“Müslümanım” diyorlar ama Allah’ın şeriatini istemiyorlar. Hem laikler hemde müslim. :)Bu söz, akılla, imanla ve mantıkla taban tabana zıttır. Çünkü Müslüman olmak; Allah’a teslim olmak, O’nun hükmünü baş tacı etmek demektir. Laiklik dedikleri şey, “din ayrı, devlet ayrı” palavrası. Yani kısaca şöyle: “Camide Allah’ı an, ama sokakta, devlette, mahkemede, okulda Allah’ın hükmünü unut.” Tam manasıyla “Allah karışmasın, biz kafamıza göre takılalım” demek. Sonrada “iman ettik” diyerek ağızlarını süslüyor, ardından Allah’ın kitabını ve Resûl’ün ﷺ sünnetini arkaya atıyorlar.
Kur’ân’da apaçık bildirildi:
“Hayır! Rabbine andolsun ki, onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem tayin edip, sonra da verdiğin hükme içlerinde bir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.” (Nisâ 65)
Allah’ın yemin ettiği bir konuda hâlâ inat ediyorlar. Bu, iman değil, nifaktır. Onlar Allah’ın hükmünü istememekle aslında Allah’ın rubûbiyetini reddediyor, kulluğun özünü inkâr ediyorlar.
“Müslümanım” diyerek insanların içinde güven kazanıyor, ardından laiklik, demokrasi, özgürlük masallarıyla Allah’ın hükümlerini ayaklar altına alıyorlar. İşte bu, en büyük ikiyüzlülük ve en aşağılık aldanıştır. Allah onlari şöyle tarif ediyor:
“Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar; hâlbuki Allah onları aldatır. Namaza kalktıklarında üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı da pek az anarlar.” (Nisâ 142)
Laikler aslında iman maskesi takıyorsunuz. Maskenizin altında Allah’a teslimiyet yok; yalnızca hevâya kulluk, insanlara yaranma ve modern putların önünde secde var. Ama unutmayın; Maskeniz sizi kurtarmayacak. Allah kalplerinizde olanı biliyor. Diliniz “iman” dese de kalbiniz “küfür” diye haykırıyor.
Ya maskelerinizi parçalayın, küfrünüzü açıkça söyleyin ki nifak yükünden kurtulasınız, ya da gerçekten iman edin, Allah’ın hükmüne teslim olun. Çünkü Allah’ın hükmünü istemeyenlerin “ben müslümanım” sözü boş bir gevezelikten öteye geçmez.
Sonunuz Kur’ân’da haber verildi:
“Şüphesiz münafıklar, cehennemin en aşağı tabakasındadırlar. Onlar için asla bir yardımcı bulamazsın.” (Nisâ 145)