·448 syf.····Okunma: 02 Eylül 2025 16:30 Hatırat okumak, yazarın müsaade ettiği nispette bir süreliğine onun beyninde yaşıyormuşum hissi veriyor. Yine bu süre zarfında kendi hayatım fonda çalarken hatırat sahibi asıl ezgiyi söylüyor.
Tahiru'l Mevlevi, isminden anlaşılacağı üzere Mevleviliğe intisap etmiş, Mehmed Esad Dede'den Mesnevihan icazetnamesi almış bir Osmanlı mütefekkiri. 1001 gün çile çekerek "dede" lakabına mazhar olmuş. Aynı zamanda kâtip, hoca, gazeteci. Meşhur Mahfil Mecmuası'nın sahibi. Üç batın İstanbullu bir beyefendi.
Kendisinden bahsettikten sonra kitapta ne bulacağınıza gelince;
Yaklaşık yarı hacmini dönemin yayıncılık atmosferi, dergi ve gazete basmaktaki engeller oluşturuyor. Tahiru'l Mevlevi'nin çeşitli dergilerde, gazetelerde yazdığı yazıları, bu yazıları hangi sebeple kaleme aldığını okuyoruz. Misal vermek gerekirse, Şeyh Galip için ölüm yıldönümü programı düzenlenmek isteniyor ve bu program avrupai biçimde mezarı başında şiirler okumak suretiyle planlanıyor. Bunun başını Şehabeddin Süleyman çekiyor. Tahir Dede buna ziyadesiyle sinirleniyor ve dergisinde sütunlarca yazıyı had bildirircesine Şehabeddin Bey'e ithaf ediyor.
Bir diğer misal de Efendimiz (sav)'in hayatından bildiğimiz Beni Kurayza olayıyla ilgili Dr. Abdullah Cevdet Bey'in verdiği konferansa dair. Tabii buna da kallavi bir cevap Tahir Dede'nin mürekkebinden damlıyor.
Kitabın diğer yarısı, İstiklal Mahkemesi sürecinin kâh üzen kâh sinirlendiren satırlarıyla devam ediyor. Tahiru'l Mevlevi ile beraber o dönemin birçok ilim erkanı neden mahkemeye sevk edildi, hatta neden gözaltına alındı inanın mahkeme yetkilileri dahil kimse bunu bilmiyor bana kalırsa. Öylesine keyfi uygulamalar, hukuksuzluklar... O dönemden hukuk beklemek gibi bir masumiyet de neden gösteriyorsam :) Tutukluların ve mahkumların sabırlarını kutlamakla sayfaları geçtim. Tabii bu süreci okurken Tahir Dede'den beklenir eleştirel bir dil bulamayacaksınız. Zira hatıratını da yine o dönemde kaleme aldığından mahkemeyi yeniden gıcıklandırmak istemezdi. Her şeye rağmen zamanı anlamak için faydalı bir eser.
Döneme ait zor kelimeler barındırsa da yayınevi bunları parantez içinde gösterdiğinden okuma zevkinden bir şey azalmıyor.
Nihayet; tarih, edebiyat, siyaset, yayıncılık detaylarına meraklı okurlara tavsiye edebilirim. İyi okumalar.