Roman, Tolstoy’un son büyük eseri olarak kabul edilir ve insanın ahlaki uyanışını, toplumun çelişkilerini ve adalet sisteminin yozlaşmasını işler.
Başkahraman Prens Dmitri Nehludov, gençliğinde saf ve masum bir köylü kızı olan Katyuşa Maslovaya âşık olur, fakat onu baştan çıkarıp terk eder. Yıllar sonra Nehludov, jüri üyesi olarak katıldığı bir mahkemede Maslova ile yeniden karşılaşır. Maslova, haksız yere cinayetle suçlanmıştır.
Bu karşılaşma Nehludov’da bir tür manevi dirilişe sebep olur. Vicdan azabıyla yanıp tutuşan prens, Maslova’nın suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışır. Ona yardım etmek, hayatını düzeltmek ve geçmiş günahlarını telafi etmek ister.
Nehludov’un gözünden, dönemin Rusya’sındaki adaletsizlikler, bürokrasi, sınıf ayrımı, cezaevlerindeki insanlık dışı koşullar anlatılır. Yol boyunca Nehludov sadece Maslova’nın değil, aynı zamanda tüm toplumun çarpıklıklarının da farkına varır.
Sonunda Maslova, sürgüne gönderilir. Nehludov da onunla birlikte gitmeye karar verir. Maslova, kendisine gerçekten âşık olan bir devrimci mahkûmla yeni bir hayata adım atmayı seçer. Nehludov ise bu süreçte daha bilinçli, adaletli ve vicdanlı bir insan olarak yeniden doğar. Diriliş