Gönderi

Fotoğraf albümü karıştıranlar kaldı mı?
8/10
·158 syf.··
2025 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 23:34
Ali Ayçil hoca ile birkaç aydır devam ettirdiğimiz bir okuma grubumuz var. Yani bu kitap önce yazarını tanıdığım, sohbetinde bulunduğum, ardından satırlarını okuduğum kitaplardan. Nedendir bilinmez başta kitabı okurken mahrem bir defteri karıştırıyor gibi hissettim. Evet, Ali hoca yazmış baskıya vermiş ama ona dair düşünceler sadece ağzından duyduklarım olmalıymış gibi geldi. Neyse zamanla alıştım. Yazarının sesi kulağımdayken kitap okuması da ayrı bir zevkli geldi. Ara ara "Hümeyracık" deyişi, çayını soğutmadan içip yeni bir cümleye başlaması bu sefer de kaleminde bana eşlik etti. Sur Kenti Hikayeleri evet bir hikaye kitabı. Fakat fotoğraf albümüne bakıyormuş gibi okunuyor sanki. Hâlâ bazılarımızın evinde vardır. Aynı kişinin yaşamına dair farklı mekanlardan, farklı yaşlardan, farklı kişilerle beraber hayatın o anda durdurulduğu kareler. Buradaki albüm de başrolünü Sur kentinin aldığı, oturup karıştırması hayli dokunaklı bir albümdü. Yazarın önsözde "Ben hiç farkında olmadan birbirinden bağımsız da okunabilen, ama birbirlerinin akrabası olan hikayeler yazmıştım." demesi gibi albümdeki her fotoğraf kendiliğinen bir hikayeydi, ama diğerlerine bakınca bir önceki hikaye sırlarını meydana döküveriyordu. Kendi hikayesinin kahramanı olan karakter, bir bakıyorsunuz diğerinden el sallıyor. Sayfalar akıp giderken Dilber Makbule anlatıcılığı ele geçiriyor ve yazarın anlatmadığı sırları bizimle paylaşırken hikayeler arasındaki ilmekler daha da güçleniyor. Bazıları da keşke bilmeseydim dediğim sırlar... Duyguları tek kelimeyle sınıflandırmayı kalbe yapılmış bir haksızlık olarak görüyorum. Mesela kırgınlık deriz. Ama kime, neye, neden, ne zaman? Her bir sorunun cevabı kırgınlığın rengini değiştirir. Bahçeye ekip aylarca suladığın bir tohumun başını topraktan kaldırmaması farklı tonda bir kırgınlıktır, eşinin gözlerinin içine hiçbir zaman derince bakmadığını anlayınca gözlerini millemek başka tonda bir kırgınlık. Bunlara aynı ismi vermemeliydik bence. İşte bu kitapta adını ezbere bildiğimiz duyguların farklı tonlarını görecekesiniz ve daha önce o tonu görüp görmediğinizi müşahede edeceksiniz. Sur Kenti Hikayeleri'nde hayat kadar ölüm de var. Dolayısıyla öyle kahve yanına okunacak hikayeler değiller. Dinlenerek sindirerek bir sonraki sayfaya geçmek mümkün. Şiir gibi bir üslupla hikaye okumayı seven herkese tavsiyedir, iyi okumalar.
Edebiyat
Sur Kenti HikayeleriAli Ayçil · Dergah Yayınları · 20181,382 okunma
·
66 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.