Küçük Prens’i okurken bazı satırlarda durup uzun uzun düşündüm. Altını çizdiğim cümleler sanki bana özel yazılmış gibiydi.
“Örneğin sen öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım.” cümlesi mesela… Bence bu, beklentinin ve özlemin ne kadar kıymetli olduğunu anlatıyor. İnsan küçük şeylerden mutlu olmayı çoğu zaman unutuyor.
Kitapta sık sık karşımıza çıkan bir cümle var: “Büyükler çok garip.” Gerçekten de büyüklerin dünyası çoğu zaman anlam veremediğimiz şeylerle dolu. Küçük Prens bunu çok sade ama çok etkili bir şekilde anlatıyor. “Büyükler sayılara bayılırlar. Yeni bir arkadaş edindiniz diyelim ki: onun hakkında asıl sormaları gereken soruları hiç sormazlar size.” cümlesi bunun en güzel örneği. İnsan ruhunu, kalbini merak etmek yerine hep dışarıdan görünen şeylere odaklanıyorlar.
Ama en çok etkilendiğim satır “İşte sana bir sır, çok basit bir şey: İnsan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez.” oldu. Bence kitabın özeti bu cümlede saklı. Hayata sadece gözle bakarsak çok şey eksik kalıyor.
Kitapta “İnsan günbatımını çok hüzünlü olduğunda seviyor” deniyor. Ben de düşündüm, gerçekten öyle… Bazen doğa, bizim hislerimizi sessizce anlatıyor.
Küçük Prens’in yolculuğunda tanıştığı insanlar da aslında bizim dünyamızdan izler taşıyor. Kendini beğenmiş adam, yalnızca övgü duymak isteyenleri hatırlatıyor. İnsanların neyin peşinde olduklarını bilmeden oradan oraya koşuşturması ise bugünün telaşlı hayatını anlatıyor. “Boşuna bir uğraş” dediğinde ister istemez kendimizi sorguluyoruz.
Bir diğer güçlü cümle de “İnsan evcilleştirilmeyi kabul etti mi, biraz gözyaşını da göze almalı…” oldu. İlişkilerin sorumluluk, bağlılık ve bazen de acı getirdiğini çok yalın bir şekilde anlatıyor.
Ve bana en çok dokunanlardan biri: “Kendini yargılayacaksın. En zoru da budur. Kendini yargılamak başkasını yargılamaya benzemez.” Gerçekten de insan kendisiyle yüzleşebilirse olgunlaşıyor.
Son olarak şunu eklemeden geçemem: “İnsanların içinde de yalnızdır insan.” Bu satır kitabı kapattıktan sonra da içimde yankılanmaya devam etti.
Kısacık ama derin anlamlarla dolu bir eser. Küçük Prens bana çocuk kalbinin saflığını, büyüdükçe kaybettiklerimizi ve aslında en basit şeylerin ne kadar değerli olduğunu hatırlattı. Ve hak verdim: Büyükler gerçekten çok garip.
#küçükprens