10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 441. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2025 00:00
"ÖZGÜRLEŞME ARZUSU" "İnsan, bir zaman tüketicisidir. Üstelik kendisine ayrılan bu zaman, oldukça sınırlıdır. Yine de çoğu, yapmak istediklerini sonsuz zaman varmışçasına erteler. Yaşamı boyunca yitirdiği bazı şeyleri yeniden elde edebilir veya yerine başka şeyler koyabilir. Ama tükettiği ve çarçur ettiği zamanı asla." İnsan, yüzyıllardır aynı ikilemin içinde gidip geliyor: Özgürlük mü, güvenlik mi? Güvenlik arayışı çoğu zaman bizi rahat ve konforlu kılar; fakat derinlerde bir yerlerde, zincirlerinden kurtulmak isteyen bir ruh hep kıpırdanır. Bazen bir kitabın sayfaları arasında yalnızca bir hikâye değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi de gizlidir. Eser, iş insanı Onat Derman’ın şehir hayatını terk ederek Dranaz Dağları’ndaki küçük kulübesine çekilişiyle başlıyor. Onat Derman, yurt dışında eğitim almış, entelektüel, başarılı ve çevresinde sevilen bir isimdir. Ancak bir gün, elindekilerin hepsini, hatta ailesini bile geride bırakıp Dranaz Dağları’nda küçük bir kulübeye yerleşir. Şehir hayatının karmaşasından uzak, doğayla iç içe bir yaşamı seçer. Gökyüzünün mavisi, dağların sessizliği ve tabiatın yalın gerçekliği… Hepsi, insanın kendi içindeki özgürlüğü yeniden hatırlaması için bir davet niteliğinde. İstanbul’dan gelen Doğa Habercisi dergisinin baş editörü Erdinç ile yaptığı röportaj ise romanın felsefi damarını güçlendiriyor. Doğa, insan ve yaşam üzerine derin sohbetler, modern dünyanın unutturduğu değerleri yeniden gündeme taşıyor. Beton duvarlar ardında yaşayan, tüketimle oyalanan, hızla tükenen insanlık için Onat’ın mücadelesi bir hatırlatma, hatta bir meydan okuma gibi. Onat’ın bu tercihi bir kaçış değil; aksine bir özgürleşme çağrısı, insanın doğaya ve kendine dönüşünün sembolü. Gökkuşağı gibi genişleyen özgürlük düşüncesi, dağların sessizliğiyle birleşiyor ve insana şu soruyu sorduruyor: “Benim gerçek evim neresi?” "Özgürleşme Arzusu" bir çağrı, Doğaya bir teşekkür, İnsana kendini hatırlatan bir hatırlatma, Modern çağın yapay mutluluklarına yöneltilmiş bir eleştiri. Bizleri düşündüren, sarsan ve kendi içindeki “özgürlük arzusu” ile yüzleştiren bir metin… Kitap boyunca Erdinç’in doğaya, insana ve yaşama dair sorduğu sorulara Onat Bey’in verdiği yanıtlar, bizler için âdeta ders niteliğinde. Her cümle, altı çizilesi bir öğüt gibi. Son sayfasını kapattığınızda zihninizde yankılanacak tek bir soru kalıyor: “Ben de kendi özgürleşme arzumun peşinden gidebilir miyim?” Kitapla Kalın.
Edebiyat
Özgürleşme ArzusuOsman Pamukoğlu · İnkılâp Kitabevi · 202521 okunma
·
78 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.