Kölelikten Kurtulmak Boş Vakitlerin Asıl Değeri
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 210. kitabı
Yıllardır bana öğretilmiş bütün kalıplar tek tek çatladı. “Çalışmak erdemdir, çalışmak ibadettir, çalışmak insanı insan yapar” diye büyütüldük. Ama Lafargue, bir tokat gibi, bu inançların aslında insanı köleleştiren zincirler olabileceğini gösteriyor. Ve ben o an fark ettim: hayatım boyunca ne çok koştum, ne çok yoruldum, aslında neden yorulduğumu hiç sorgulamadan. Sanki bir yarışın içine doğmuşuz da koşmak zorundaymışız gibi… Oysa kimse bana bu yarışın bitiş çizgisini göstermedi. “Tembellik hakkı” dendiğinde ilk başta bir provokasyon gibi geliyor kulağa. Ama satır aralarında gördüm ki, mesele miskinlik değil; mesele insanın varlığını, onurunu ve ruhunu çalışmanın kölesi olmaktan kurtarabilmesi. Lafargue, bana kendi hayatımdaki küçük anları hatırlattı: çocukken boş boş gökyüzünü seyrettiğim zamanları, hiçbir şey yapmadan saatlerce hayallere daldığım o günleri… O anlarda ben en çok kendimdim. Hiçbir üretim kaygısı yoktu, kimseye kanıtlamam gereken bir şey yoktu. Sadece vardım. Şimdi büyüdükçe bu “boş” anları kendime suç gibi görmeye başladığımı fark ettim. İşte kitap tam burada içimdeki zinciri kırdı. Çünkü aslında bizden alınan şey zaman değil, yaşamın kendisi. Çalışma saatlerine sıkıştırılmış bir ömrün içinde gerçek mutluluk ne kadar yer bulabilir ki? Lafargue’ın cümleleri bana babamın “çalış, çalış, çalış” telkinlerini hatırlattı. Belki o da iyi niyetle söylüyordu, ama kim bilir o da kaçırdığı hayallerin, yaşayamadığı günlerin acısını hiç dillendiremedi. Benim kuşağım da aynı döngünün içine sıkıştı. Ve kitap bana dedi ki: “Dur, yaşamını geri iste.” En çok da şunu düşündüm: tembellik hakkı, aslında insanın kendini yeniden hatırlaması. Sevdiklerinle vakit geçirmek, sokakta yürürken hiçbir yere yetişmeye çalışmamak, yalnızca nefes almak için nefes almak… Bunların hepsi unutturulmuş birer hak gibi. Bazen günlerce kendimi tüketip sonunda bir günlüğüne yatağa düşüyorum. İşte Lafargue’ın sesi o an yankılanıyor: “Bu muydu çalışmanın ödülü?” Beni kendi içimde derin bir sorgulamaya itti. Belki tembellik, modern dünyanın en büyük direniş biçimi. Çünkü bizden beklenen hızın, üretimin, performansın ortasında hiçbir şey yapmamak, aslında en güçlü başkaldırı. Ve düşündüm belki de gerçek özgürlük, o hiçbir şey yapmadığımız, sadece olduğumuz o anlarda saklı. Lafargue’ın dediği gibi, insanın hakkı, sadece yaşamak.
Duygu ve Düşünce
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
·
623 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.