar, şehrini harap eder. Onuruyla sakin bir hayat yaşayan bu adam, uğradığı haksızlıkların ağırlığıyla çileden çıkmıştır. Adaletin yalnızca güçlüden yana işlediği bir coğrafyada, kendi adaletini sağlamak için düzeni karşısına alır ve kan döker. Alman edebiyatının en etkileyici yazar ve şairlerinden Heinrich von Kleist’in, ilk kez 1810 yılında yayımlanan Michael Kohlhaas adlı uzun öyküsü, 16. yüzyılda yaşanmış gerçek bir olaydan yola çıkar. Uğradığı haksızlıklara boyun eğmeyen onurlu bir adamın hak, hukuk ve adalet arayışını konu edinen bu eser, bana bir Orta Çağ İnce Memed’ini hatırlattı. Emeği ve gururu çalınan, sevdiklerini yitirip adalet bulamayan bir insanın haksızlık karşısında kendi adaletini tesis etmek için verdiği savaşımı muazzam bir biçimde işleyen bu anlatı, Avrupa’da 16. yüzyılda çözülmüş sorunların bizim coğrafyamızda hâlâ güncelliğini koruduğunu yüzüme çarptı. Çünkü bizde hâlâ güçlü olan, haksız da olsa elini kolunu sallaya sallaya gezebiliyor; dayısı olanlar istedikleri suçu işleyip istedikleri mevkilere gelebiliyor. Suçlar ve ahlaksızlıklar hâlâ sümen altı edilebiliyor ve biz hâlâ adaletsizlik karşısında sessizce bizi kurtaracak birini bekliyoruz. Neyse… Okuyalım. En azından kitapların dünyasında, bu hayatta ulaşamadığımız adalet, özgürlük, eşitlik ve insanca yaşam mümkün. Michael Kohlhaas Heinrich Von Kleist
Edebiyat & Roman
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20171,068 okunma
·
248 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.