Shakespeare’in son eseri olarak adından bahsettiren fırtına gibi bir kitap "Fırtına", insan ruhunun fırtınalarıyla doğanın görkemini iç içe dokuyan büyülü bir masal perdesi açabilir okuma dünyanızda. Büyücü Prospero’nun söz ve iradeyle şekillendirdiği bir ada, hem intikamın hem bağışlamanın sahnesine dönüşür. Göğe yükselen dalgalar, esen rüzgârlar ve görünmez ruhların dansı, oyunun şiirsel dokusunda kader ile özgürlüğün çatışmasını yansıtır. Fırtına, ihanetin yaralarını, aşkın saflığını ve affetmenin kudretini dile getirirken, okuyucuya da hayatın sahnesinde her şeyin bir oyun, her sözün bir büyü olduğunu fısıldar. Şiirsel havada, mitolojik bir masal tadı beni mutlu eder diyen Shakespeare sevenlere gelsin.
"Ve sabah apansızın bastırıp geceyi
Karanlığı nasıl eritirse,
Uyanmakta olan duyular da
Zihinlerini bulandıran
Cehalet dumanını kovalamaya başladı bile."
"Keşke düşüncelerim de kapansa gözlerim kapanınca."
"Biz, düşlerin mayasından yaratılmışız ve uykuyla çevrelenmiştir kısacık hayatımız."
"Yaşamak için önce hayatta kalmamızı sağlayacak şeyleri bulmamız gerek."