Puan vermedi·724 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Eylül 2025 18:26 Büyük bir boşluk ve girdapla veda ediyorum Selim Işık ve her anında onu yaşatan Turgut Özben'e..
Anladım ki hayata tutunmaya çalışan insanların tutunabildiği bir kitap yazmış Oğuz Atay. Yazmak basit kalır.. işlemiş her satırında yaralı yaralı. Selim olmadan , Selimleşmeden onu anlayamayız. Bu düşünce Oğuz Atay 'a ayrı bağ kurmamı sağladı. Yaşamadan bu kadar güçlü yazabilir miydi? İmkansız.
Şiir gibi insanları , kalbi sönmüş karanlık insanlar yüzünden yitirdik. Ötekeleştirilen, eleştirilen, hor görülen, bir selamı çok görülen o güzel insanlar tutunamadılar. Yaşayışları ile ses getirmeyenler , ölümleriyle de anılmadı belki de. Öyle diyordu Selim Işık :(
Selim’in acılarını, Turgut’un arayışını okudukça kendi içimde de yankılar buldum. Böylece kitap bir edebî metinden öte, bir tür dostluğa, bir aynaya dönüştü. Belki de Atay’ın asıl gücü burada gizli: Kitap, okuyucunun hayatına karışıyor, onunla beraber yaşlanıyor, onunla beraber susuyor.
Sonuç olarak Tutunamayanlar, bir “tutunamayanlar destanı”dır. Onu gerçekten anlayabilmek için, hayatta en az bir kere tutunmakta zorlanmış olmak gerekir. Ve o zaman fark edersiniz: Bu kitap sizi sadece okutmuyor, aynı zamanda sizinle birlikte düşünüyor ve hatırlıyor.
Seni hiç unutmayacağım Selim !