Mitolojik unsurların hikâyeye ustaca yedirilmesi ve özellikle 3-33-333 sayılarına yüklenen anlamlar çok hoşuma gitti. Bu sayıların peşinden gitmek romanın gizemini daha da artırıyor. Anlatım sade, sürükleyici ve merak uyandırıcı. Olayların yönünü kestirmek neredeyse imkânsız; her sayfada yeni bir sürprizle karşılaşıyorsunuz. Kitap hem kendi içinde bir bütünlüğe sahip hem de devamının gelebileceğini hissettiriyor. Bu da ikinci kitap için şimdiden heyecan duymama sebep oldu.
Yazarın hayatı da oldukça dikkat çekici. 1970’te Almanya’da doğmuş, uzun yıllar Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapmış bir asker. Türkiye’nin birçok şehrinde, hatta yurtdışında da önemli görevlerde bulunmuş. Fransızca, İngilizce ve İspanyolca biliyor. Askerlikten edebiyata uzanan bu yolculuk bence çok değerli. Onun disiplinini ve detaylara verdiği özeni kitapta da hissedebiliyorsunuz.
333 yalnızca bir roman değil; içinde mitoloji, semboller ve derin bir anlam arayışı var. Fantastik kurguları sevenler için kesinlikle tavsiye ederim. Gizemli, düşündürücü ve sürükleyici bir yolculuk sunuyor. Özellikle 3, 33 ve 333’ün romana kattığı mistik hava çok özel. En çok da şunu merak ediyorum: Bu girdiği bedenler acaba ikinci kitapta ortak bir paydada buluşacak mı? Aklımda hep bu soru dönüyor ve cevabını öğrenmek için sabırsızlanıyorum.