Eşekli Kütüphaneci” yalnızca bir adamın hikâyesi değil, aynı zamanda okuma sevgisinin, eğitim hakkının, inancın ve sabrın hikâyesi. Ürgüp’te, kütüphaneye kimse gelmeyince eşeğin sırtına kitapları yükleyip köylere, çocuklara, kadınlara taşıyan bir adam düşünün. O dönem için bir hayal gibi… Ama bu hayali gerçekleştiren bir yürek var ortada.
Kitabı okurken bir yandan içim ısındı, bir yandan da hüzünlendim. Çünkü hâlâ bazı köylere kütüphane gitmiyor, hâlâ kitap lüks gibi görülüyor. Ama bu adam, o yıllarda bile “kitap ayağa gitmeli” diyordu. Ne büyük vizyon!