"Her yokuşun bir de inişi vardır"
8/10
·292 syf.··
2025 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2025 12:41
Bazı aşklar yokuş yukarıdır. Çıkışı zordur. Zaman ister, emek ister, sabır ister. Bazen nefes nefese kalırsın o yokuşlarda kalbin heyacanlı ve hızlıdır. Bazense yorulup, tıkanır, devam etmekte zorlanırsın. Bunca meşakatten sonra yokuş aşağı inmekse hiç zor olmayacaktır. Yavaş yavaş kendini o dik yokuşların sonunda göreceksindir. Yazar İnan hanım'ı aslında şair yönüyle tanırım ve çokta değer verdiğim bir şairdir. Şiirleri öyle güzeldir ki Azade kitabı da bu şiirlerin kanıtıdır. İnsanın içine içine işler o şiirler, hayran kalınası dizelerdir. Ama üzülerek roman tarzını çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Önceki incelemelerimden bilirsiniz ben biraz sivri dilli bir eleştirmenimdir. Geçelim kitabımıza; Giresun'da başlayıp Antalya'da sona eren Bahar'ın hayatının, ortasında kalan bir Ankara hikayesi... Kitapta Giresun'dan hukuk eğitimi için Ankara'ya okumaya giden Bahar'ın orada Yusuf ile karşılaşması ve aralarında başlayan aşk kurgulanmış. Ancak bu aşk hikayesi ve kitabın kurgusu bana hiç geçmedi. Şöyle ki Yusuf ile Bahar'ın ilk tanışmaları sadece bir bakışma ile oldu. Hemen ertesi gün Bahar bu bakışı düşünmeye başladı ve Yusuf'ta ona mesaj yazdı. Bu tanışma olayı okuyucuyu etkilemeyecek derecede oldukça soğuk ve basit kurgulanmış. Günlük hayatta bu tür şeyler zaten var. Ancak bir romandan söz ediyorsak burada insan daha etkileyici kurgular bekliyor. Belki de ben beklentimi biraz yüksek tuttum, bilemiyorum. Diğer taraftan kitabın ortalarına kadar sadece olay akışları ile ilerleyip, kitabın sonlarına doğru okuyucuyu merakta bırakan "bu adam niye bu kızdan ayrıldı, sebep neydi" diye sorgulatan yazarım, sonucunda madem bu adam böyle bir olayın içindeydi ne diye gidip Bahar'ın kalbini çaldı" diye aklımızla oynuyor? Yusuf, yıllar önce bir kavgaya karışmış. Bir kadını kocasının dayağından kurtarmaya çalışırken kadının eniştesi kocayı vurup, hapse düşmüş. Sonra dayak yiyen kadınla bizim Yusuf'un dedikoduları çıkmış. Hapse giren enişte de "ya onunla evlenirsin, ya çıkınca seni de vururum" demiş. Ee bu taa yıllar öncesine dayanan bir olay ama Yusuf bey bu olayın içinde iken gidip kızın kalbini çalıyor. Bir süre kızımızla gezip tozuyor. Sonra da bir sebep göstermeden "ayrılmamız lazım" diyor. Kız da "bu adam benimle niye durup dururken ayrıldı" diye düşünceler içinde kıvranıyor. Sonunda olay ortaya çıkınca kızımız "sen baştan beni niye aldattın" diye sormadan kalbinde Yusuf ile gidip daha güvenli ve huzurlu bir limana sığınıyor. Ancak evlenip, çocukları olmasına rağmen kalbinde Yusuf'un sızısı hiç geçmiyor. Ayrıca kitapta dikkatimi çeken bir hata vardı. Cemal Süreya'dan bir alıntı paylaşılmış ancak o alıntı Cemal Süreya'ya ait değildi. Diğer yönden kitapta güzel alıntılar bulabilirsiniz. Yazarımızın şair kimliğini de düşünürsek kurgu harici alıntıları çok başarılıydı. Son bölümdeki Bahar ile Yusuf için yazılmış mısraları oldukça beğendim. "Her yokuşun bir de inişi vardır" diyerek incelememi noktalıyorum. Kitapla kalın.
Roman-Edebiyat
Yokuş Yukarı Aşkİnan Durak Taş · Odessa Yayınevi · 20252 okunma
·
1 +1'leme
·
220 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel bir inceleme olmuş abla. Kalemine sağlık ❤️
Çilem
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim gülüm ☺️🤗