Kitabı bitirdikten sonra sıcağı sıcağına birkaç şey yazmam gerektiğini hissettim, neden bilmiyorum. Yeterince susmuyor muyuz zaten..
Sanırım artık Zülfü Livaneli'nin dilini sevdiğime kanaat getirdim. Daha önce Balıkçı ve Oğlu ile Serenad kitaplarını okumuştum ve devamı gelecek muhtemelen.
Biraz da kitaptan bahsedeyim. İnce olmasına rağmen sanıldığından daha ağır bir etki bırakıyor (bence), bir ara gözümün önünün bulandığını da itiraf etmeliyim. Ayrıca oldukça akıcı. Hem yazarın dilinden hem de kitabın basımından kaynaklı. Kısa bölümlerden oluşuyor ve bir bölüm daha derken bir bakmışsınız kitap bitmiş. Tek oturuşta bitirmeye uygun.
Konusundan bahsetmeyeceğim çünkü spoiler verebilirim, arka kapağını okumak yeterli olacaktır.
Belki bağımsız ama birkaç şey daha ekleyeyim, (kitabı okuyunca daha iyi anlayacaksınız neyden bahsettiğimi) kitapta bazı yerlerde geçtiği gibi bir din değil İslam. Okurken ya nasıl olur da böyle düşünebilirler daha doğrusu nasıl bu kadar düşünmezler diye çok düşündüm.
Ayrıca bana çok dokunan bir yer de "Ben de insandım. " sözü oldu. Sahi insan neden sözde "insanlara" insan olduğunu hatırlatmalı ki?... Niçin böyle bir itirafa gerek duyulsun? Daha fazla aşağılayabilir miyiz ki kendimizi? İnsan olmaktan utanmadığımız bir gelecek gelecek mi? Açık konuşmak gerekirse ben inanmıyorum. Neyse. Hiçbir tanım insanı masumlaştıramaz. En iyimser tanım bile insanın aslında gerçekte nasıl bir canavar olduğunu inkar edemez. "Biz insanlık ağacının kırılmış dalıyız..." Kim bilir belki de o ağaç hiç olmadı.
Dini, inancı, dili, ırkı, ten rengi, yaşadığı coğrafya ne olursa olsun bir gerçek var: bu dünyada çok fazla Nergis var... Ama çoğu toprağa düşmeden çürüyor, düşenler büyüyemiyor, büyüyenler de daha açmadan soluyor. Ne diyebilirim ki daha fazla...
Okurken birçok yer çizdim, ne kadarını paylaşırım bilmiyorum ama şuraya birini bırakayım:
"Merhamet istemiyorum, hiç kimsenin acımasına ihtiyacım yok, merhamet de zulmün bir parçası; ne bana acıyın ne de çocuğuma. 𝘔𝘦𝘳𝘩𝘢𝘮𝘦𝘵 𝘻𝘶𝘭𝘮ü𝘯 𝘮𝘦𝘳𝘩𝘦𝘮𝘪 𝘰𝘭𝘮𝘢𝘻... " sy:143
Kitapla kalın, hoşça kalın, yalnız kalmayın...