·116 syf.····Okunma: 05 Eylül 2025 00:00 Bu kitabı Kur'an-ı Kerim'in Nahl Suresinin her ümmete bir peygamber gönderildiğini bildiren 36.ayetini göz önünde bulundurarak okumaya karar verdim.
Eserde Sumer tabletleri ile Kur'an, İncil ve Tevrat arasındaki bağlantılı konulara yer verilmeye çalışılmış.
Benzerliklerin bir kısmı gerçekten ilgi çekici ve Nahl 36'nın teyit edildiğini düşündürüyor.
Ancak eserde bazı benzetimlerin de zorlama olduğu kanısına vardım.
Yazarın Sumer tabletleri ile Tevrat ve İncil'de olup Kur'an'da bulunmadığını belirttiği hususlar, tabletlerde yer alan metinlerin bir kısmının dini, bir kısmının ise edebi metinler olduğu, yazı imkanlarının kısıtlı olduğu veya hiç olmadığı dönemlerde dini metinler ile edebi metinlerin karışımının Tevrat ve İncil'e yansıdığı izlenimini uyandırıyor.
Eser, konuyla ilgili farkındalık oluşturmakla birlikte kitabın adının "Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki Kökeni" olmasına karşın yazarın muhtelif konularda ayetler yerine kültürel inanışları karşılaştırma kriteri olarak kullanmasını, eserin adıyla çelişmesi nedeniyle yanlış bulduğumu belirtmek istiyorum.
Öte yandan yazarın, bazı ayetler ile ilgili tercüme sorunları nedeniyle bazı konularda hatalı bilgiler verdiğini değerlendiriyorum.
Örneğin yazar Araf 80-81'de (Lut kavmi dönemindeki eşcinsellik üzerine) daha önce hiçbir yerde eşcinsellik olmadığının belirtildiğini ancak Sumer döneminde eşcinselliğin var olduğunu beyan ederek sözde bir çelişki ima ediyor. Oysa Araf 80-81'de eşcinselliğin daha önce hiç görülmediği değil, o ölçüde görülmediği belirtiliyor.
Bu bakımdan okuyucuların, eserde yer alan konuları farklı kaynaklar ile karşılaştırma yaparak okuması gerektiği kanaatindeyim.