Gönderi

𝘉𝘦𝘯 𝘥𝘦 𝘪𝘯𝘴𝘢𝘯𝘥ı𝘮...
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 36. kitabı
Kitabı bitirdikten sonra sıcağı sıcağına birkaç şey yazmam gerektiğini hissettim, neden bilmiyorum. Yeterince susmuyor muyuz zaten.. Sanırım artık Zülfü Livaneli'nin dilini sevdiğime kanaat getirdim. Daha önce Balıkçı ve Oğlu ile Serenad kitaplarını okumuştum ve devamı gelecek muhtemelen. Biraz da kitaptan bahsedeyim. İnce olmasına rağmen sanıldığından daha ağır bir etki bırakıyor (bence), bir ara gözümün önünün bulandığını da itiraf etmeliyim. Ayrıca oldukça akıcı. Hem yazarın dilinden hem de kitabın basımından kaynaklı. Kısa bölümlerden oluşuyor ve bir bölüm daha derken bir bakmışsınız kitap bitmiş. Tek oturuşta bitirmeye uygun. Konusundan bahsetmeyeceğim çünkü spoiler verebilirim, arka kapağını okumak yeterli olacaktır. Belki bağımsız ama birkaç şey daha ekleyeyim, (kitabı okuyunca daha iyi anlayacaksınız neyden bahsettiğimi) kitapta bazı yerlerde geçtiği gibi bir din değil İslam. Okurken ya nasıl olur da böyle düşünebilirler daha doğrusu nasıl bu kadar düşünmezler diye çok düşündüm. Ayrıca bana çok dokunan bir yer de "Ben de insandım. " sözü oldu. Sahi insan neden sözde "insanlara" insan olduğunu hatırlatmalı ki?... Niçin böyle bir itirafa gerek duyulsun? Daha fazla aşağılayabilir miyiz ki kendimizi? İnsan olmaktan utanmadığımız bir gelecek gelecek mi? Açık konuşmak gerekirse ben inanmıyorum. Neyse. Hiçbir tanım insanı masumlaştıramaz. En iyimser tanım bile insanın aslında gerçekte nasıl bir canavar olduğunu inkar edemez. "Biz insanlık ağacının kırılmış dalıyız..." Kim bilir belki de o ağaç hiç olmadı. Dini, inancı, dili, ırkı, ten rengi, yaşadığı coğrafya ne olursa olsun bir gerçek var: bu dünyada çok fazla Nergis var... Ama çoğu toprağa düşmeden çürüyor, düşenler büyüyemiyor, büyüyenler de daha açmadan soluyor. Ne diyebilirim ki daha fazla... Okurken birçok yer çizdim, ne kadarını paylaşırım bilmiyorum ama şuraya birini bırakayım: "Merhamet istemiyorum, hiç kimsenin acımasına ihtiyacım yok, merhamet de zulmün bir parçası; ne bana acıyın ne de çocuğuma. 𝘔𝘦𝘳𝘩𝘢𝘮𝘦𝘵 𝘻𝘶𝘭𝘮ü𝘯 𝘮𝘦𝘳𝘩𝘦𝘮𝘪 𝘰𝘭𝘮𝘢𝘻... " sy:143 Kitapla kalın, hoşça kalın, yalnız kalmayın...
HuzursuzlukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021117,6bin okunma
·
742 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kesinlikle size katılıyorum. İnce olmasına rağmen isminin hakkını vererek öyle bir huzursuz ediyorki insanı. Tarif edilemez.. Okumamın üzerinden zaman geçmesine rağmen ben de iz bırakan kitaplardan. Balıkçı ve Oğlu'nu da bir heves okumuştum ama çok da beğenmemiştim. Diğer kitaplarına da bu yüzden şans vermedim / Belki zamanla okurum yine
s.âye.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum yorumunuz için, gerçekten de huzursuz ediyor insanı. Yazara bir kez daha şans vermek isterseniz Serenad aklınızda bulunsun 😊
Ellerinize sağlııkk. Dediğiniz gibi farklılık olduğu belli alıntılardan bile. Ancak hâlâ yazarın bana göre olduğunu düşünmüyorum, alıntılar pek kafa yapıma uymuyor, karamsar bir tarafı var sanki. Öyle miydi kitap da? Yine de eğer sandığım gibi düşünce yapıma tersse bile farklı düşünceler görmek için, farklı bakış açılarından bakmak için okunabilir.
s.âye.
Gönderi Sahibi
@Meczupbiri biraz yaşlı muamelesi yapmış olabilirim ama jhdjhj anlaştık ☺️
s.âye.
Gönderi Sahibi
"Tamamını" "okuyarak" beğenenlere çok teşekkür ederim.