Bez Ciltli

Diriliş

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Nehlüdov’n Dirilişi
10/10
·605 syf.··
Beğendi
·
2022 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2022 21:13
İnsanlar ırmak gibidir: Su hepsinde, her yerde aynıdır, ancak ırmak kâh dar, kâh hızlı, kâh geniş, kâh sessiz, kâh temiz, kâh soğuk, kâh bulanık, kâh sıcaktır. İnsanlar da aynıdır. Her insan içinde, insanoğlunun tüm özelliklerinin belirtilerini taşır ve bazen bazılarını bazen diğerlerini gösterir ve tamamen kendisi olarak kaldığı halde, sık sık hiç de kendisine benzemeyen biri olur. Bazı insanlarda bu değişiklikler özellikle çok keskindir. DirilişDiriliş Lev TolstoyLev Tolstoy
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Koridor Yayıncılık · 202021,5bin okunma
10/10
·605 syf.··
Beğendi
·
2022 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2022 02:09
❝Ee, anlatın bakalım, toplumun temellerinin altını oydunuz mu? Suçlulara aklayıp suçsuzları mahkum ettiniz mi?❞ Dönemin Rusya'sını cesurca günyüzüne çıkarmış bir eser. Kiliselerde yapılan ve
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Koridor Yayıncılık · 202021,5bin okunma
Diriliş
7/10
·605 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 22:00
Kitap amansız bir aşkın ardında dolaşan bir senyörün hikayesi kalın olmasına rağmen çok iyi ilerledi o aşkın sürükleyiciligi ne paranın ne de hayatın öneminin kalmadıgı bi roman
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Koridor Yayıncılık · 202021,5bin okunma
Neyin Diriliş'i Tolstoy? Kendine gel Nehlüdov!
5/10
·605 syf.··
2025 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2025 15:25
Tolstoy'un son romanı olan Diriliş, baş karakter Nehlüdov'un yıllar sonra bir mahkeme salonunda karşılaşmış olduğu Maslova'ya (diğer adı Katyuşa'ya) gençlik yıllarında yaşatmış
DirilişLev Tolstoy · Koridor Yayıncılık · 202021,5bin okunma
Puan vermedi·605 syf.··
2025 74. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 23:52
Diriliş... Kitabı ikinci okuyuşum. Yıllar önce okumuştum ve aklımda kalan tek şey Katyuşa'nın şehla gözleri. Kitap o kadar çok tekrarlamış ki kazınmış kafama. Katyuşa, bir evin hizmetçisi, Nehdülov o evin hanımlarının yeğeni. Ziyaretlerden birinde Nehdülov Katyuşa'yı baştan çıkarır. Aralarında geçen bir gece Nehdülov'u hiç etkilemezken Katyuşa'nın hayatını alt üst eder. Çalıştığı yerden ayrılır ve hayat kadını olur. Nehdülov da hayatına aynen devam eder. Yıllar geçer ve bir tüccarın zehirlenmesi davasında karşılaşırlar. Katyuşa'nın suçu yoktur fakat bir cümle eksikliğinden kürek cezasına çarptırılır. (Bu da Nehdülov'un suçu, kadının hayatını mahvetmelere doyamadı.) Suçluluk duygusu Nehdülov'a ağır bir yük olur. Yaptığı yanlışları düzeltmeye adar kendini. Bu süreç onun fikir dünyasında değişiklikler yaratır. Adalet sistemi, devlet kolları, memurlar, toprak mülkiyeti, zenginlik, fakirlik, siyasi mahkumlar, din... Bir çok alanda yapılan yanlışlara şahit olur. Bunları düzeltmek için de uğraşlar verir. Hiçbir şeyden haberi olmayan, konforuna düşkün Nehdülov gider, sorgulayan, çabalayan, düşünen Nehdülov dirilir. Sistem eleştirisi ve din üzerinde yoğunlaşmış Lev TolstoyLev Tolstoy . Akıcı derin bir kitap olmuş okumanızı tavsiye ederim.
DirilişLev Tolstoy · Koridor Yayıncılık · 202021,5bin okunma
Diriliş
Puan vermedi·605 syf.··
2025 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 20:15
Roman, Tolstoy’un son büyük eseri olarak kabul edilir ve insanın ahlaki uyanışını, toplumun çelişkilerini ve adalet sisteminin yozlaşmasını işler. Başkahraman Prens Dmitri Nehludov, gençliğinde saf ve masum bir köylü kızı olan Katyuşa Maslovaya âşık olur, fakat onu baştan çıkarıp terk eder. Yıllar sonra Nehludov, jüri üyesi olarak katıldığı bir mahkemede Maslova ile yeniden karşılaşır. Maslova, haksız yere cinayetle suçlanmıştır. Bu karşılaşma Nehludov’da bir tür manevi dirilişe sebep olur. Vicdan azabıyla yanıp tutuşan prens, Maslova’nın suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışır. Ona yardım etmek, hayatını düzeltmek ve geçmiş günahlarını telafi etmek ister. Nehludov’un gözünden, dönemin Rusya’sındaki adaletsizlikler, bürokrasi, sınıf ayrımı, cezaevlerindeki insanlık dışı koşullar anlatılır. Yol boyunca Nehludov sadece Maslova’nın değil, aynı zamanda tüm toplumun çarpıklıklarının da farkına varır. Sonunda Maslova, sürgüne gönderilir. Nehludov da onunla birlikte gitmeye karar verir. Maslova, kendisine gerçekten âşık olan bir devrimci mahkûmla yeni bir hayata adım atmayı seçer. Nehludov ise bu süreçte daha bilinçli, adaletli ve vicdanlı bir insan olarak yeniden doğar. DirilişDiriliş
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Koridor Yayıncılık · 202021,5bin okunma
10/10
·605 syf.·
2025 35. kitabı
Tolstoyun ölmeden önceki son başyapıtı. Dünya klasiği fazla okuyan biri değilim buna rağmen sıkılmadan okudum kitabı akıcı bir şekilde ilerliyor. Konusu, Katşuyayı baştan çıkarın nehlüdov'un, yıllar sonra katşuyayı mahmekemede yargılanırken, jüri üyesi koltuğundayken görmesi ve vicdan azabı çekmesini anlatıyor. Bununla beraber kitabın büyük bir bölümü adalet sisteminin ve hukuk, ceza sistemlerinin bozukluğundan bahsediyor. Kitabın vermek istediği mesajı çok sevdim her ne kadar Hristiyanlık üzerinden verse de bu mesajı. İnsan Allahın kanunlarına uysa yeryüzünde kimse kimseye acımasız, merhametsiz davranmaz, kimse suç işlemez, kimse zulüm etmez, kimse kimseye ceza uygulamaz. Ceza verme hakkınıda kendinde bulamaz zaten. Özüne bak diyor Tolstoy amca :) Önce kendimizden başlasak dünya daha çekilir bir yer olur kim bilir... Kendimize bakmaktan başkalarına bakmaya da fırsatımız olmaz böylece. :) (Söylediklerim kendim için de geçerli :/ ;) )
1000Kitap
DirilişLev Tolstoy · Koridor Yayıncılık · 202021,5bin okunma
8/10
·605 syf.··
Beğendi
·
2021 27. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2021 15:09
Tolstoy bu kitabında yıllardır kurduğu bir din hayalini anlatıyor. Mülkiyet, toprak, kadın, günah, suç, masumiyet vb. kitabın temel kavramları. Roman bir mahkeme salonunda başlıyor. Bir günahkârın tövbesi ile gelişen olaylar akışı hakim. Ana karakter Nehlüdov. Katyuşa ile yasak ilişkisinden  ve bu nedenle onun genel eve düşmesinden doğan vicdan azabı işlenmiş. Kitapta olağanüstü sosyolojik analizler mevcuttu. Nehlüdov hapishane de ki sisteme karşı çıkıyordu. Binlerce insanın ya suçsuz yere ya da hafif suçlardan dolayı hapishane de yattıklarını görmüştü.  Mahkemeler bu insanları gerçekten suçlu olanların arasına göndererek onlardan gerçek suçlu  yaratıyordu. Döneminin adalet sitemini enine boyuna incelemişti. Aslında sorun insanların birbirlerini bağışlaması ile çözülecekti. Tanrı' nın yasalarına göre hareket ederek suç kavramını ortadan kolaylıkla kaldırabilirdik. Insanlar yanlış yaptıklarında vicdan azabı duyarak farkına varabilirlerdi. Ama tersine insanlar birbirlerine kinle nefretle bakmaktaydı. Ve hapishaneler de bunun cabasıydı. Buradan çıkan insanları toplum tarafından damgalatıyor ve onları suç işlemeye sevk ediyordu.  Kitabın sonunda bir dilenci ile karşılaşıyoruz. Ve  Kitabı tamamen özetliyor: "-Sorar mısınız, onun düşüncesine göre yasalara aykırı hareket edenlere karşı nasıl davranılmalı? -Yasa! O, önce herkesi soyup soğana çevirdi, bütün toprakları, insanların tüm zenginliklerini ellerinden çekip aldı, ona karşı çıkan herkesi kırıp geçirdi, sonra da soymayın, öldürmeyin diye yasa kaleme aldı. Bu yasayı daha önce yazmalıydı."
İnceleme
DirilişLev Tolstoy · Koridor Yayıncılık · 202021,5bin okunma
Puan vermedi·605 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2024 14:01
Öncelikle harika bir kitaptı, dünya klasikleri içinde artı bir değere sahip mutlaka okunması gereken bir baş yapıt. Her zaman yaptığım gibi dünya klasikleri okumak bir keyif iken yorumlamak yada inceleme yazmak benim haddim değil... O kadar yetkin değilim...
DirilişLev Tolstoy · Koridor Yayıncılık · 202021,5bin okunma
BAHTSIZ KATYUŞA..
10/10
·605 syf.··
2026 14. kitabı
İnsanın keyifsiz olduğunu Kendi kendisine itiraf etmesi kadar kötü bir şey yoktur. Kitap akıcı, bazı yerlerde sıkılabilirsiniz, Klasik Rus edebiyatı sefilliğine çokça yer verilmiş bir kıtap ama önerilir :) Sonu beklediğim gibi bitmedi
DirilişLev Tolstoy · Koridor Yayıncılık · 202021,5bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.