İçerdiği metaforlar nedeniyle uzun uzadıya "anlatılabilesi yüksek" bir eser olmasına rağmen; elimden geldiğince kısa ve öz bir anlatım yapmaya çalışacağım. Bir tarafta 'DEVLET' kavramı üzerinden güç ve korku olguları ele alınırken diğer tarafta ise 'BİREY' kavramı üzerinden yalnızlık ve güvensizlik gibi olgular ele alınmaktadır. Tüm bu temel durumlar üzerinden de; toplumsal sınıf ayrımları (bizlerin günümüzde armatör, sanayici, iş adamı, bürokrat, siyasetçi, devlet adamı, bilim insanı, akademisyen cart curt dediğimiz lakin özünde 'İNSAN' dahi olamayan lavukların) onlara o yaşamı sunan (gariban vatandaşları) insan olarak dahi görmemesi, toplumsal yozlaşma ve buna bağlı olarak gelişen toplumsal dışlanma ve kimsesizlik hissi gibi olaylar üzerinden; eserdeki durumlar ilerliyor ve şekilleniyor. Günümüzden takribi yüz sene önce bir Hukukçu tarafından oluşturulmuş bir eserinde günümüzü bire bir anlatıyor olması bir hayli şaşırtıcı bir durum. Demek ki devran hep aynı (düzülen ve düzenin) ismi değişiyor sadece. Bunun dışında Kafka eserleri gerçekten çok sarıyor ve okurken keyif veriyor.
Dipnot: Hayatın belki de en can sıkıcı kısmı şöyle kalifiye eserler okuduğun günün akşamı "HİÇ"'lerin mizanında yargılanmak ve suçlu ilan edilmek... (Suçlu ilan edilmek şaşırtmıyor çünkü 'en iyisini, en güzelini, en doğrusunu, en mantıklısını, en makul olanını biz biliriz diyen siz ne bilirsiniz artissstlerrr' demeye getiren bilmemiş bilmişler ve 'at gözlüğü' bakış açıları ile fikri tartışma yapmak ve bu durumda bir şeyler anlatmaya çalışmak oldukça zor maalesef.)