Kitabı bir tür değerler eleştirisi olarak gördüm. Özellikle Hristiyanlık üzerinden yaptığı çözümlemeler, aslında “ahlakın soykütüğü” bağlamında okunabilecek türden. Nietzsche burada “köle ahlakı” kavramını merkeze alıyor; yani zayıflığın yüceltilmesi, suçluluk duygusunun erdem gibi sunulması ve yaşamın özündeki güç isteminin bastırılması. Bu açıdan kitap, salt teolojik bir polemik değil, etik ve kültürel sistemlerin temelini sorgulayan felsefi bir inceleme niteliği taşıyor.
Ayrıca kitabın dili, klasik sistematik felsefe metinlerinden farklı; daha çok aforizmatik, provokatif ve polemik yüklü. Bu da onu, hem felsefi bir eleştiri hem de bir kültür manifestosu haline getiriyor. Objektif açıdan, Nietzsche burada bir hakikat teorisi kurmaktan çok, değerlerin yeniden değerlendirilmesine kapı açıyor. Deccal, bana göre, modern felsefede “negatif eleştiri”nin en güçlü örneklerinden biri olarak düşünülebilir. Sevenine hoş gelecek bir kitap.