·360 syf.····Okunma: 31 Ağustos 2025 19:54 Bu kitap 30 gün boyunca elimde sürünmeyi hak eden bir kitap değildi ama kitabın benim elimdeki kaderi maalesef bu şekilde gerçekleşti. Senden özür diliyorum canım kitabım, serinin diğer kitaplarına bu şekilde davranmıcam ama söz de veremem ne olacağı belli olmaz. :'))
Biraz da olsa içimi dökmüş olarak direkt konuya giriş yapayım çünkü bu incelemeyi çok uzatmak niyetinde değilim.
Drizzt ve arkadaşlarının bir maceraya atılmış olduğunu okuyoruz bu kitabımızda. Cüce Bruenor Battlehammer'ın yurdu olan Mithral Salonu'nu bulmak için yollara düşerler. Drizzt, Bruenor, Regis ve Wulfgar'ın bu macerada başına gelenlere ve geleceklere tanık oluyoruz. Yer yer gülümseten, yer yer duygu seline katıldığım bir macera okumuş oldum bende. :')
Bu kitapta adını önceden de duymuş olduğum meşhur kiralık katil Artemis Entreri ile de tanışıyoruz. Kendisini sevdim mi sevmedim mi bilmiyorum ama tam sevecekken kitabın sonunda yaptığı kalleşlikle U dönüşü yapmış oldum. Terazinin 'sevmiyorum' tarafı daha ağır basmaya başladı. Catti-brie'e de yapmış olduklarını unuttum sanma cani herif...
Artemis Entreri'nin de bir görevi vardır, bu görev doğrultusunda yolları Drizzt ve ekibiyle çakışır. Bundan sonra olaylar biraz daha hız alır. Kitabın sonu ilk sayfalara göre daha hareketli geçer böylece.
Bu kitapta Catti-brie de büyük bir rol oynadı. Büyülü oklara sahip olan Taulmaril isimli sadakla harikalar yarattı.
Kitabın son sayfalarında olan bir olay ise beni şaşırttı açıkçası, beklemediğim yerden vurdu yazar. Umarım hayattasındır :( ölmüş olduğunu kabul edemiyorum nedense...
Sıradaki kitabın konusunu yazar biraz çıtlatmış olabilir :') Drizzt ve Entreri arasında yaşanacak şeyleri merak etmiyor değilim. Arayı çok açmadan sıradaki kitabı da okumayı planlıyorum.
Bu arada bir kara elf ile normal bir insanı nasıl eşit tutmaya çalışır yazarımız, kafamda soru işareti hep. Bence eşit olmalılar. Drizzt ve Artemis Entreri'nin eşit olduğunu kabul edemiyor beynim. :))
Kitapla kalın.